KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/770 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/868
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2022
- Esas-karar no
- 2021/673 E - 2022/45 K
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 04/07/2024
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 19/10/2020 tarihinde araç satın aldığını, aracın 19/04/2021 tarihinde Tüvtürk’e muayeneye götürüldüğünü, koltuklarının doğru monte edilmemesi nedeniyle muayenenin onaylanmadığını davacının 29/04/2021 tarihinde tekrar Tüvtürk’e aracı götürdüğünü, koltukların doğru monte edilmemesi, koltukların onaysız olduğu,
otobüs için asgari özelliklere dikkat edilmediğini, oturak düzeninin yönetmeliğe uygun olmadığı için muayenenin onaylanmadığını son kez aracın 07/08/2021 tarihinde tekrar Tüvtürk’e götürüldüğünü, koltukların doğru monte edilmediğini, koltukların onaysız olduğunu, otobüs için asgari özelliklere dikkat edilmediğini, oturak düzeninin yönetmeliğe uygun olmadığı için muayenenin onaylanmadığını, davacının bunun üzerine 27/8/2021 tarihli ihtarname ile araç içerisinde yer alan koltukların doğru monte edilmediğini, onaysız olduğunu, oturak düzeni ile ilgili yönetmeliğe uygun olmaması sebebiyle aracın ağır kusurlu olduğunu,
söz konusu aracın 19+1 olarak uygun olmadığı ancak yeni bir proje çizilerek 17+1 çevrilmesi sonrasında muayeneden geçebilecek olduğunu belirterek, bedel indirimi ve ayıbın giderilmesine yönelik yapılan masrafların tazmini içeren ayıp ihbarında bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik bedelde indirim talebi için 50,00TL, zarar tazmini talebi için 50,00TL'nin toplamda ise 100,00TL'nin araç alım satım tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, aracın 17+1 koltuk adedi olduğu iddiası doğru olsa bile bunda davalı müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracı sürücü dahil 20 koltuklu haliyle almış ve olduğu haliyle (hiçbir oynama/değişiklik yapmadan) davacıya sattığını, müvekkilinin; aracı satın aldığı dava dışı kişinin (...) yaptırdığı muayeneye güvenerek aracı satın aldığını, davacının indirim fark bedeli talebi haksız, dayanaksız ve fahiş olduğunu, zarar tazmin bedeli olarak istediği 50.000.- TL bedel de belirsiz, haksız ve dayanaksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tacir olan taraflar arasındaki alım satım akdi nedeniyle TTK’da düzenlenen ayıp ihbarı ile ilgili hükümlerin uygulanması gerektiği 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içine durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değil ise alıcının teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirerek ve bu inceleme sonucu malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğunun diğer durumlarda TBK 223 maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağının düzenlendiği,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükümün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu araç içerisinde yer alan koltukların doğru monte edilmemesi, onaysız olduğu,
oturak düzeni ile ilgili yönetmeliğe uygun olmaması şeklindeki ayıbı davacının aracın ilk muayene tarihi olan 29/04/2021 tarihinde öğrendiği, ayıp ihbarını ise 27/8/2021 tarihli Ankara 68. Noterliği 28084 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ihtar ettiği, davacının bu bilgiler ışığında kanunda öngörülen yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunmaması nedeniyle ayıba bağlı haklarının ortadan kalktığı, davacının aracı bu hali ile kabul etmiş sayılıp bu nedenle talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı tarafın araç alım satımını meslek edinen kişilerden olduğu dava dilekçesinde belirtildiği üzere iş bu süreler sebebi ile itirazda bulunma hakkının olmadığını, müvekkilinin usulüne uygun ayıp ihbarında bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık satım sözleşmesine konu araçların ayıplı olup olmadığı ve ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı satış nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince bedel tenzili ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı alıcının gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etme derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekeceği ayıp ihbarının derhal yapılamadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/770, K. 2024/868, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama