KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/876 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/898
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2021
- Esas-karar no
- 2020/282 E - 2021/573 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalının haksız yere elinde bulundurduğu ve imzası müvekkili Şirket yetkilisi ...’a ait olmayan 31/10/2019 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek nedeni ile müvekkili şirket yetkilisi hakkında haksız yere karşılıksız çek düzenleme suçundan şikayetçi olduğunu, bu nedenle Ankara 4.İcra Ceza Mahkemesi’nin 2020/53 Esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu ve müvekkili şirket yetkilisine atfen çek üzerinde atılan imzanın sahte olduğunu belirterek dava konusu çek üzerindeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ve çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında mal alım satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkili tarafından tamamı faturalı olarak davacıya satılan malların bedeline karşılık davacının kendisine ait hesaptan keşide ettiği çekleri müvekkiline verdiğini, davacının müvekkilinden satın aldığı malların bedeline ilişkin olarak teslim ettiği çekler yönünden protokol başlığı altında ödeme yaptığı başkaca icra takip dosyalarının da bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda:Dava konusu çekin altındaki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcisinin eli ürünü olmadığının sabit olduğu, yetkili temsilcisinin imzasının mevcut olmadığı ve sahte imza içeren dava konusu çekin davacı şirket yönünden borç ve hukuken sorumluluk doğuramayacağı, davalının çekin lehdarı olması nedeni ile sahte imza olgusunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu dikkate alındığında; kötüniyetinin sabit olması nedeni ile davacı lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacıya ve yetkilisi ...'a ait UYAP kayıtlarının celp edilmesi ile davacının bu yöntem ile haksız kazanç elde ettiğini, çok sayıda çeke kendi iradesiyle başkasına imzalattığını ve tahsil aşamasında imza itirazında bulunduğunu, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmamasının da eksiklik olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya konu çekte davacıya atfen atılı imzanın davacı şirket yetkilisinin el ürünü olup olmadığı, bu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, ve kötü niyetli olup olmadığı, davacının dava ve taleplerinde haklı olup olmadığı hususlarının olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava ve takibe konu edilen çekteki keşideci imzasının davacı şirket temsilcisine ait olmadığı iddiasıyla içekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imzanın sahteliğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/876, K. 2024/898, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama