KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/573 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/613 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2021
- Esas no
- 2021/174 E 2021/659 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.099 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 26.İcra Müdürlüğü’nün 2021/1522 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bononun müvekkili tarafından senedin lehdarı olan ...'ın müvekkiline vereceği danışmanlık hizmet bedelinin teminatını teşkil etmek üzere düzenlendiğini, müvekkilinin talebi üzerine "anlaşmadır" başlıklı belge ile 06/03/2019 tarihli bahse konu senedin danışmanlık hizmeti için kararlaştırılarak 12.500,00 TL'yi teminat altına almak maksadıyla alındığını ve iş alınıp hakedişler ödendikten sonra bedelin tahsil edileceğini içerir yazı kaleme alınarak müvekkiline teslim ettiğini,
ancak lehtarın bahsettiği gibi büyük bir iş alamadığını, yine de hak edişlerin bile kendisine ödenmesini beklemeden lehtarın maddi açıdan sıkışık olduğunu beyan etmesi üzerine ödeme yaptığını, ancak senedin iade edilmediğini, kötüniyetli olarak davalıya ciro edilerek icra takibine konu edildiğini, davalı yanın iyiniyetli hamil olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin söz konusu senette üçüncü kişi konumunda olduğunu, senet metninden anlaşılamayan defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, söz konusu senedin teminat senedi olmadığını, nakit alışverişi sonucu düzenlenmiş bir kambiyo senedi olduğunu, davacı tarafın senedin teminat senedi olduğuna ilişkin "anlaşma" başlıklı belgenin takibe konu senet ile ilgisi bulunmadığını, senedin keşide tarihinin 04/01/2018 vade tarihinin ise 15/02/2018 olduğunu, "anlaşma" başlıklı belgenin ise 06/03/2019 tarihli olduğunu, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak senedin düzenleme tarihinin 04/01/2018, ödeme tarihinin ise 15/02/2018 olduğu, lehtarı ...’e ... tarafından keşide edildiği, cirantanın davalı şirket olduğu, senedin üzerinde 12.500,00 TL bedel bulunduğu, senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibarenin olmadığı, senedin teminat senedi olduğu iddiasına ilişkin davacı tarafça sunulan 06/03/2019 tarihli "anlaşmadır" başlıklı metinde "06/03/2019 tarihinde ...
TC.Kimlik numaralı ...'den, Keçiören Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesine tarafımca yapılan danışmanlık hizmetine istinaden 12.500,00 TL tutarında senet alınmış olup İz İklimlendirme ltd.
Şti bahse konu hastaneden hizmetlerinin hakedişini alınca senet tarafımca tahsil edilecektir." şeklinde olduğu, davacı tarafından cirantaya dava açıldığı, lehtara dava açılmadan cirantaya dava açılmasının mümkün olamayacağı, defilerin davacı tarafça cirantaya karşı ileri sürülemeyeceği, senet ve “anlaşmadır” başlıklı beyanın mukayesesinde senedin düzenleme tarihinin 04/01/2018 olduğu, ödeme tarihinin 15/02/2018 olduğu, “anlaşma” başlıklı metnin 06/03/2019 tarihli olduğu,
tarihlerin aynı döneme ilişkin ve aynı tarih aralığında olmadığı bu nedenle davacının söz konusu senedin teminat senedi olduğuna dair davasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece lehdara karşı dava açılmadan hamile karşı dava açılamayacağına dair gerekçenin yerinde olmadığı, müvekkili tarafından teminat senedi ve bedelsizlik defilerinin davalıya karşı da ileri sürülebileceği, davalının iyiniyetli hamil olmadığı, lehdar ile iş ve iş birliği içerisinde müvekkilinin zararına olarak dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olduğu, mahkemece davalı yanın iyiniyetli hamil olmadığına dair iddialarına yönelik yeterince araştırma yapılmadığı gibi dosya kapsamındaki bu yöndeki delillerin de değerlendirilmediği, dosya kapsamına sunulan “anlaşmadır” başlıklı belge ile teminat senedi iddialarının ispat edildiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bononun teminat senedi olup olmadığı, bedelsiz kalıp kalmadığı ve davalı yanın iyiniyetli hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, teminat ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2020/522 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davalı tarafından ciranta sıfatıyla keşideci davacı aleyhine 04/01/2018 düzenleme, 15/02/2018 vade tarihli, 12.500,00 TL bedelli senet nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığı, takibe dayanak bononun “nakden” kaydı ile düzenlendiği, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ifadenin yer almadığı anlaşılmıştır.
Davacı yanca dava konusu senedin danışmanlık hizmet bedelinin teminatını teşkil etmek üzere lehdara verilen senet olduğu ve bu senedin teminat senedi olduğunu bilen davacıya ciro edilerek icra takibine konu edildiği, bedelsiz olduğu ve davalı yanın iyiniyetli hamil olmadığı iddia edilerek iş bu dava açılmıştır.
Davacı tarafından lehdara dava açılmadan hamile karşı iş bu davanın açılmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır. Davacı yanca açılan bu menfi tespit davasında öncelikle dava konusu bononun teminat senedi olduğu, bedelsiz kaldığı ispat edildikten sonra bu hususuların iyiniyetli olmayan davalı yanca bilindiğinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça sunulan 06/03/2019 tarihli "anlaşmadır" başlıklı metinde "06/03/2019 tarihinde ... TC.Kimlik numaralı ...'den, Keçiören Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesine tarafımca yapılan danışmanlık hizmetine istinaden 12.500,00 TL tutarında senet alınmış olup ... Ltd. Şti bahse konu hastaneden hizmetlerinin hakedişini alınca senet tarafımca tahsil edilecektir." şeklinde olduğu, anılan belgenin takibe dayanak bononun teminat bonosu olduğunu ve bedelsiz kaldığını yazılı delillerle ispat edemediği ve davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/573, K. 2024/613, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama