KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/584 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/669
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2021
- Esas-karar no
- 2019/404 E 2021/513 K
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağının tahsili amacıyla Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11806 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasında kapı siparişleri için görüşmeler yapıldığını, çek bedeli karşılığında çek bedeli tutarında ürün göndereceği hususlarında anlaştıklarını ve davacı şirketin davalıya çek bedeli tutarında ürün gönderdiğini, dava konusu alacağın dayanağı kapıların teslimine ilişkin icra takibine ve iş bu dosyaya sunulan sevk irsaliyesindeki teslim alan kısmında yazan ...’ın müvekkili ile ilgisi olmadığını, ayrıca sevk irsaliyesindeki kapı adetleri de teslim edilen adet ve tutarlardan farklı olduğunu, davacı firma ile defalarca görüşülmesine rağmen ne sevk irsaliyesinin ne de faturanın teslim edilmediğini,
yine davalıya gönderilen ve teslim edilen kapıların birçoğunun ayıplı ve defolu olduğunu, davacı ile yapılan görüşmelerde ayıplı gönderilen malların geri alınıp yeni kapılar teslim edileceğinin belirtilmesine rağmen ayıplı malların değiştirilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, fatura tutarının 40.000.00 TL'sinin çekle ödendiği, bu haliyle taraflar arasında alışveriş ilişkisinin bulunduğu, kalan tutarın ödendiğine dair davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulamadığından borcun devam ettiği, bu haliyle davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğunu ispat ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği, müvekkilinin çekle ödeme yaptığı bedel kadar mal gönderildiğini, daha fazlasına dair düzenlenen faturanın kabul edilmediğini, davacı tarafından ödeme yapılan bedelden fazla mal gönderildiği hususunun ispat edilemediğini, irsaliyeli faturada ismi geçen kişinin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11806 E. sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine 2.05.2018 tarihli 097925 nolu 67.400,00 TL bedelli faturadan bakiye kalan alacağa istinaden 27.400,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığı, takibe süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak irsaliyeli fatura fotokopisinin incelenmesinden, 2.05.2018 tarihli 097925 nolu 67.400,00 TL bedelli çelik kapı açıklamalı fatura olduğu, eksiksiz teslim alan bölümünde plaka ile birlikte ... isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece fatura üzerinde ismi yazan kişinin SGK kayıtları istenmiş ise de dosya içerisinde ve UYAP kayıtlarında SGK cevabının bulunmadığı, yine plaka için yazılan müzekkereye verilen cevabın da dosya içeriğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından anılan fatura kapsamında mal teslim edildiği, ancak bedelinin bir kısmının çek ile ödendiği bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle icra takibinin yapıldığı iddia edilerek iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı yan ise taraflar arasında çelik kapı satımına dair sözleşme olduğunu, ancak çek bedeli olan 40.000,00 TL’ye kadar bir sipariş geçildiğini, fazladan fatura düzenlendiğini, 27.400,00 TL değerinde çelik kapı teslim edilmediğini, irsaliyeli faturadaki teslim alan kişi isim ve imzasının davalıdan sadır olmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ihtilafın, davacı yanın davalı yandan icra takibine konu faturaya dayalı alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu, davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre, çelik kapı bedeli olan 67.400,00 TL karşılığı düzenlenen 12.05.2018 tarihli faturadan ötürü davalı şirketin davacıya toplam 40.000,00 TL ödeme yaptığı, davacı şirketin takip tarihi (17.10.2018) itibariyle davalıdan 27.400,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre ise, taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığı,
davacı tarafından düzenlenmiş olan davaya konu 12.05.2018 tarihli 097925 nolu 67.400,00 TL bedelli faturanın ve de davalı tarafından davacıya verilen 10.08.2018 vade tarihli 009274 numaralı 40.000,00 TL bedelli çekin ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturanın davalı/borçlu şirkete teslimi kanıtlandığı takdirde davacının davalıdan takibe konu faturadan dolayı 27.400,00TL alacaklı olacağı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının alacağının varlığı için 27.400,00TL değerinde çelik kapının teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalı yan ticari defterlerinde takip dayanağı faturanın kayıtlı olmadığı ve fatura üzerindeki isme itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, SGK’ya müzekkere yazılmış ise de bu müzekkere cevabının değerlendirilmediği tespit edilmiştir.
Mahkemece teslim olgusunun yazılı delillerle ispat edileceği, davalının çek bedeli dışındaki mal siparişini kabul etmediği gözetilerek dava konusu faturanın 27.400,00 TL’lik kısmının teslim edildiği hususunun davacı yanca ispatına yönelik SGK kayıtları da değerlendirilerek gerektiğinde dava dilekçesinde davacı yanın yemin deliline dayandığından bu hakkı da hatırlatılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/584, K. 2024/669, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama