KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri Davalı-karşı Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1884 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1742 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/10/2022
- Esas-karar no
- 2021/321 E - 2022/601 K
- Davacı-karşı davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 15/01/2025
Karar Metni
2.669 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin .../granit üretimi yaptığını, davalı şirketin otel işletmecisi ve sahibi olduğunu, diğer davalının da anılan davalı şirketin tek hissedarı ve yönetim kurulu başkanı bulunduğunu, tarafların, davalı şirketin Alanya'da inşa etmekte olduğu otelin ... ürünlerinin müvekkili tarafından temin edilmesi amacıyla 05/01/2019 tarihinde "satış sözleşmesi" akdettiklerini, davalı ...'in bu sözleşmeden doğan borçların müşterek borçlusu, müteselsil kefil ve garantörü olarak imza attığını, müvekkilinin toplam 1.871.599,99TL tutarındaki .../graniti davalı tarafa teslim ettiğini, davalı Şirketin satın aldığı .../granit bedelini,
otelin faaliyete başlama tarihine göre iki farklı şekilde ödemeyi üstlendiğini, sözleşmenin 5. maddesinde "otel 01/06/2019 tarihinde faaliyete başlarsa, ödeme 30/09/2019 tarihinde nakit veya çek ile, 01/06/2019 tarihinde otelde konaklama başlamaz ise 30/06/2019 tarihinde nakit veya 30/09/2019 vadeli çek ile" ödeneceğinin hükme bağlandığını, otelin 2019 turizm sezonunda açılıp faaliyete başlamasına rağmen 30/09/2019 tarihinde satış bedelinin nakit veya çekle ödenmediğini, 08/01/2020 tarihinde 933,822,93TL ve 24/11/2020 tarihinde de 1.000.000,00TL çeklerle ödeme yapıldığını,
davalı tarafın kesin vadede ödemeyi yapmadığı için asıl alacak dışında 62.222,94TL faiz ödemesi gerçekleştirdiğini, 24/11/2020 tarihine kadar avans faizinin hesaplandığını, bakiye faiz alacağı için 24/11/2020 tarih ve 202000000125 numaralı (KDV dahil) 252.052,77TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, davalı Şirketin bu faturaya 26/11/2020 tarih ve 22786 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, davalının yaptığı kısmi ödemeler tenzil edildiğinde cari hesap borcunun 189.829,93 TL olduğunu,
ihtarname ile verilen süre içerisinde ödeme yapılmaması nedeniyle Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2202 takip sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, her iki davalı/borçlunun da itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı-karşı davacı vekili Şirket ile diğer davalı vekili, taraflar arasında 05/01/2019 tarihli sözleşmenin akdedildiği hususunun doğru olduğunu, bu sözleşmeye istinaden 07/01/2020 ve 25/01/2020 tarihli iki adet çekin davacı-karşı davalıya teslim edildiğini, davacı-karşı davalı şirketin söz konusu çekleri aldığı esnada ihtirazi kayıt ileri sürmediği gibi, çekler kendisi ya da ciro ettiği 3. kişi tarafından tahsil edilene kadar da herhangi bir ihtarda bulunmadığının da sabit olduğunu, sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmadığını, söz konusu çek bedelleri tahsil edildikten sonra davacıya 62.222,94 TL fazla ödeme yapıldığını,
asıl borcun tahsil edildiği sabit ve davacı-karşı davalının ikrarında olduğunu, davacı-karşı davalı söz konusu bedelin faiz alacağına istinaden yapıldığını iddia etmiş ise de sözleşmede verilecek çeklerin vadesi konusunda kesin bir tarihin kararlaştırılmadığını, davanın yerinde olmadığını, fazladan tahsil edilen tutarın istirdadı için de müvekkili davalı-karşı davacı Şirketin, davacı-karşı davalı aleyhine Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/23775 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, anılan takibin itirazla durduğunu bildirerek, itirazın iptaline ve takibin devamı ile %20 oranında inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davacı-karşı davacı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, asıl dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca satım bedelinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahakkuk eden faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline, karşı dava ise aynı sözleşmeye dayalı fazladan ödenen tutarın istirdadı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı arasında satım sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalının bu sözleşmede garanti eden ve müşterek borçlu sıfatıyla yer aldığı,
davacının emtiayı teslim ettiği, davalı-karşı davacının da 933.822,93 TL'yi 08/01/2020, 1.000.000,00 TL'nin ise 24/11/2022 tarihinde ödediği, teslim ve satım bedelinin ödenmesi konusunda bir uyuşmazlığın olmadığı, davacı-karşı davalının faiz alacağının olduğunu, davalı-karşı davacının fazladan ödemesi bulunduğunu ileri sürdüğü,
