KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/92 - 2024/699
- Esas no
- 2022/92 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/699
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2021
- Esas-karar no
- 2020/268 E 2021/948 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 24/06/2024
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davalıya mal satıldığını, davalının müvekkiline 248.747,19 Euro borcu bulunduğunu, davalının tüm ikazlara rağmen kalan borcu ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında Eskişehir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/8472 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; taraflar arasında cari hesap bulunduğunu, davacı ile sözleşme yapıldığını ancak ürünlerin süresinde teslim edilmediğini, teslim edilen bir kısmında da kalite sorunu olduğunu, süresinde teslim edilmediği için sözleşmeye göre %0,5 oranında cezai şart uygulanması gerektiğini, bu amaçla icra takibi başlattıklarını, davacının itirazı üzerine takibin durduğunu, mahkemenin 2018/650 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece: Benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında mal alım satımına yönelik cari hesap ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda 25/08/2017 tarihli satın alma sipariş formu ile 4000 adet buatagres gövde, 4000 adet buatagres kapağı ve 4000 adet yağ tutma bileziği olmak üzere toplam 12000 adet parçanın davacı tarafından imal edilerek davalı şirketin onayına müteakip 12 hafta içerisinde teslim edilmek suretiyle satılması, malların toplam tutarının 588.000 euro olması, ödemenin %30'unun peşin, kalanın ise fatura kesim tarihinden 60 gün sonra ve KDV hariç olarak kararlaştırıldığı,
sözleşme kapsamında malların davalı tarafa teslim edildiği, davalının ödemeleri düşüldüğünde takip tarihi itibariyle bakiye 248.747,19 Euro borcu bulunduğu, bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu da olmadığı, ayrıca bilirkişi raporu ve tarafların ticari defter ve kayıtlarının da bu hususu doğruladığı, her ne kadar davalı taraf malların süresinde teslim edilmediği ve bu kapsamda gecikme cezası uygulanması gerektiğini savunmuş ise de, bu hususun 2018/650 esas sayılı dava dosyası ve ona dayanak icra takibine konu yapılması nedeniyle yargılama aşamasında hukuki yarar bulunmadığı,
davacını davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye 248.747,19 Euro alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren uygulanacak faiz talebinin de yasal mevzuata uygun olduğu, ancak takip faturaya dayalı ise de faturanın tek başına temerrüt için yeterli olmadığı, davacı tarafça davalı taraf takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği,
takip tarihinden önceki döneme ilişkin işlemiş temerrüt faizi talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Eskişehir 6. İcra Dairesinin 2018/8472 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 248.747,19 Euro asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek faiz yönünden devamına, sözleşmeye dayalı alacak likit ve itiraz haksız olup,
ayrıca kamu düzenine ilişkin olduğundan yabancı para cinsinden kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden asıl alacak olan 248.747,19 Euronun dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru 6,2040 TL'den karşılığı olan 1.543.227,56 TL'nin %20'si oranında 308.645,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre ödemenin %30 u sipariş öncesi, kalan bakiye ise fatura kesim tarihinden itibaren 60 gün içinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ayrıca TTK1530 ile ödeme süresinin 60 günü aşamayacağı, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun hiçbir ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği ve alacaklının faize hak kazanacağının düzenlendiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davnın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; sözlü yargılama aşamasında davayı takip etmelerine rağmen mazaret bildiriminin kabul edilmemesinin doğru olmadığını, aynı mahkemede ve aynı taraflar arasında, aynı sözleşme, aynı cari hesaba, aynı alacağa dayalı iki ayrı dava açıldığını, bunlardan ilk açılan davanın sonuçlanması ile diğer davanın konusuz kalacağını, zira taraflar arasındaki niza konusu ilk açılan dava ile sonlanacağını, iki davanın ayrı dava olarak değerlendirilmesi ve mahkeme gerekçesinde takas yolunun önerilmesinin doğru olmadığını,
açılan ilk davanın Eskişehir Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/650 esas sayılı davası olup bu davanın konusu ile görülen davanın konusunu taraflar arasında akdedilen 25.08.2017 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye konu alacak olduğunu, bekletici mesele yapılması istenilen 2018/650 Esas sayılı dosyanın kesinleşmesi halinde bu dava da konusuz kalarak, uyuşmazlık konusunun kalmayacağını, 2018/650 Esas sayılı dosya ile irtibat olmadığı ya da bekletici mesele yapmama kararı verdiğinde; bu kez taraflar arasında cari hesap olduğu düşünülerek,
tüm sözleşme alacağı, ödemeler, gecikme cezalarına ilişkin hesaplamayı ayrıca yaptırılacağını, sözleşmenin gecikme cezalarına ilişkin kısmı yok sayılarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak taraflar arasındaki alacak borç miktarının ayrı ayrı tespitine, bu talebin kabul görmediği takdirde Eskişehir Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/650 esas sayılı dosyasının istinaf inceme sonucunun beklenmesine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; taralar arasındaki alacak borç ilişkisinin belirlenmesi hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında mal alım satım ilişkisine dayalı düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tahsili talebine ilişkindir.
Davalı taraf, taraflar arasında sadece malların süresinde teslim edilip edilmediği ve bu kapsamda gecikme cezası uygulanması hususunda uyuşmazlık bulunduğunu, diğer hususlarda uyuşmazlık olmadığını cezai şart alacağı için icra takibine girişildiğini davacının itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.07/01/2020 tarihli düplik dilekçesiyle; davanın görülmesine devam edilmesi halinde davanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/650 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasında aynı sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağına ilişkin bir başka dava bulunduğu ve o davanın, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/650 Esas sayısı üzerinden yargılaması yapılıp hükme bağlandığı ancak hükmün henüz kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bekletici mesele yapılmasını istenen 2018/650 Esas sayılı dosyanın kesinleşmesi halinde davanın konusunu etkileyeceği, dolayısı ile iki dosya arasında birbirini kesin olarak bağlayan bir bağ vardır.
İki dosyada da taraflar aynı olup aynı sözleşme nedeni ile aynı tarafların aynı borçları irdelenmektedir.Aynı mahkemede ve aynı taraflar arasındaki 2018 /650 Esas sayılı dosyasında verilen hüküm, bu dava açısından güçlü delil niteliğini taşıyabileceğinden mahkemece o davada verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesi, beklenecek olan hükmün taraflar arasındaki bağlantı gözetilerek birleştirme hususunun düşünülmesi ve bu çerçevede deliller eksiksiz olarak toplanıp değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen davanın sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına kaldırma nedenine göre bu aşamada tarafların diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/92, K. 2024/699, 24 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama