KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı (Müteveffa) Mirasçıları Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1513 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1741 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2022
- Esas-karar no
- 2017/30 E - 2022/206 K
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 13/01/2025
Karar Metni
1.412 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı taraf ile müvekkilinin sahibi olduğu ...
Makine Sanayi arasında imzalanmış olan sözleşme gereğine uygun ve ayrıca davalı tarafça daha sonradan istenen ve şartnamede yer almayan değişiklikler de yapılarak müvekkili tarafından sözleşmeye konu makine imalatının gerçekleştirildiği, makinenin davalı tarafa teslim edilerek davalının işyerinde kurulumunun gerçekleştirildiği, davalının çalışanlarına da gerekli eğitimin verildiği; buna karşılık, davalının kötü niyetli bir şekilde ödeme yapmaktan kaçındığını ve davalı firmaca müvekkili tarafından herhangi bir ödeme yapılamayacağının belirtildiği ve 10.11.2016 tarihinde ödenmesi gereken ilk taksitin ödenmediği iddia edilmiş olup;
bundan dolayı, sözleşme bedelinin tahsili amacıyla hukuka uygun olarak Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/23621 sayılı icra takip dosyası ile davalı firma aleyhine gerekçe gösterilmeden yapılan icra takibine davalı firmaca itiraz edildiği ve haksız şekilde yetki itirazında da bulunulduğu ifade edilmiş olup;
her türlü dava ve yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı firmaca yapılan itirazın iptali, takibin Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/23621 sayılı dosyası üzerinden devamına borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı yan arasında akdedilmiş olan sözleşmede öngörülen ön peşinat sözleşmesinin gerçeklik kazanması için davacı yanın hesabına yatırıldığı, ancak sözleşme konusu edimin davacı tarafça hali hazırda müvekkilince sözleşmeye konu makinenin parçalarının temini hususunda sorunlar yaşanması sebebiyle teslim edilmediğinin bildirildiği, müvekkili tarafından davacı ile aralarındaki güven ilişkisi gereği nasılsa ileri bir tarihte de olsa teslimatın yapılacağı düşüncesi ile peşinat iadesi talebinde hali hazırda bulunmadığı,
davacı tarafın iddiasındaki makinenin teslimine yönelik herhangi bir irsaliye sunmadığı ve fatura tanzim etmediği, dava dilekçesinde bu duruma ilişkin delil sunamadığı, müvekkilinin defter ve kayıtları incelendiğinde davacı tarafın herhangi bir fatura tanzim etmediği ya da tanzim edilmiş bir faturanın tebliğinin söz konusu olmadığının anlaşılacağı iddia edilmiş olup; bununla birlikte, davacı yanın davanın kaderini tanık beyanlarına bırakmak gayesi ile talep ettiği tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığı ifade edilmiş olup; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi,
huzurdaki davanın reddi ile Ankara 18. İcra Müdürlüğü 2016/23621 E. sayılı takibin iptali, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup davaya konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu ancak davalının defterinde kayıtlı olmadığı, söz konusu irsaliye fatura altında teslim alan kısmında imzası bulunan "..." isimli kişinin davalı çalışanı olmadığı, tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı, tarafların da bu kişinin kim olduğu hususunda açıklayıcı bir beyanda bulunamadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarının davalı şirket yetkilisi veya çalışanları tarafından davacıya gönderilip gönderilmediğinin açıkça tespit edilemediği,
mal tesliminin tanıkla ispat edilemeyeceği, sonuç olarak davaya konu makinanın davacı tarafından davalıya teslim edildiği olgusunu davacının ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece 25.04.2022 tarihli ek kararla davacılardan ...'in mirası reddetmiş olmasına rağmen karar başlığında yer alması nedeniyle tavzih istenmiş olduğu belirtilerek adı geçenin mirasçı olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Eksik araştırmaya dayalı karar verildiği, davanın kabulü gerektiği bildirilmiş; davacı vekili 15.04.2022 tarihli dilekçe ile de davacılardan ...'in mirası reddetmiş olmasına rağmen başlıkta davacı olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, mahkemeden tavzih kararı verilerek müvekkili ...'in adının gerekçeli karardan çıkarılmasını talep ettiği; mahkemece 25.04.2022 tarihli ek kararla reddedildiği bildirilerek ek karar da istinaf edilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava konusu alacağın kapsam ve miktarı ile ek karar uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2016/23621 sayılı dosyasında; davacı ... vekili tarafından, davalı ... Ambalaj Şirketi aleyhine, 30.000,00 TL asıl alacak ve 349,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.349,73-TL alacağın tahsili için 17.12.2016 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, takip borçlusunun yetkiye, borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu; takip dayanağının 05.09.2016 tarihli sipariş sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken taksit bedelleri toplamı olduğu görülmüştür.
05.09.2016 tarihli sipariş sözleşmesinde; Satıcı ... Makine Sanayi, alıcı ... Ambalaj Ltd. Şti. konusu laminasyon makinesi olduğu, makine fabrika teslimi olup nakliye ve sigortanın alıcıya ait olduğu; teslim süresi başlıklı maddede; makinenin teslim edilmesinin bu sözleşmenin imzalanması ve ön peşinatın ödenmesiyle sipariş kesinlik kazanır. Teslim tarihinin 07.10.2016 olduğu; ön peşinatın 15.000,00TL olduğu, makinenin 45.000,00TL olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu faturanın 14.11.2016 tarihli 40.000,00TL ve KDV ile 47.200,00TL tutarlı açık fatura olduğu, ... Makine Şirketi tarafından, ... Ambalaj Şirketi adına düzenlendiği 09.11.2016 tarih B-735237 sıra numaralı sevk irsaliyesinde teslim alan kısmının ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı taraf kayıtlarında dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı belirlenmiş; davalı şirket yetkilisi ...'ın isticvabında; "irsaliyeli faturada davalı şirket adına atıldığı iddia olunan imzalar bizim şirketimize veya yetkililerine ait değildir, sevk irsaliyesinde adı geçen ... şirketimiz çalışanı veya yetkilisi değildir, bilirkişi raporunda bahsi geçen ve davacıya gönderildiği tespit edilen e- postaların ve bu e-posta hesaplarının bana veya şirket çalışanlarına ait olup olmadığının ve bu e-postaların davacıya gönderilip gönderilmediğini aradan 6 -7 yıllık bir süre geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkilisi ...'ın isticvabına karar verilmiş ve İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat cevabında ...'ın beyanında;"... İrsaliyeli faturada davalı şirket adına atıldığı iddia olunan imzalar bizim şirketimize veya yetkililerine ait değildir, sevk irsaliyesinde adı geçen ... şirketimiz çalışanı veya yetkilisi değildir, bilirkişi raporunda bahsi geçen ve davacıya gönderildiği tespit edilen e- postaların ve bu e-posta hesaplarının bana veya şirket çalışanlarına ait olup olmadığının ve bu e-postaların davacıya gönderilip gönderilmediğini aradan 6 -7 yıllık bir süre geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı yanın teslimi kanıtlayamamasına, yemin deliline de dayanmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından sair hususlar yönünden davacılar vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.
Ne var ki davacılardan ... Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli kararı ile ...'nun mirasını reddettiğinden eldeki davanın 12.01.2017 tarihinde açıldığı gözetildiğinde adı geçenin mirasçı sıfatı kalmadığından davacının karar başlığından çıkartılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden HMK'nin 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile 25.04.2022 tarihli ek kararın da kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1513, K. 2024/1741, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama