KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/798 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/892
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2022
- Esas-karar no
- 2021/78 E - 2022/85 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait eczaneye ilaç ve tıbbı malzeme tedarik işi nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, davacının tedarikçi, davalının eczane sahibi olduğunu, davalı tarafından borcuna karşılık olarak verilen bono nedeniyle başlatılan takip sırasında davalının imzaya itirazı nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının vermiş olduğu bono dışında da borçlarının bulunduğunu, takibin iptali nedeniyle davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedildiğini,
taraflar arasındaki cari ilişki kapsamında davalının borçlu olduğunu belirterek davacının davalıdan 65.764,00 TL alacak ile iptaline karar verilen takip nedeniyle ödenen kötü niyet tazminatı miktarı olan 18.088,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafından başlatılan bonoya dayalı takipte takibe dayanak bonoda yer alan imzanın davalıya ait olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, davalının işyerini 31/12/2018 tarihinde kapattığını, iptaline karar verilen takibin devamının sağlanmasının mümkün olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında davalıya ait eczaneye ilaç ve tıbbi malzeme temini hususunda ticari ilişki bulunduğu, davalının 31/12/2018 tarihine kadar ticarete devam ettiği, belirtilen tarih itibariyle davalının davacıya 112.573,11 TL borcunun bulunduğu, ticari kayıtların kapatılması tarihinden sonra davalı tarafından borcuna karşılık olarak davacıya bono verildiği, söz konusu bononun davacı ticari kayıtlarında borç ödemesi olarak yer aldığı, davacı tarafından bu bonoya dayalı olarak yapılan takibin imza itirazı nedeniyle iptaline karar verildiği,
davalı vekili tarafından davacıya borca karşılık olarak 3 adet bono verildiği bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğü, ancak davalı tarafından ödeme yerine geçmek üzere verilen bonoların ayrıntılarının açıklanamadığı,
davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan bonoların borca karşılık olarak davalı tarafından verildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, verilen bonolardan 65.764,00 TL bedelli bononun imza itirazı nedeniyle takibinin iptal edilmesi karşısında ve davalı tarafın iptal edilen bono dışında bir bono ile ödeme yaptığı hususunun dosya kapsamında ispat edilememesi nedeniyle davacının davalıdan cari hesaba dayalı olarak alacaklı olduğu,
davanın iptal edilen takibe dayanak bonoda yer alan imzanın davalıya ait olduğu iddiasıyla açılmamış olması karşısında ise iptale dayanak mahkeme kararında yer alan kötü niyet tazminatının iadesi hususunun davanın niteliği itibariyle değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
davacı kayıtlarında yer alan bonolardan takibe konu edilen bono nedeniyle herhangi bir ödeme yapılması halinde mükerrer ödeme olması sonucunun doğabileceği ve mükerrer ödeme yapılmasının önüne geçilmesi gerektiği gerekçesiyle (Ankara BAM 27. HD. 25/10/2018 tarih, 2017/723 e, 2018/1099 k - kötü niyet tazminatının iptaline ve icra inkar tazminatına ilişkin olarak karar verilemeyeceği hakkında).
Ankara 2. İcra Dairesinin 2019/9641 esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 65.764,00 TL alacağın dava tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının müvekkiline senet verdiğini, hiç kimsenin kendi muvazasına dayanamayacağını, ticari defter kayıtları ile alacağın tespit edildiğini, davalının ticari defter kayıtlarıyla senet verildiğinin sabit olduğunu, senedin davalıdan sadır olduğunu senetteki imzanın sahteliği ileri sürülerekicra hukuk mahkemesince tazminata karar verildiğini tazminat isteminin kabulü gerekirken reddine karar verilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının cari hesap ilişkisi kapsamında alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap ilişkisi kapsamında alacağın tahsili ve davalı yanca verilen senedin sahteliğinin tespit edilmesi üzerine icra hukuk mahkemesince kötü niyet tazminatına hükmedildiği ödemek zorunda kalınan tazminat bedelinin de tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davanın iptal edilen takibe dayanak bonoda yer alan imzanın davalıya ait olduğu iddiasıyla açılmadığı, iptale dayanak icra hukuk mahkemesinin kararında yer alan kötü niyet tazminatının iadesi hususunun davanın niteliği itibariyle değerlendirilemeyeceğinin açık olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/798, K. 2024/892, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama