KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1575 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1468
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/03/2022
- Esas-karar no
- 2017/289 E - 2022/151 K
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli şahıstan 10.000,00 TL faizli borç aldığını, borca istinaden taksitler halinde ödemeler yaptığını, son bakiye 4.000,00 TL için ...'ın eldeki senedin zamanaşımına uğrayacağı, geçersiz olacağı gibi bahanelerle müvekkiline yeni boş bir senet imzalattığını, müvekkilinin ... isimli şahsın yanında bedelsiz senede hata ve hile sonucu imza attığını, senette tahrifat yapıldığını, senedin kötüniyetli olarak ... emrine müvekkilinin rızası ve bilgisi olmadan düzenlenerek tedavüle çıkarıldığını, müvekkilinin ... ile şahsi hiçbir ilişkisinin bulunmadığını,
...'ın 2015 yılının Nisan ayında hayatını kaybettiğini, davalıların mirasçıları olarak icra takibine devam ettiklerini, müvekkilinin ...'a 500.000,00 TL borcunun olduğunun davalı mirasçılar tarafından bilinmeyerek sonradan öğrenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...'ın mal varlığı incelendiğinde bu miktarda nakit parayı müvekkile nakden vermesinin mümkün olmadığının anlaşılacağını, senedin zorunlu unsurlarını içermeyen adi yazılı imzalı bir belge niteliğinde iken tahrifat yapılarak senet hükmü kazandırılıp müvekkili aleyhine takip başlatıldığını belirterek senet üzerinde tahribat yapıldığının tespitine,
müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacıyı tanımadıklarını, müvekkillerinin oğulları ...’ın 2015 yılının Nisan ayında vefat ettiğini, sonrasında oğullarının alacağı bulunduğu takibi öğrenmeleri üzerine alacağı takip ettiklerini, oğulları ile davacı arasında ne tür bir ticari ilişki olduğunu bilmediklerini, davacının şikayeti üzerine savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, ... isimli şahsı da tanımadıklarını, takip konusu senet ile bu şahıs arasında nasıl bir bağ olduğunu bilmediklerini, hile yoluyla davacıya senedi imzalattığı iddia edilen bu şahıs hakkında herhangi bir dava ikame edilmediğini,
senedi boş olarak imzaladığını inkar etmeyen davacının yapıldığı iddia ettiği hilenin takip alacaklısı tarafından yapıldığını bildirmediği gibi müteveffa oğullarının kötüniyetle hareket ettiğini de izah edemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalıların murisinin aralarında ticari ilişkiyi gösterir kayıt bulunmadığı, kaldı ki davaya konu senedin bedelinin nakden ahzolunduğu belirtilmekle ticari ilişki hususunun sonuca etkili olmadığı, davalılar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçuna ilişkin savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği, İstanbul ATK Fizik ve İhtisas Dairesi tarafından raporda senetteki imzaların davacının eli ürünü olduğu ve tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı yönünde görüş belirtildiği,
davacının hata ve hile iddiasına ilişkin dinlenen davacı tanığı ...'nın görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, toplanan delillere göre senette tahrifat bulunmadığı, davacının hata ve hile iddiasına ilişkin olarak da davacının iddiasını ispat edemediği, davacının yemin teklif etme hakkını kullandığı, davalıların usulüne uygun olarak yemini eda ederek senedin mirasçı sıfatıyla ellerine geçtiğini, oğulları ile davacı arasındaki ilişkiyi bilmediklerini, senette kendilerince tahrifat yapılmadığını beyan ettikleri gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin senet alacaklısı ... ile hiçbir bağının bulunmadığını, bu kişinin mal varlığının incelenmediğini, elden borç para verildiğine dair delilin bulunmadığını, ...'ın müvekkiline hile ile senet imzalattığını, senet alacaklısı muris ... ile ... arasındaki ilişkinin tespit edilmediğini, senedin müvekkilinin rızası olmadan sonradan doldurularak icraya konulduğunu, gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2014/24982 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 15/12/2014 tarihinde alacaklı ... tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 400.000,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 451.956,16 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takip sırasında 20/04/2015 tarihinde alacaklının öldüğü görülmüştür.
Takibe konu senedin 15/12/2014 keşide tarihli, 10/10/2013 vade tarihli, nakden ihdas nedenli olduğu, keşidecinin davacı, lehtarın ... olduğu görülmüştür.
Davacının şikayeti üzerine davalılar ve dava dışı ... hakkında savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği, karara yapılan itirazın kesin olarak red edildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle savcılık tarafından davacının iddiaları ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş olmasına, davacının iddialarını usulüne uygun delillerle ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1575, K. 2024/1468, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama