KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1862 - 2024/1361
- Esas no
- 2022/1862 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1361
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/06/2022
- Esas-karar no
- 2021/244 E 2022/450 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 18/11/2024
Karar Metni
1.566 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 05/05/2014 – 31/03/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere bağlantılı satış sözleşmesi imzalanarak, her iki firma arasında ürün satış koşullarının ortaklaşa kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davalı firmanın, sözleşmenin geçerli olduğu 05/05/2014 - 31/03/2015 tarihleri arasında 200.000 koli suyu, sözleşmede taahhüt edilen fiyat üzerinden almayı taahhüt ederek bunun karşılığında 800.000,00 TL ödemeyi kabul ettiğini, sözleşmenin “FİYAT” başlıklı bölümünde belirtildiği üzere, üretici firmanın,
sözleşmede belirtilen fiyatları sözleşmenin bitim tarihi olan 31/03/2015 tarihine kadar sabit tutacağının düzenlendiği, davalı firma tarafından müvekkili firmaya ödenecek 800.000,00 TL, anılan sözleşme dönemi içerisinde almayı taahhüt ettiği 200.000 adet koli ürün için ödenecek miktar olduğunu, ancak davalı firma anılan sözleşme dönemi içerisinde, satın almayı taahhüt ettiği miktarda ürünü satamadığı için sadece yarısı civarında bir ürünü talep ettiğini, bu ürünlerinde müvekkil firma tarafından zamanında, hiçbir aksama olmadan davalı firmaya teslim edildiğini, sözleşmenin süresi dolduktan sonra davalı firmanın,
sözleşmeye aykırı ve müvekkili firmanın zarara uğramasına sebep olacak bir şekilde, almayı taahhüt ettikleri ürünlerin geri kalanını da eski sözleşme döneminde geçerli olan fiyatlardan satılması hususunda ısrarcı olduklarını, ancak sözleşme dönemi bittikten sonra maliyetlerin yükselmesi sonucunda, zarar etmemek adına bunu yeni ürünlerine yansıtmak zorunda kalan müvekkili firmanın, davalı firmaya eski fiyat üzerinden ürün veremeyeceğini, yeni fiyat üzerinden ürünleri göndereceğini, kabul edilmediği takdirde davalı firmanın eski sözleşme döneminde talep edilmeyen ürünlerin para iadesini yapacağını bildirdiğini,
ancak davalı firmanın bu teklifi kabul etmediğini ve sözleşmenin sona erdiğini, daha sonra davalı firma tarafından Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/787 E. sayılı dosyası ile müvekkili firma aleyhine, mahrum kalınan kar payı ve ürün bedeline ilişkin olarak açılan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda, kar mahrumiyetinin reddi ile taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkiline peşin olarak ödenen ancak talep edilmediği için gönderilmeyen ürünlerin bedelinin iadesine karar verilerek,
davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, anılan karar gereğince davalı tarafa tüm ödemelerin yapıldığını, sözleşme bitiminde taraflarına iade edilmeyen paletlerin iadesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu ancak iade yapılmadığını, bunun üzerine Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2021/266 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında çeklerin tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, sözleşme konusu ürünleri teslim etmekle yükümlü olan davacının edimini ifa etmediğini, bildirimde bulunmadığını ve müvekkili şirketin sözleşme kapsamında kendisine vermiş olduğu toplam 800.000,00 TL tutarlı çekleri tahsil ettiğini, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak fiilen sona erdirdiğini, sözleşme kapsamında belirtilen ürünlerin teslimini yapmayarak müvekkili şirketin mezkur ürünlerin satımından elde edeceği kârdan mahrum olmasına sebebiyet verdiğini,
ayrıca müvekkili şirkete bedellerini peşinen aldığı suları teslim etmeyen davacı şirketin, aynı zamanda müvekkili şirketin satış bölgesi içerisinde yer alan firmalara sözleşmede kararlaştırılan fiyatların altında ürün teslimi yaparak haksız rekabete de yol açtığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 01/07/2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 nolu ara kararı ile tarafların ticari defterlerini ibraz etmesi veya inceleme yapılacak adres ile irtibat kurulacak şahıs ve telefon numarasının bildirilmesi için iki hafta kesin süre verildiği ancak, davalı tarafından defterlerin ibraz edilmediği ve inceleme yapılacak adres bilgilerinin bildirilmediği, davacı tarafa ait ticari defterlerdeki kayıtlar, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edildiği,
davacının defterlerini bilirkişi incelemesine hazır ettiği, davalının ise ticari defter ve kayıtlarını incelemeye açık halde bulundurması ve basiretli bir tacir olarak denetlemeye hazır etmesi gerektiği halde bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 26.819,69 TL alacaklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Davacı yanın sözleşmeyi fiilen sona erdirerek müvekkilinin kardan mahrum kalmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca haksız rekabet yaratacak şekilde fillerinin olduğunu, taraflar arasında görülen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/787 E. sayılı dosyasında iş bu davada talep edilen paletlerle ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, asıl alacaktan bağımsız olarak müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını, müvekkiline teslim edilmiş ve iade edilmemiş hiçbir paletin olmadığını, sözleşme konusu ürünleri dahi teslim etmeyen davacı yanın paletlerin teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında paletlerin iadesinden kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki bağlantı sözleşmesi kapsamında teslim edilen, ancak iade edilmediği iddia edilen palet bedellerini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 30. İcra Müdürlüğü’nün 2021/266 E. sayılı icra dosyasının incelenmesinden; alacaklının ... Su ve Su Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... GIda Sanayi Ticaret Taahhüt Limited Şirketi olduğu, 26.966,04 TL alacak için 06/01/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davaya ve icraya konu 31/10/2017 tarihli e- faturanın incelenmesinde, mal ve hizmet toplam tutarının 22.853,58 TL+ 4.113,46 TL(KDV) olmak üzere toplam 26.966,04 TL bedelli, ... Su ve Su Ürünleri Gıda Turizm San ve Tic. A.Ş tarafından ... Gıda San. Tic. Taah. Ltd. Şti adına iade edilmeyen paletlere ilişkin olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı ... Su ve Su Ürünleri Gıda Tur. San. ve Tic. AŞ.’nin işyerinde yapılan defter kayıtlarının incelenmesi sonucu ... Gıda Sanayi Tic. Taah. Ltd. Şti.’nin 2018 yılına ait borcunun toplam 26.819,69 TL olarak belirlendiği, talep edilen tutarın 26.966,04 TL olduğu, aradaki farkın, davacının 2018 yılı cari hesap dökümünde yer alan, davalının cari hesaptan kaynaklı devir bakiyesi olan 146,35 TL'den kaynaklandığı bildirilmiştir.
Bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.
Eldeki davada, ticarî nitelikteki satış sözleşmesi nedeniyle iade edilmeyen palet bedellerini konu alan faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine ilişkin itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı taraf ise icra takibine itirazında dava konusu alacak nedeniyle borçlu olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece 01/07/2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 nolu ara kararı ile tarafların ticari defterlerini ibraz etmesi veya inceleme yapılacak adres ile irtibat kurulacak şahıs ve telefon numarasının bildirilmesi için iki hafta kesin süre verildiği, ancak davalı tarafından defterlerin ibraz edilmediği ve inceleme yapılacak adres bilgilerinin bildirilmediği gerekçesiyle davalı yanın ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı şeklinde kanaat edinilmiş ise de davalı yan tacir olup, ticari defterlerinin ibrazı için davalı şirkete usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkarılmadığı, ön inceleme duruşmasındaki ara karara istinaden ticari defterlerin ibrazından davalı yanın kaçındığının sayılmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan farklı bir uyuşmazlık ile ilgili olarak Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/787 E. sayılı dosyasında iş bu dosyanın davalısına ait ticari defterler de incelenerek tarafların ticari deftelerinin karşılıklı olarak incelendiği ve dosya kapsamına sunulan faturaların tarafların cari hesaplarına işlendiği, cari hesaplar arasında uyumun bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı yanca dosya kapsamına ibraz edilen faturaların incelenmesinden her bir faturaya palet açıklaması ile kalem eklendiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece tarafların ticari kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu da gözetilerek davacı tarafından teslim edilen paletlerin miktarı tespit edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmenin 7/g maddesi uyarınca davalının iade etmekle yükümlü olduğu paletlerin iade edilip edilmediği üzerinde durularak, takipte talep edildiği kadar davacı yanın alacaklı olup olmadığı tespit edildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hatalı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1862, K. 2024/1361, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama