KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/381 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2023/1734
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/01/2022
- Esas-karar no
- 2021/988 E - 2022/58 K
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 16/01/2024
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında davalının kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, senedin 2005-2009 yılları arasında piyasada kullanılan senetlerden olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sadece davalıya ait dairenin davacılara kiraya verilmesi sebebiyle teminat senedine ilişkin olduğunu, kira tarihinin başlangıcının 2006 yılı olduğunu, o tarihte Türkiye'de TL yerine YTL kullanıldığını, 2015 yılında senet üzerinde YTL yazmasının söz konusu olmayacağını, senedin müvekkillerinin rızası dışında üzerinde tahrifat yapılarak doldurulduğunu senedin tanzim tarihi,
vade tarihi ve miktara ilişkin olan yazıların müvekkillerine ait olmadığını, senedin eksik unsurlarının sonradan doldurulduğunu belirterek müvekkillerinin takibe konu 01.08.2015 tanzim tarihli 01.09.2015 vade tarihli 25.000,00TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacılardan ...'nın 2006 yılından itibaren yaklaşık 10 yıl müvekkilinin kiracısı olduğunu, ...'nın ise kardeşi ...'e kefil olduğunu, bu kira ilişkisi nedeniyle tarafların arasında yakınlaşma ve güven ilişkisi tesis edildiğini, bu nedenle davacıların müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin de bu güvene istinaden borç para verdiğini, karşılığında takibe konu senedi aldığını, senet bedeli ödenmeyince icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, senetin kira sözleşmesinin teminatı olmadığını, anlaşmaya aykırı doldurulmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece.
Dairemizin 2019/194 Esas, 2021/1669 Karar sayılı 22/11/2021 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda: takip konusu bononun TTK’nin 776. maddesinde gösterilen unsurları taşıdığı, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içerdiği, alacaklının lehtar olması nedeniyle kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunduğu, bono üzerinde teminat kaydı bulunmadığı, teminat, anlaşmaya aykırı doldurma ve borcun bulunmadığı iddiaları için takip konusu bononun vade, tanzim ve bedeline atıf yapan İİK’nin 169/a maddesinde sayılan nitelikte bir yazılı delil sunulmadığı, davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak,
davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı davacı tarafından sunulan yemin metni nazara alınarak HMK 226 ve HMK 233/2-3 maddeleri gözetilerek yemin teklif edilecek vakıa mahkememizce belirlenerek davacı vekilince yemin edilecek vakıa HMK 154/3-ç ve yönetmelik 211.maddesi gereğince imza altına alınarak bu kapsamda davalının da yemin metnine uygun olarak geçmiş tarihte kiracı olması sıfatı ile ... ve aval veren olarak da ağabeyi ...'nın da bonoyu imzalamadığı, takibe koymuş olduğu bononun teminat bonosu olmadığı, kira sebebi ile verilmediği, karşılıksız olmadığı,
bono bedeli kadar alacağının olduğuna dair yemin ederek alacaklı olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; senedin müvekkili ...'nın davalının kiracısı olması sebebi ile tanzim tarihi, vade tarihi ve miktarı boş bir şekilde teminat senedi olarak verildiğini, kira bedellerinin ödenmemesi durumunda senetler ile işlem yapılacağı düşüncesi ile müvekkilinin kiralarını düzenli bir şekilde ödemiş ve tamamını aldığını düşünerek bir takım senetlerini geri aldığını, kira bedellerinin düzenli ödendiğini davalı tarafından da kabul edildiğini, ancak davalının senedin müvekkillerine borç karşılığı verildiğini iddia ettiği, borç parayı 2013 yılında verdiğini söylediğini,
ancak dava konusu senet üzerinde YTL ibaresi kullanılmakta olup davalının iddia ettiği üzere 2013 yılında borç verilmesi durumunda TL ibaresi bulunması gerektiğini YTL ibaresi olmasının delil başlangıcı sayılması ve tanık deliline dayanılabilmesi gerektiğini, yemin metnine uygun yemin beyanın da bulunulmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya konu senedin teminat senedi olarak eksik unsurlu olarak düzenlenip düzenlenmediği hususunun usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe ve davaya konu senedin teminat olarak düzenlendiği teminat fonksiyonunun kalmadığı bedelsiz kalan senedin kötü niyetli olarak icra takibine konu edilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı yanın senedin teminat senedi olduğunu kesin delillerle kanıtlayamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/381, K. 2023/1734, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama