KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/432 - 2024/506
- Esas no
- 2022/432 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/506
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2021
- Esas-karar no
- 2017/690 E - 2021/519 K
- Davacılar
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 22/05/2024
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında yapılan satım sözleşmesine konu “tutucu” olarak tabir edilen emtianın belirlenen ölçü ve ağırlıkta olmadığını, sözleşmeye aykırı olarak ayıplı olarak teslim edildiği, malların davalıya iade edildiğini, davalıya mal bedeli olarak verilen çekin ve nakit ödemenin iade edilmediğini belirterek müvekkilinin davalıya ödediği 7.000,00 TL ‘nin iadesine, verilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL bedelli uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; manyetik tutucuların belirlenen ölçü ve ağırlıkta olmadığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispatlamak zorunda olduğunu, davacı tarafın talebiyle düzenlenmiş KOSGEB raporlarının aleyhe olan kısımlarının kabulünün mümkün olmadığını, usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığını, davalının edimini ifa ettiğini, ancak davacı tarafın edimini ifa etmediğini, davacı şirketin halen borçlu olduğunu, davacı tarafın maddi zarara uğradığı iddiasının kabul edilmeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; satıma konu emtianın ayıplı olduğu savını ileri süren davacının üzerine düşen kanıt yükünü karşılayamadığı ve teslim edilen malların ayıplı olduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı yan kendi kusurunu dosyaya sunulan maillerle kabul ettiği, mesajlarda KOSGEB tarafından yapılan inceleme ve testlerin davalı yanın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığının da açıkça görüldüğünü, dosyada davaya konu malların fotoğraflarının mevcut olduğunu ayıplı mal tesliminin kanıtlandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; tutucu olarak tabir edilen emtianın sözleşmede belirlenen ölçü, ağırlık ve kalitede olup olmadığı bu doğrultuda genel olarak ayıplı sayılıp sayılmayacağı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesine konu malların sözleşmeye uygun teslim edilmediği, ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince ödenen mal bedelinin ve çekin iadesi ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının süresinde bir ayıp ihbarın da bulunmadığı gibi malların ayıplı olarak teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/432, K. 2024/506, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama