KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/82 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/552 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2021
- Esas-karar no
- 2018/225 E 2021/724 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/06/2024
Karar Metni
2.226 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı şirkete mal siparişi için avans olarak 10/05/2018 tarihli ve 270.000 ,00 TL bedelli çeki verdiğini ancak davalı tarafından mal tesliminin eksik gerçekleştirildiğini, buna rağmen çeki iade etmeyerek diğer davalıya ciro edildiğini davalı tarafından teslim edilmeyen mallara karşılık gelen 211.017,50 TL'lik kısım yönünden müvekkilinin alacaklı olduğunu,
belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalı taraf ile 05/02/2018 tarihinde imzalanan ve malzemelerinin teslimine konu sipariş formunun teslim edilmeyen mallar yönünden iptaline ve davalıya ödenmiş olan miktarlar ve 10/05/2018 vadeli çek ve teslim alınan kısmi mallar gözetilerek fazladan ödenmiş (59.679,00 TL'lik kısmında kalan miktar) olan 211.017,50 TL yönünden çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
I-)Davalı ... Rek. İnş. Tic. Ltd..
Şti.vekili ; davacının iddialarının çelişkili ifadeler içerdiğini, müvekkili şirkete 1 haftalık sürede mal teslimi yapması gerekiyorsa davacının neden teslim etmediği ürün için sözleşme tarihinden 2 hafta sonra 270.000,00 TL miktarlı çek ve 35.000,00 USD neden ödeme yaptığını, sözleşmenin imzalanması akabinde davalı firmanın edimini gereği gibi yerine getirdiği ve teslim etmesi gereken malın yarısını teslim ettiği, daha sonra ise kalan kısım için davacı şirketin sipariş ettiği sacların mamul ve ölçüleri açısından kararsız kaldığı ve uzun süre müvekkili şirkete sipariş bilgisi iletmediğini,
davacının sipariş bilgilerinin iletmemesi nedeniyle hammaddenin müvekkilinin elinde kaldığı, uzun süren bekleme süresi sonunda zarara uğrayan davalı şirketin daha fazla zarara uğramamak için davacı şirket için ayırdığı ham maddeyi satmak durumunda kaldığını, daha sonra davacı şirketin sipariş bilgilerini müvekkili şirketine iletmiş ancak müvekkiline ham madde teminini metal piyasasındaki kriz sebebiyle kısa süre içerisinde sağlayamadığı ve durumu davacıya bildirdiği ve iyi niyetli olarak yeni anlaşma teklifinde bulunduğu,
ancak davacı tarafından kabul edilmediğini, davacı tarafın avans olarak teslim edilen kıymetli evrakın kötü niyetli olarak ... A.Ş. firmasına verildiği iddiasının asılsız olduğu, açık muvafakatları bulunduğu, çeki veren veya alan kimsenin fatura inceleme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı ... A.Ş vekili; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak müvekkili şirketin dava konusu çeki 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun hükümleri usul ve esaslarına uygun olarak devir aldığını, müvekkili ile dava dışı ... Yapı Inş. Mak. Ve Tic. A.Ş. firması arasında 27/10/2017 tarihinde 017482 numaralı Genel Faktoring Sözleşmesi İmzalandığını, sözleşme kapsamında dava dışı faktoring müşterisinin diğer davalı ... Ltd.
Şti.'nin borçlusu olduğu ekte sunulu faturadan doğan alacaklarını müvekkili şirkete temlik ederek karşılığında faktoring finansmanı sağladığını, dava dışı ...
AŞ. firmasının faktoring şirketine olan borçlarının geri ödenmesi konusunda davacı tarafından keşide edilen 10.05.2018 tarihli 270.000,00 TL tutarlı çeki ciro yoluyla, alacak bildirim formu, temlikname ve taahhütname ekinde müvekkili şirkete devir ve teslim ettiğini, faktoring firmasının faktoring mevzuatı hükümleri uyarınca fatura ile tevsik edilmiş alacağı temlik aldığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda: Davaya konu olayda , faktoring şirketine ciro yoluyla devredilen çek, davacı tarafından davalı ... ... Ltd. Şti. lehine keşide edildiği, davalı ... Ltd. Şti. ile çeki teslim alan dava dışı ... ... A.Ş. arasında iktisadi özdeşlik bulunduğu, zira, davalı ... ... Ltd. Şti. ile dava dışı ...
Yapı A.Ş. arasındaki mal alış faturası incelendiğinde her iki firmanın aynı adreste faaliyet gösterdiği, her iki şirket temsilcisini aynı soyadı taşıdığı ve sonrasında her iki şirketin de aynı kişi tarafından temsil edildiği, başka bir anlatımla davalı davalı ... ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... .. A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu dosya kapsamından sabit olduğu, somut olayda 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmadığı, bu durumda davacı ...
A.Ş., önceki alacaklısı konumunda olan ... ... Ltd. Şti.'ye karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri, alacağı önceki alacaklının organik bağ içinde olduğu dava dışı ... ...
A.Ş.'den faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan davalı ...Ş.'ne karşı ileri sürebileceği, nitekim, 6361 Sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükmü uyarınca, faktoring sözleşmelerinde de alacağın temliki hükümleri uygulanacağı, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687/2. maddesi, gerekse 6361 Sayılı Kanun'un 9/2. maddesi karşısında faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı, her ne kadar, davalı ..., davacı ...
A.Ş.'den 09.02.2018 tarihli muvafakat belgesi aldığı, istihbarat yükümlülüğünü yerine getirdiği savunulmuş ise de; muvafakat belgesi düzenlenmeden önce, dava dışı ... ... A.Ş. tarafından davalı ... Reklam Şirketi'ne 07.02.2018 tarihli ve 271.518,00 TL tutarında fatura düzenlendiği gözetilerek, bu tarih itibariyle şirketin mali durumuna ilişkin araştırma yapılmadığı, dava dışı ... Yapı A.Ş. ile ...
Reklam Şirketi arasındaki organik bağın mevcut olduğu basit bir araştırmayla dahi tespit edilmesi mümkün iken, buna yönelik bir araştırma yapılmadığı, şirketler arasındaki organik bağ nazara alınmadan factoring işleminin gerçekleştirildiği,
şu durumda, 6361 sayılı yasanın 9/2. maddesi ve faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkındaki yönetmeliğin 5 ve 8. maddelerinde belirtilen şekilde yeterli araştırma yapmayan davalı ... şirketinin haklı hamil olarak kabul edilmesinin doğru olmayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının davalılara 211.017,50 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, yargılama aşamasında dava konusu 270.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiği,
211.017,50 TL'nin 10.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, yetkli yer mahkemesinin İstanbul olduğunu, alacağın varlığı fatura ve sözleşme ile tevsik edildiğini, temel ilişkiden kaynaklanan defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, malını teslim almadığını iddia etmesine rağmen müvekkil şirkete hitaben malını teslim aldığına dair yanıltıcı bir teyit verdiğini davacının malını teslim aldığına ilişkin açıkça kabul beyanı olmasına rağmen son bilirkişi raporunda bu hususlara değinilmediğini, mahkemece alınan üç raporun aksine düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun oldukça düşündürücü olduğunu,
bu çelişkinin faktoring alanında uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak giderilmesi gerekirken anılan bu eksiklik giderilmeden eksik inceleme ve araştırma neticesi karar verildiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin, iyiniyetli hamil olup olmadığı, araştırma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davacı keşidecinin çek nedeniyle faktoring şirketine karşı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sipariş formu sözleşmesinen kaynaklanan şekilde malların zamanında teslim edilip edilmediği, sözleşmenin teslim edilmeyen mallar açısından kısmen iptaline ilişkin ihtilaf ve davacı tarafından davalıya avans çeki olarak 10/05/2018 tarihli 270.000 TL'lik çek karşılığı teslim edilmediği iddia edilen mallar yönünden bakiye borcun kalan kısmı olan 211.017,50 TL'ye ilişkin menfi tespit, çek iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın niteliği itibarıyla davacının öncelikle kambiyo senedinin bedelsiz kaldığı ve ardından ciro yolu ile temlik alan faktöring şirketinin kötü niyetle iktisap ettiklerinin ispatı gerekmektedir.
Ne var ki çek metni incelendiğinde, ciro zincirinde bir kopukluk bulunmadığı ve davacı iddiasının senet metninden görülebilen mutlak defi niteliğinde olmadığı müteakip ciro yoluyla hamillere karşı ne şekilde ileri sürülebileceğinin gerek kambiyo hukuku gerekse Faktoring ilişkisi açısından irdelenmesi gerekmektedir.
Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır… (TTK. 790)
Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür (TTK. 792)
6102 sayılı TTK 687 - 1. maddesinde de “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır” düzenlemeleri mevcuttur.
Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde konu ele alındığında, kambiyo ilişkisinde üçüncü kişi olması hasebiyle davalı ... şirketinin ancak ve ancak kötü niyetli hamil olması halinde senedi iadeyle yükümlü olacağı ve dosya kapsamından kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Burada hamil faktoring şirketi olduğuna göre vakıanın ayrıca Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun (FKFFŞK) 9/2 ve 9/3 maddeleri çerçevesinde tartışılması ve dolayısıyla meşru hamil olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
“Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz” (FKFFŞK Madde 9/2)
Davalı ... tarafından dosyaya sunulan fatura ve sair belgeler incelendiğinde; bir önceki cirantalarla hukuki ilişkinin faturalarla tevsik edildiği ve dolayısıyla temlik edilen alacak tutarının çek tutarlarını aşmadığı görülmektedir.
Faktoring işlemlerinde, kambiyo senedi refakatinde tevdi edilen faturaların gerçek bir mal veya hizmet satımına ilişkin olup olmadığının denetimi ancak davacının da hukuki işlemin tarafı olması halinde mümkündür.
Şayet, davalı ... alacağı, davacıdan bir sonraki cirantadan temlik alsaydı, faktoring şirketinin meşru hamil olmadığı defii alacağın temliki hükümlerine göre faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecekti. Ancak asıl ve birleşen davaya konu çek davacı tarafından davalı emrine düzenlenmiş, bu şirket de çeki cirolayıp dava dışı ... Yapı A.Ş. Ltd.’ne vermiş, davalı ... ise dava dışı ... Yapı A.Ş.’nden alacağı temlik almış, dava konusu çekin de hamili olmuştur.
Dolayısıyla davalı ... şirketinin dava konusu çeki faktoring işlemi kapsamında temlik aldığı ve alırken de kanunun 9/2 maddesinde yer alan yasaklayıcı hükümlere riayet ettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Aksi durumun yani istihbarat yükümlülüğünün yerine getirilmediği lehtar şirket ile ciranta şirketin grup şirketi olduğu, iktisadi özdeşliği bulunduğu araştırma yükümlülüğünün layıkıyla yerine getirilmediğinin ispat yükü davacı taraftadır.
Kötü niyetli olduğu ispatlanamayan davalıya daha ağır vecibeler yüklemek faktoring müessesesini fiilen işlevsiz hale getirmekle eşdeğer sonuçlar doğuracaktır.
Kaldı ki dosyaya sunulan 09/02/2018 tarihli muvafakat belgesinde davacı şirket tarafından davalı faktöring şirketine hitaben yazılan yazı kapsamında temlik alınan çekteki imzayı kabul ettiği, temlik işlemine konu olan faturaların doğruluğunu teyit ettiğini kabul ettiğine dair belgeyi imzalayarak davalı faktöring şirketine verildiği anlaşılmaktadır.
Çekin kısmen bedelsizliği davalı lehtar şirket tarafından kabul edilmiş ise de dava dışı şirket ile lehtarın iktisadi bütünlük yönetsel özdeşlik bulunması aynı faaliyet alanında faaliyet göstermesi davalı faktöring şirketinin iyiniyetli hamil olmadığı anlamını taşımaz.
Keza, FKFFŞK’un 9/3 maddesinde de: “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” denilmek suretiyle bir bakıma TTK'nın 687. maddesiyle paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Açıklanan gerekçeler ile çekleri kötü niyetle (dava konusu çekin bedelsiz olduğunu bile bile) devraldığı ispatlanamayan davalı ...Ş.’ye karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile anılan davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, faktoring şirketinin istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerekmediğinden kararın kaldırılarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/82, K. 2024/552, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama