KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1973 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1420
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2022
- Esas-karar no
- 2019/603 E - 2022/388 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 26/11/2024
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; 2018 yılından itibaren taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, 2019 yılı içerisindeki ticari ilişki kapsamında davalıya satılıp teslim edilen ürünlerin bir bölümüne ilişkin 4 ayrı faturadan kaynaklanan alacaklarının bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında başlattıkları icra takibinin davalının itirazı ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 10/12/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep alacak davasına dönüştürülüp icra takibine konu 21.675,55 TL cari hesap alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; çeşitli tarihlerde havale, çek vermek ya da EFT ile ödeme yaparak borçlarını sona erdirdiklerini, bir kısım ürünlerin iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacının daha önce teslim ettiği ürünler için 01/06/2019 tarihli iade faturası düzenlediklerini, iade faturasının davacı tarafından kabul edilmediğini, bu ürünlerin ayıplı olduğunu, borçlarının bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; toplanan delillere göre: Taraflar arasında 2019 yılı içerisinde gerçekleşen ticari ilişki kapsamında her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan 7 adet fatura kapsamında toplam bedeli 40.993,28 TL olan ürünlerin davacı tarafından davalıya satılıp teslim edildiğinin uyuşan taraf kayıtları ile kanıtlandığı,
davalı ödemelerinin ise her iki taraf kayıtlarında yer aldığı şekilde davalıya ait 2 adet iade faturası ile toplam 2.431,66 TL, yine her iki tarafın ticari defterlerinde yer alan 3.750,00 TL bedelli EFT dışında ayrıca davalının delillerinin değerlendirilmesi sonucu ödeme olarak kabulü gerektiği sonucuna varılan iki ayrı çek ile 5.000,00 TL ve 15.000,00 TL olarak yapılan ödemeler yanında Ziraat Bankası aracılığı ile EFT edilerek ödenen 2.000,00 TL yanında ayrıca davalı çalışanı dava dışı ... tarafından 05/03/2019 tarihinde EFT ile ödenen 750,00 TL ve yine aynı kişi tarafından 21/01/2019 tarihinde EFT ile ödenen 3.150,00 TL'nin davalı borcu
için yapılmış ödeme olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda toplam ödeme miktarının (iade faturası ile 2.431,66 TL + havale ile 3.750,00 TL + çek ile 5.000,00 TL + çek ile 15.000,00 TL + ... tarafından EFT ile 3.150,00 TL + ... tarafından EFT ile 750,00 TL = 32.081,66 TL) 32.081,66 TL olduğu,
davacının davalıya satıp teslim ettiği mallar nedeniyle oluşan alacağından toplam ödeme miktarı mahsup edildiğinde (40.993,28 TL - 32.081,66 TL = 8.911,62 TL) 8.911,62 TL davacı alacağının davalıdan tahsili gerektiği, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmekle birlikte hangi tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilmediği için faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği kabul edilip, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; davalı adına yapılan ...'un yaptığı EFT ödemelerini davalı borcundan mahsup edilmesi, ...'un eşi ... ile olan gayri resmi ticari ilişkiyle yapılan ödemeler olduğunu, ...'un herhangi bir vergi kaydı bulunmadığını aralarında tutulmuş bir ticari defter bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... aracılığı ile Türkiye'nin pek çok yerine ürün satışı yapıldığı bu ürünlerin bedelinin ...'un eşi ...'un hesabına yattıktan sonra komisyon kesilerek yine ...'un hesabından müvekkilinin hesabına gönderildiğini, bu hususun ispatlandığını, davacının alacağından mahsup edilemeyeceğini,
ayrıca mahkeme kararında faiz başlangıç tarihi dava tarihi esas alınmışsa da bu hususun da hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan takip tarihi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi karar verilmesini istemiştir.
II-) Davalı vekili; müvekkilinin kullanmadığı, açıkça davacı tarafından son kullanma tarihi geçtikten sonra satılan ürünlerin bedelinin müvekkilinden tahsili yoluna gidilemeyeceğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki alım satım ilişkisi kapsamında alacak borç ilişkisinin belirlenmesi hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki sırasında davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilen malların bedeli nedeniyle doğan ve davacı tarafından yapılan ödeme sonrası halen ödenmeyen davacı alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Her iki tarafın kabulünde olduğu üzere taraflar arasında faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilmesi ve ürün bedellerinin davalı tarafından ödenmesini içeren yazılı olmayan sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, özelikle davacının fatura bedelinden kaynaklanan alacağının varlığını kısmen usulüne uygun yazılı delille kanıtladığı, teslim edilen mallar için sonradan tek taraflı olarak iade faturası düzenlenerek bedelinin mahsubunun talep edilemeyecek olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1973, K. 2024/1420, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama