KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/15 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/366
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2021
- Esas-karar no
- 2021/107 E - 2021/781 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2020/378415 ihale numarası ile davalı taraf ile 650 adet ve 100,00 TL adet fiyatı olmak üzere KDV dâhil toplam 76.000,00 TL tutarında olan sözleşme imzaladığını, sözleşmenin madde 8.2.2.'ye göre alıcının, hesaplanan KDV hariç bedelin 9430'u olan 19.500,00 TL'sini ön ödeme olarak kredi kartı ile yapacağının belirlendiğini, müvekkilinin ön ödemesini, yine ekte yer alan 10.08.2020 tarihli ... bankasından 19.503,00 TL EFT yaptığını, ancak pandemi sürecine girildiğini,
iş alanı bulunamadığını ve bunun gibi mücbir sebeplerden dolayı müvekkilinin buna dayanarak yaptığı ön ödemesinin iadesini yazılı maille ilettiğini, ancak cevap veya herhangi bir ödeme alamadığını ve mağdur edildiğini, bu alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/22262 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında 500*400*45 mm 650 adel döküm ızgara alımına yönelik 10.08.2020 tarihinde sözleşme tanzim edildiğini, iş bu kapsamda sözleşmenin toplam bedelinin KDV dâhil 76.700,00 TL olarak belirlendiğini, işe başlama günü olarak sözleşmenin tanzim edildiği tarihi takip eden gün olarak betirlendiğini ve müvekkilinin sözleşmenin imzalanmasına müteakip müvekkilinin sipariş edilen ürünlerin üretimine başladığını, davacının, sözleşme gereğince KDV hariç 19.50000 TL tutarında ön ödeme yaplığını, kalanı 57.200,00 TL tutarın ise 45 gün vadeli çek ile ödenmesi hususunda anlaştıklarını,
ürünlerin teslim süresi ise sözleşmenin tanzim edildiği günü takip eden günden itibaren 20 gün olarak belirlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin üretime başladığını, ancak davacının 09.09.2020 tarihinde müvekkili şirkete bir e-mail gönderdiğini ve söz konusu mailde; “mücbir sebeplerden dolayı mal alımımız iptal olmuştur.
Bu sizlere 18.08.2020 tarihinde bildirilmiştir ve yapılan peşinat ödemesinin iadesi talep edilmiştir.” ifadelerine yer verildiğini, taraflar arasında tanzim edilen 10.08.2020 tarihli sözleşmenin 19. maddesinde fesih şartlarının açık bir şekilde yazıldığını, davacı tarafın sözleşmeyi fesih etmesinde dayanak gösterdiği mücbir sebep (mücbir sebep ne olduğunun yazılmadığını) hususu sözleşmenin fesih şartları içerisinde yer almadığını, ayrıca müvekkilinin söz konusu akde aykırı bir davranışının olmadığını, üretime başlandığını ve sonuçlandırıldığını, hali hazırda davacının ürünleri teslim alması için şirket deposunda ürünlerin bekletildiğini,
müvekkili tarafından yükümlülüklerin yerine getirildiğini, akde aykırı bir tutumda bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ileri sürdüğü fesih sebeplerinin, açıklanan sözleşmedeki fesih sebepleri arasında yer almadığı, sözleşmedeki fesih sebepleri arasında mücbir sebeplerin sayılmadığı, tarafların tacir olmasına göre basiretli davranmak zorunluluğu gözetildiğinde ileri sürülen sebeplerin fesih sebebi olarak kabul edilemeyeceği, TBK'nın 136. ve 138. maddelerinin somut olayda uygulanamayacağı, bu itibarla davacı yanın fesih talebinin haklı olmadığı, aksinin ise tüm dosya kapsamına göre ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin haklılığının tespit edildiğini, bedeli ödenen malların halen davalıda olduğunu ve böylece davalının sebepsiz yere zenginleştiğinin gözden kaçırıldığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2020/22262 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine satım sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin tahsilinin talep edildiği, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.945,42 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı yan, taraflar arasında akdedilen döküm ızgara alım - satım sözleşmesi ile her bir adedi 100TL değerinde olan 650 adet olmak üzere KDV dahil toplam 76.000,00TL değerinde döküm ızgara satın aldığını, ön ödeme olarak KDV hariç bedelin %30'u olan 19.500,00TL'yi davalıya EFT ile gönderdiğini, davacı tarafından girilen ihalenin davacıya kalmadığını, pandemi süreci sebebiyle iş alanı bulunamadığını, bu gibi mücbir sebeplerle sözleşmenin feshedildiğini iddia ederek ön ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı yan ise, ileri sürülen fesih sebeplerinin haklı olmadığını, sözleşmeye konu malların üretildiği ve teslime hazır olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen döküm ızgara alım - satım sözleşmesinin davacı tarafça feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve ön ödemenin davalıdan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Dosyaya sunulu bulunan 08/08/2020 tarihli revize fiyat teklifi başlıklı belge ile taraflar arasında akdedilen 10/08/2020 tanzim tarihli döküm ızgara alım sözleşmesinin incelenmesinde.
400x500x45 mm kanal ızgarasının birim fiyatının 100,00 TL ve 650 adet ızgaranın KDV dahil fiyatının 76.000,00TL olacağı, bedelin %30'unun sipariş ile birlikte banka havalesi ile kalanının siparişte teslim 45 günlük evrak şeklinde olacağına dair davalı tarafça yapılan teklif, 08/08/2020 tarihli müşteri onayı altındaki ... ... kaşesi ile imza altına alınarak teklifin davacı tarafça kabul edildiği, buna göre 10/08/2020 tarihli ızgara alım sözleşmesinin düzenlendiği, davacı yanın ön ödeme bedeli olan 19.500,00TL'yi ...
Bankası aracılığıyla 10/08/2020 tarihinde davalıya EFT yoluyla gönderdiği, böylelikle sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu davacının feshinin haklı olup olmadığı yönünde olduğundan, sözleşmenin fesih koşullarına ilişkin maddeleri davacı yanın ileri sürdüğü fesih sebepleri ile sınırlı olarak (iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı sebebiyle) incelenmiştir.
Sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi başlıklı 19. Maddede;
"19.1. Alıcının sözleşmeyi feshetmesi
19.1.1.Alıcı, aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder:
a)Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, bu sözleşmenin gecikme cezasını düzenleyen maddesinde belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, alıcının bu sözleşmede belirlediği süreyi ve açıklamaları içeren ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,
b)Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanunun 25. Maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,
Hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. " şeklinde alıcının fesih sebepleri sayılmıştır.
Davacı yan fesih sebepleri olarak 09/09/2020 tarihli mailde "Mücbir sebeplerle mal alımımız iptal olmuştur." şeklinde davalıya mail göndererek mücbir sebepleri fesih sebebi olarak ileri sürmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/15, K. 2024/366, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama