KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/816 - 2024/730
- Esas no
- 2022/816 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/730
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2021
- Esas-karar no
- 2020/623 E - 2021/869 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 13/06/2024
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, "..." adresindeki unlu mamüllerin imalat ve satışı yapan işyerinin tüm işletme hakkı, işletmede bulunan ve sözleşme eki liste olarak eklenen tüm menkuller ile birlikte toplam 814.505,05 TL (dolar kuru sabitlenerek toplamda 119.325,00 USD) bedel karşılığında müvekkiline devrine ilişkin 09/06/2020 tarihli ticarî işletme devir sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin bu sözleşme nedeniyle 20/07/2020 başlangıç tarihli 20/02/2020 bitiş tarihli beher ayın 20'sinde vade tarihli olan toplam 20 adet sıralı ve toplamda 119.325,00 USD tutarında senedi davalıya teslim ettiğini,
ancak davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini ve iş yerinin teslim ve devir edilmediğini, haricen yapılan araştırmada işletme içerisinde bulunan tüm demirbaş, makine, malzeme ve teçhizatların davalı tarafından satılmış olduğunu öğrendiklerini, senetlerin iadesi için Ankara 15. Noterliği'nin 18/08/2020 tarih ve 10665 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiklerini, davalının, senetleri iade etmediğini, senetlerin malen ihdas kayıtlı olduklarını, bu sebeple, 09/06/2020 düzenleme tarihli, 20/07/2020, 20/08/2020, 20/09/2020, 20/10/2020, 20/11/2020 vade tarihli,
her biri 2.950,00 USD bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu senetlerin kararın kesinleşmesine kadar kullanılmasının, devredilmesinin, ifa amacıyla ibrazının ve icraya konulmasının önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı yanca yargılama sırasında tüm sözleşme bedeli üzerinden borçlu olunmadığının tespiti talebi ile eksik harç ikmal edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda, 09/06/2020 tarihli sözleşme hükümlerine göre iş yerinde davacının fiilen bulunması nedeniyle ayrıca yeni bir teslim merasimine gerek olmadığı anlaşıldığından Ek-2'de belirtilen bonoların ödenmesinden davacının sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiği gibi dosya kapsamındaki delillerin de hatalı değerlendirildiği, süresinden sonra dosya kapsamına ibraz edilen delilin sunulmasına muvafakatları olmadığı halde mahkemece bu delilin gerekçe yapıldığı, davalı yanca sözleşme kapsamında teslim hususunun ispat edilemediği, davalı tarafından sözleşme kapsamındaki malların 3. kişiye satıldığının haricen öğrenildiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bonolar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı ile davalı arasında yapılan 09/06/2020 tarihli “Ticari İşletme Devir Sözleşmesi” kapsamında ticari işletmenin tam ve hukuken teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak 20/07/2020 başlangıç tarihli 20/02/2022 bitiş tarihli, her ayın 20’si vadeli 20 adet sıralı ve toplam 119.325,00 USD bedelli senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı ile davalı şirket arasında 09/06/2020 tarihli ticarî işletme devri sözleşmesi imzalanmıştır. Mahkemece, davalı şirkete sözleşme örneği ekli isticvap davetiyesi çıkartılmış olup herhangi bir itiraz gelmediğinden taraflar arasında sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin (d) bendi şöyledir: "Yukarıdaki bilgileri verilen işletmeye ilişkin işletme hakkı ve işletme içerisinde bulunan ekli listedeki menkul mallar, toplamda 814.505,00 TL karşılığında dolar cinsinden verilen (toplamda 119.325,00 USD) ve ekli listede (Ek-2) bilgileri verilen bonoların tamamının ödenmesi halinde ...'a devredilmiştir”. Sözleşmenin (e) bendinde yer alan: "09/06/2020 tarihinden sonra doğmuş ve doğacak olan söz konusu borçlardan ise devralan ..., şahsen ve malen sorumludur" hükmünden, sözleşmenin imza tarihi olan 09/06/2020 tarihinden sonra alıcı ...'a sorumluluk yüklendiğine göre sözleşme ile birlikte işyerinin tesliminin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacının taraflar arasında devri kararlaştırılan işletmede usta olarak çalıştığı hususunun ihtilafsız olmasına, kısa elden teslim ile zilyetliğinde devrinin gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/816, K. 2024/730, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama