İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1787 K.2025/39

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1787Karar2025/39Tarih31 Ocak 2025Okuma9 dk · 1.815 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekilleri Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
31 Ocak 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1787 - 2025/39
Esas no
2022/1787 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2025/39
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/09/2022
Esas-karar no
2019/324 E 2022/604 K
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
28/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.815 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06/07/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve 01/08/2015 tarihli Ek Protokol imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre davalının kestiği faturaların müvekkili tarafından bazen banka aracılığıyla ile bazen DBS sistemi ile ödendiğini, davalının sözleşmeye aykırı uygulamaları nedeni ile piyasa koşullarında rekabet edilemediğinden 11/03/2019 tarihli ihtar ile sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, fesih ihtarının 12/03/2019 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini,

DBS sisteminin özelliği gereği davalının kestiği faturaları sisteme girdiği an müvekkili şirketin hesabından paranın davalının hesabına aktarıldığını, davalının haksız şekilde 11/03/2019 tarihli 46.148,88 TL ve 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli 2 adet faturayı keserek müvekkili şirketin hesabından 11/03/2019 tarihinde 142.691,05 TL olarak tahsil ettiğini, ilgili faturaların daha sonra 14/03/2019 tarihinde kargo aracılığı ile müvekkili şirkete gönderildiğini, 15/03/2019 tarihli ihtar ile müvekkili tarafından faturalara itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafından tahsil edilen paranın iadesinin gerektiğini,

ayrıca sözleşme ve ek protokol gereğince müvekkili şirketin alım yaptığı ikmal noktasındaki ... alış fiyatı üzerinden %0,75, eğer farklı ikmal noktalarından dolum yapılır ise ve alış fiyatı Tüpraş fiyatının altında olur ise bu noktalardan yapılan alım fiyatlarının üzerine %0,75 kar ilave edilerek satış yapılacağını ve her halükarda bayinin alış fiyatının Tüpraş+0,5'i geçemeyeceğinin kararlaştırıldığını,

buna rağmen davalının hileli ve gizli hareketleri ile bu fiyatların ve oranların çok üzerinde mal satışı yapıp fatura kestiğini ve bu nedenle 170 tanker civarında bir alım satımdan dolayı haksız kazanç elde ettiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin hesabından haksız olarak alınan 100,00 TL ve yüksek fiyattan mal satımı nedeni ile fark bedellerinden 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile müvekkilinden hesabından DBS sistemi ile haksız tahsil edilen alacak yönünden talebini 142.691,05 TL'ye yükseltmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında 06/07/2015 tarihinde 5 yıllık Akaryakıt Sözleşmesi imzalandığını, 06/03/2019 tarihinde sözleşmenin 5 yıl süre ile uzatılması hususunda protokol imzalandığını, sözleşme süresi dolmadan davacının 11/03/2019 tarihli ihtar ile sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeden haksız şekilde feshettiğini, aynı gün 11/03/2019 tarihinde davacı şirket yetkilisinin müvekkilini arayarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, aynı gün DBS hesabının bulunduğu banka tarafından müvekkiline gönderilen mail ile davacı şirketin DBS limitinin iptal edileceğinin bildirildiğini,

DBS limitinin kapanması halinde müvekkili şirketin alacaklarını tahsil edemeyeceği düşüncesi ile sözleşmeden doğan haklarını kullanılarak 11/03/2019 tarihli 2 adet faturayı düzenleyerek DBS sistemine yüklediğini, dava konusu 11/03/2019 tarihli 46.148,88 TL bedelli faturanın davacı şirket akaryakıt istasyonunu yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar, 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli faturanın ise sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine ilişkin olduğunu,

sözleşmenin süresinden önce feshi halinde sözleşme sonuna kadar elde edilmesi muhtemel kar bedeli ile bayiye yapılan yatırımlardan kaynaklı ariyet bedellerinin bayiden talep edilebileceği hususlarının sözleşme ile düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı yanın piyasa ile rekabet etmesi amacı ile her türlü fedakarlığın yapıldığını, iddia edildiği gibi gizli veya hileli herhangi bir işlem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen 06/07/2015 tarihli 5 yıllık Akaryakıt Bayilik, 01/08/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol başlıklı ve 06/03/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol başlıklı sözleşmelerinin bulunduğu, davacının davalı bayii olarak hizmet verdiği, sözleşmeler uyarınca davalı tarafça davacı şirkete ait istasyonun kurulumu için faturalandırılmak sureti ile 49.590,23 TL'lik yatırım yapıldığı, davacının sözleşme tarihinden, sözleşme iptal tarihine davalıdan 22.000.000,00 TL'yi aşan tutarda ürün aldığı,

sözleşmenin 11/03/2019 tarihli ihtarname ile gerekçe gösterilmeksizin davacı tarafından tek taraflı olarak haksız şekilde fesh edildiği, 5 yıllık sözleşmenin süresinin bitim tarihinden önce feshi nedeni ile davalının 96.542,17 TL kar mahrumiyeti zararının oluştuğu,

taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 9. maddesi gereği davalıya tanınan seçimlik yetki uyarınca düzenlenilen 46.148,88 TL bedelli akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımlardan kaynaklı alacaklar için ariyet bedeline ilişkin faturanın ve 11.maddesi gereği 96.542,17 TL bedelli sözleşmenin süresinden önce feshi ve ifa imkanı kalmaması sebebiyle uğranılan kar mahrumiyetine dayalı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tanzim edilip DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği,

sözleşme tarihi ile sözleşme fesih tarihi arasında süregelen ticari ilişki içerisinde davalının taraflar arasındaki ek protokollerin 7. maddesine aykırı olarak % 0,75 kar marjı üzerinde toplam 92.153,45 TL'lık fatura düzenlediği ve davacıdan tahsil ettiği, bu bedeli talepte davacının haklı olduğu,

taraflar arasındaki ticari ilişkinin 22.000.000,00 TL'yi aştığı dikkate alındığında bu durumun sözleşmenin feshi için haklı sebep teşkil etmeyeceği gibi davacı tarafça da ihtarda fesih sebebi olarak dayanılmadığı gerekçesiyle davacının banka hesabından DBS sistemi üzerinden fatura karşılığı davalı tarafça çekilen bedele yönelik alacak (istirdat) davasının reddine, yüksek fiyattan mal satımı nedeniyle fiyat farkına yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas alınamayacağını, hukukçu olmayan bilirkişilerin sözleşme hükümlerine davalı lehine yorumladıklarını, eksik değerlendirme ve eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, fesih ihtarının tebliğinden önce davalı tarafından düzenlenen 2 faturanın haksız ve mevsimsiz olduğunu, sözleşmede asgari alım taahhüdünün bulunmadığını, fiyat farkı nedeniyle fazla tahsilat yapıldığının sabit olmasına rağmen feshin haksız olduğuna karar verilmesinin yerinde olmadığını, fazla fiyattan mal satıldığı kabul edilmiş ise bu hususun eksik olduğunu,

bilirkişilerin 2015-2016-2017 yılı fatura ve ticari defterlerini incelemediğini, bu yöndeki itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin fiyat farkına ilişkin davanın kabulüne yönelik kararının hatalı olduğunu, davacının faturalara TTK 21/2 maddesi uyarınca süresinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediğini, fatura içeriklerini kabul ettiğinden artık itiraz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ikmal noktası dikkate alınmadan İzmir Ham Tüpraş birim fiyatı üzerinden ve sigorta bedelleri dahil edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının bayilik sürecinde Tüpraş Mersin Terminalinden ikmal yaptığından Tüpraş Mersin Terminali birim fiyatının dikkate alınması gerektiğini,

doğru hesaplama yapıldığında müvekkili tarafından fazla değil eksik tahsilat yapıldığının anlaşılacağını, birim fiyat belirlenirken mal bedeli olmayan ve mevzuat gereği zorunlu olarak tehlikeli madde taşınmazı sırasında yapılması gereken zorunlu sigorta bedelinin fatura bedelinden tenzil edilmesi gerektiğini, ek protokolde bayiye yapılacak iskontonun toplam karlılığa bağlı olarak değişkenlik arz edebileceğine yönelik hükmün değerlendirilmediğini, itirazları karşılar ek rapor alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davacı tarafından feshedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalının düzenlendiği ve davacının hesabından tahsil ettiği fatura bedellerinin yerinde olup olmadığı, bayilik süresince davalı tarafından sözleşmeye aykırı fiyatlandırma yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasında akdedilen 06/07/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, 01/08/2015 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokol, 06/03/2019 tarihli Akaryakıt Bayilik Anlaşmasına Ek Protokolün imzalandığı, davacı tarafından davalıya gönderilen 11/03/2019 tarihli noter ihtarında, bu güne kadar devam eden bayilik sözleşmesinin piyasa koşullarında rekabet edemedikleri için görülen lüzum üzerinde feshedildiğinin belirtildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 15/03/2019 tarihli noter ihtarında;

davalı tarafından düzenlenen ve DBS sistemi üzerinden tahsil edilen 11.03.2019 tarih 46.148,88 TL'lik ve 11.03.2019 tarih 96.542,17 TL'lik iki adet fatura bedelinin iadesinin ayrıca anlaşmaya aykırı fiyat ve oranlar üzerinden düzenlenen faturalar nedeniyle fazla tahsil edilen miktarın iadesinin talep edildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 21/03/2019 tarihli itirazları içerir karşı ihtarın gönderildiği görülmüştür.

Talimat yolu ile davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacının banka hesabından ticari çalışmanın seyri olarak davalının bankadan çektiği iki fatura karşılığı 142.691,05 TL’yi davacı firmanın defter ve hesaplarında verilen sipariş avansları olarak yansıttığı tespit edilmiştir.

Davalının ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinden alınan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen heyet raporunda, davacının fesihte gerekçe göstermediği, feshin haksız olduğu, sözleşmenin 9.maddesindeki ariyetle ilgili hüküm gereğince davalının toplam 49.590,23 TL ariyet faturasının bulunduğunu, davalının daha az olacak şekilde 46.148,88 TL faturasının yerinde olduğunu, kar mahrumiyetine ilişkin sözleşmede davalının kar mahrumiyeti isteyebileceğine dair hüküm bulunduğunu,

buna göre 2018 yılında yapılan toplam satım miktarı (1.397 ton) dikkate alınarak 2019 için 2019/3 Mart fesih tarihine kadar kısmı (161 ton) mahsup ederek kalan miktarı (1.236 ton) ve sözleşmenin normal zamanına göre sona ereceği 2020/7 .ayına kadar da 1.236/12*7=726 ton üzerinden 96.542,17 TL kar mahrumiyeti alacağının yerinde olduğunu, fiyat farkına yönelik zarara ilişkin bir kayda rastlanmadığını belirtilmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda, 2018/2019 yılları fatura ve ikmal noktası faturası dikkate alınarak ek protokol gereğince 92.153,45 TL davalının fazla fatura ettiğini belirtti.

Öncelikle taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekmektedir.

Taraflar arasında 06/07/2015 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayiliği sözleşmesi ve 01/08/2015 ile 06/03/2019 tarihli ek protokoller imzalanmış olup bayilik süresinin bitiminden önce davacı tarafından 11/03/2019 tarihinde bayilik sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı taraf fesih ihtarında piyasa şartlarında rekabet edilemediğinden görülen lüzum üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirtmiştir. Davacının fesihte sebep göstermemesi nedeniyle feshin haklı olmadığına dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 11/03/2019 tarihli 96.542,17 TL bedelli kar mahrumiyeti açıklamalı ve aynı tarihli 46.148,88 TL bedelli kimlik yansıtma bedeli açıklamalı iki adet faturanın davalı tarafından davacının DBS sistemi üzerinden tahsil edildiği, tahsilatların haksız olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemece işbu faturaların sözleşmeye uygun olduğu kabul edilmiş ise de;

Kar mahrumiyeti faturası yönünden; yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, TBK'nın 114/2.maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 52.maddesi uyarınca, davacının zararı azaltma yükümlülüğü bulunduğundan, kâr mahrumiyeti süresi, feshedilen sözleşmenin bakiye bölümü için değil, davacının aynı bölgede benzer bayilik kurabilmesi için gerekli makul süre kadar olmalıdır (Yargıtay 19.HD'nin 04.04.2018 tarih, 2017/4479 Esas- 2018/1825 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye süre dikkate alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile belirtildiği şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup, kaldırma sebebine göre davacının diğer istinaf itirazları ile davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/324 Esas, 2022/604 Karar ve 14/09/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davalının istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 31/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1787, K. 2025/39, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1787
Karar No
2025/39
Tarih
31 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1787 K.2024/2161
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1794 K.2025/50
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1832 K.2025/1
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1835 K.2024/2167
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1836 K.2024/2158
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1837 K.2024/2157

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.