bu amaçlarla icra takibi başlattıkları, davalı-karşı davacı fazladan ödediği tutarın varlığını ileri sürerek Alanya İcra Müdürlüğü kanalıyla davacı-karşı davalı aleyhine icra takibi başlatmış, davacı-karşı davalı sözleşmedeki yetki hükmüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itiraz ederek Antalya veya Ankara icra dairelerinin yetkili olduğunu bildirdiği, tacir tarafların, yetki sözleşmesi yaparak birden ziyade yetkili icra dairesi ve mahkemeyi tayin ettiği, davacı-karşı davalı süresinde ve geçerli şekilde yetki itirazında bulunduğu,
itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece kendi yetkisinden önce bu itirazın değerlendirilmesi gerektiği, o halde, davacı-karşı davalının yetki itirazının yerinde olduğu, karşı dava bakımından yetkili icra dairesinde geçerli bir icra takibi bulunmadığı anlaşıldığında, karşı davanının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği, asıl dava bakımınden değerlendirme yapıldığında;
her ne kadar davalı-karşı davacı ile diğer davalı asıl davada icra dairesinin yetkisine itiraz etmişler ise de asıl davada icra takibi yetkili Ankara İcra Müdürlüğünde yapıldığından bu itiraza itibar edilmediği, tarafların kabulünde ve dosya kapsamıyla sabit olduğu üzere, davalı-karşı davacıya ait otelin, 01/06/2019 tarihinden önce faaliyete başladığı, bu halde sözleşmenin vadeye ilişkin 5. maddesi hükmüne göre satım bedelinin ödenmesi günü 30/09/2019 tarihinde nakit veya çekle yapılacağı, çekin ödeme aracı olduğu, vade, belli ve bilinebilir kabul edildiği,
ayrıca, bu hükümde 'yukarıda belirlenen vadeler sonunda ödenmeyen bakiyeye mevduattaki yasal faiz oranı baz alınarak faiz işletilecektir' açıklamasına da yer verildiği, her ne kadar 'mevduattaki yasal faiz' ibaresine yer verilmiş ise de tarafların tacir olduğu, basiretli şekilde hareket ve özen yükümlüğü altında bulundukları, sözleşmedeki amaç ve hükmün bir bütün olarak değerlendirilmesinden, faiz oranını yasal faiz oranı olarak kararlaştırdıkları, 'mevduattaki' ibaresiyle kasıtlarının 'mevzuat' olduğu sonucuna varılmış, faiz oranı olarak 'yasal oran' tayin ettikleri benimsendiği,
öte yandan, TBK'nın 131. maddesi uyarınca işlemiş faizi isteme hakkı, sözleşme ile saklı tutulmuş ise borç başka bir nedenle sona erse bile düşmeyeceği, somut olayda da faiz isteme hakkı, sözleşmede ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olup, asıl alacaktan bağımsız şekilde talep edilmesinin mümkün olduğunun kabul edildiği, davalı-karşı davacı ile müşterek borçlu ve garanti veren, vadesinde satım bedelini ödediği, sonradan iki ayrı tarihte ödeme yaptıkları, TBK'nın 100. maddesi de dikkate alınarak yasal oran üzerinden bilirkişinin yaptığı hesaplamaya itibar edildiği,
satım ilişkisine bağlı olarak davacı-karşı davalının bakiye alacağının 61.239,00TL olduğu, keşide ettiği 01/12/2020 tarihli ihtarnamesi ve bu ihtarnamede verilen önel dikkate alınarak davalı-karşı davacı ile diğer davalının temerrüde düşürüldüğü tarih ile takip tarihi esas alınarak işlemiş faiz alacağının mahkemece 1,270,71TL olarak tespit edildiği, asıl davanın dayanağı takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verildiği, alacak, belli ve bilinebilir nitelikte olduğundan, başka bir ifadeyle likit bulunduğundan inkar tazminatına da hükmedildiği belirtilerek;
-Davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacı ile diğer davalının Ankara 16. İcra Dairesi'nin 2021/2202 takip sayılı dosyasında yaptıkları itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 61.239,38 TL asıl alacak ve 1.270,71 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal oranında temerrüt faizi uygulanmasına, -Hüküm altına alınan alacağın %20’ sine isabet eden 12.502,018 TL inkar tazminatının davacı-karşı davalı ile diğer davalıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya verilmesine, -Davalı-karşı davacının davasının yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı-karşı davalı vekili tarafından; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5. maddesinde, vade sonunda ödenmeyen borca “mevduattaki yasal faiz oranı baz alınarak faiz işletileceği” düzenlendiği, sözleşmenin konusu ticari bir iş olduğu, bu nedenle 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesinde de düzenlendiği üzere ticari işlerde yasal faizin avans faizi olduğu, tacir olan tarafların faiz konusundaki gerçek iradeleri ticari işlerde uygulanan yasal faiz olduğu, takip talebindeki tutar ile bilirkişi tarafından hesaplanan tutar arasındaki fark, hesaplamanın yasal faiz üzerinden yapılmış olmasından kaynaklandığı, avans faizi üzerinden hesaplama yapılması gerektiği bildirilmiştir.
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı-karşı davacılar vekili tarafından; İlk derece mahkemesi taraflar arasında akdedilen sözleşmede Antalya ve Ankara Mahkemelerinin yetkili olarak kararlaştırıldığı, yetkili mahkemede açılan bir takip olmadığı için karşı davanın usulden reddine karar verdiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince eksik araştırma sonucu asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı isteminin de reddi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Asıl davada davacının faiz alacağı bulunup bulunmadığı; karşı davanın yetkili icra dairesinde takibinin yapılıp yapılmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca satım bedelinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahakkuk eden faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline, karşı dava ise aynı sözleşmeye dayalı fazladan ödenen tutarın istirdadı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2202 takip sayılı dosyasında; davacı .... Yapı Ürünleri A.Ş tarafından, ... Şirketi ve ... aleyhine 189.829,83TL cari alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.037,15TL cari hesap alacağı açıklamalı 16.02.2021 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/23775 takip sayılı dosyasında; ... İnşaat Ltd. Şti tarafından, ... ... A.Ş aleyhine 62.222,94TL cari hesaptan kaynaklı ödemenin tahsiline dair 04.12.2020 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, takibin itirazla durduğu anlaşılmıştır.
... ... Şirketi tarafından 01.12.2020 tarihinde ... Şirketi ve ...'e hitaben 189.829,83TL cari hesap bakiyesinin ödenmesi istenmiştir.
05.01.2019 tarihli satış sözleşmesi başlıklı belgenin incelenmesinde; ... ... Yapı Ve Ürünleri Turizm Anonim Şirketi ile ... İnşaat Turizm Limited Şirketi arasında düzenlendiği, işin konusunun ... parselde kayıtlı arsa üzerine yapılmakta olan otel inşaatının ... ürünlerinin ... Şirketi tarafından temin edilmesi işi olduğu, teslim süresi kısmında ... Şirketinin iş bu sözleşmeye konu taahhüt ettiği ... ürünlerinin tedarik tarihini ... yazılı olarak bildirecektir ... Şirketinin yazılı uygunluğu alındıktan sonra mutabık kalınan tarihlerde teslimat yapılacağı;
5. maddede ... malzeme bedeli ve ödeme şekli düzenlenmiş olup "... Otel inşaatında kullanılmak üzere ... Şirketine 2 milyon TL'ye kadar mal tedariki yapacaktır.... Otel inşaatını tamamlayıp otelin 01.06.2019'da turizm konaklama faaliyetine başlaması durumunda ödemenin 30.09.2019 tarihinde nakit- banka havalesi veya çek ile yapılacaktır. 01.06.2019'da turizm konaklama faaliyetine başlamaması durumunda ise ... ürünlerinin satışından oluşan bakiye 30.06.2019 tarihinde nakit banka havalesi veya 30.09.2019 vadeli çek ile ödeme yapılacaktır.
Yukarıda belirtilen vadeler sonunda ödenmeyen bakiyeye mevduattaki yasal faiz oranı baz alınarak faiz işletilecektir” hükümleri düzenlenmiştir.
Sözleşme tedarikçi ... ... Yapı Ürünleri Anonim Şirketi ... İnşaat Turizm Limited Şirketi, müşterek ve müteselsil borçlu ve müteselsil kefil/ garantör ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında; tarafların dosyaya sunduğu beyanlarından sözleşme konusundaki otelin konaklama faaliyetine 01/06/2019 tarihinde başladığı konusuna itiraz ve aksi yönde bir bilgi ve belge bulunmadığından sözleşmenin 5. maddesinde yer alan 1. nolu vade yani "01/06/2019'da turizm konaklama faaliyetine başlaması durumunda ödeme 30/09/2019 tarihinde nakit (banka havalesi) veya çek ile yapılması" dikkate alındığı, bu madde hükümde ödeme tarihi olarak "30/09/2019" tarihinin belirlendiği ve ödemenin ödeme yöntemi olarak nakit ya da çek ile yapılmasının kararlaştırıldığı,
kaldı ki sözleşmenin 5. maddesinde yer alan 2. nolu vade yani "01/06/2019'da turizm faaliyetine başlamaması durumunda ise ... ürünlerin satışından oluşan bakiye 30/06/2019 tarihinde nakit (banka havalesi) veya 30/09/2019 vadeli çek ile ödeme yapılacağı" dikkate alınması halinde dahi, çek ile yapılacak ödeme tarihinin 30/09/2019 olarak kararlaştırıldığı, taraflarca dosya kapsamına sunulan çeklerden, muavin defter, hesap hareket raporu ve çek bedellerine ilişkin ödeme dekontlarına itirazda bulunulmaması nedeniyle, sözleşme kapsamındaki ürünlerin satış bedelinin 1.871,599.99-TL olduğu, 933.822,93.-TLnin 08/01/2020 tarihinde çek ile ödendiği,
1.000,000.-TLnin ise keşide edilen 15/11/2020 tarihli çek ile (bedeli ciro edilen dava dışı bir firmaya 24/11/2020 tarihinde ödenmek suretiyle) tahsil edildiği, kanuni düzenlemeler ile dava konusu alacak talebine ilişkin taraflar arasında imzalanan 05/01/2019 tarihli satış sözleşmesinin 5. maddesinde borcun ödeme tarihi ve vadesinde ödenmeyen alacağa faiz işletebileceği düzenlemeleri kapsamında, davacı/karşı davalının 61.239,38.-TL alacağı bulunduğu hesaplanmış ve Mahkemece sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen alacağa faiz işletilebileceğine kanaat edilmesi halinde,
karşı davacı/davalının Alanya İcra Müdürlüğü 2020/23775 E. sayılı dosyası ile takibe konulan fazla ödemeden kaynaklı bir alacağı bulunmadığı.
Mahkemece 05/01/2019 tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde öngörülen 30/09/2019 tarihinin ödeme vadesi olmadığı ve vadenin net olarak kararlaştırılmadığı, bu suretle davalı tarafından 08/01/2020 tarihinde 933.822,93.-TL ile 24/11/2020 tarihinde 1.000,000.-TL olarak çek ile yapılan ödemelerin vadesinde yapıldığının dikkate alınması halinde, davalı tarafından yapılan ödemeler TBK.mad.100 kapsamında kısmi ödeme olarak değerlendirilmeyeceğinden, davacı/karşı davalının bakiye alacağı bulunmayacağı gibi, davalı/karşı davacının fazla ödemeden kaynaklı 62.222,94 TL alacağı bulunduğu alternatifli olarak bildirilmiştir.
Toplanan delillerden davalı- karşı davacıya ait otelin 01.06.2019 tarihinden önce faaliyete başladığı bu nedenle sözleşmenin vadeye ilişkin 5. maddesi hükmüne göre satım bedelinin ödenmesi günü 30.09.2019 tarihinde nakit veya çekle yapılacağı, sözleşmede belirlenen vadeler sonunda ödenmeyen bakiyeye mevduattaki yasal faizin uygulanacağının belirtildiği TBK'nın 131. maddesi gözetildiğinde sözleşmede ayrıca ve açıkça düzenlendiğinden davacının işlemiş faiz isteme hakkının bulunduğu, asıl alacaktan bağımsız şekilde talep edilebileceği, buna göre davacının bakiye 61.239,00 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalının karşı dava yönünden istinaf itirazının incelenmesinde; taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde Ankara ve Antalya İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılınmakla davalı-karşı davacının karşı davasının Alanya İcra Dairesinde yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olmakla yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından mahkemece karşı davanın usulden reddi doğru olmuştur.
Davalının asıl dava yönünden istinaf itirazının incelenmesinde ise; mahkemece her ne kadar asıl alacak yanında 1.271,71 TL işlemiş faize hükmedilmiş ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal oranda temerrüt faizi uygulanmasına şeklinde hüküm kurulmuş ise de; itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, dava ve takibe konu alacağın dayanağı olan faturanın 24.11.2020 tarih, ....125 nolu 252.052,77TL tutarlı faiz alacağı olduğu, faize faiz uygulanamayacağı gözetilerek, mahkemece işlemiş faize hükmedilemeyeceği gibi asıl alacağın faizle tahsiline de karar verilemeyeceğinden;
davacı yanın faizle ilgili itirazları yerinde olmadığından istinaf başvurusunun bu nedenle HMK'nin 353/1.b.1.maddesi uyarınca esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun ise kabulü ile HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca mahkeme kararının işlemiş faiz ve asıl alacağın faizle tahsiline ilişkin kısmı hükümden çıkarılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1884, K. 2024/1742, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama