KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/986 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/1163 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/03/2022
- Esas no
- 2020/257 E 2022/192 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- MENFİ TESPİT
- Yazıldığı tarih
- 14/11/2024
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, dava konusu 84.000,00 TL bedelli çekin sahte üretildiğini ve icra takibi başlatıldığı, çekin düzenlendiği tarih olan 30/06/2016 tarihinde çekte zamanaşımı 6 ay olduğunu bu süre 09/08/2016 tarihinde 3 yıla çıkartıldığı, 28/02/2017 tarihinde ödeme emri gönderilmiş olup 6 ay geçtiği için çek çoktan zamanaşımına uğradığını, taraf çekte tahrifat yaptığını ve çekin tarihini değiştirerek 3 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasını sağladığını, zamanaşımına uğramış çek üzerine tahrifat yapılarak keşide tarihi ve 24.000,00 TL bedelli olan çek 84.000,00 TL olarak değiştirildiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ilgili takibin ve çekin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin çeki paraflanmış haliyle teslim aldığını ve diğer cirantalara bu şekilde devrettiğini, çek üzerinde yapılan düzeltmeler dava dışı (keşideci) ... tarafından yapılan düzenlemeler olduğunu çek üzerindeki tahrifat iddialarının ancak keşideci tarafından ileri sürülebilen defi kapsamında olduğunu cirantanın bu def’ iyi ileri sürmesi hukuken mümkün olmadığını, bildirerek davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın Grafolog bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi tarafından hazırlanan 14/02/2022 tarihli rapora göre, dava konusu, ...
Şubesine ait 30/11/2016 keşide tarihli 84.000,00-TL bedelli, hamiline yazılmış keşideci dava dışı ... imzalı çekin ön yüzünde yazıyla bedel kısmında ve keşide tarihi-rakamla bedel kısmında atılı bulunan iki adet düzeltme imzası ile ... adına atılı bulunan keşideci imzasının farklı el ürünü olduğu, bahse konu çekin keşide tarihi kısmına ilk önce 30/06/2016 tarihinin yazılmış olduğu, daha sonra bu tarihin mevcut 30/11/2016 haline dönüştürülmüş olduğu, söz konusu çekin rakamla bedel kısmına ilk önce 24.000 bedelinin yazılmış olduğu, daha sonra bu bedelin 84.000 haline dönüştürülmüş olduğunun rapor edildiği,
yetkili hamil tarafından süresi içerisinde çekin bankaya ibraz edilmediği, süresi içerisinde bankaya ibraz edilmemesi nedeni ile yetkili hamilin, cirantalara karşı başvuru hakkını kaybettiği, davacının ciranta olduğu, söz konusu çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu davacı yönünden icra takibinin iptaline karar vermek gerektiği, imzaların istiklali prensibi ve çek iptaline ilişkin gerekli şartlar göz önüne alındığında mevcut dosyada çek iptalinin şartları bulunmadığı bu talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının çek keşide tarihi ve bedel hanesinde paraf olmadığını ispat edemediğini sorumluluğunun devam ettiğini, tahrifat iddiasını ara cirantanın ileri süremeyeceğini, imzanın sahteliğinin usulüne uygun incelenmediğini çekin iptal talebinin reddine rağmen müvekkili lehine vekalet ücreti yargılama giderlerine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; süresi içinde bankaya ibraz edilmeyen çekteki keşide ve bedel hanesinin tahrif edilip edilmediği ara ciranta davacının son hamile karşı tahrifat iddiasını ileri sürüp süremeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava süresinde ibraz edilmeyen ayrıca bedel ve keşide tarihi tahrif edilmiş çeke dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı çekin keşide tarihinde ve bedel hanesinde tahrifat yapıldığını ileri sürmüştür.
Dosya incelendiğinde davaya konu çekin tahrif edilmemiş halinin 20/06/2016 tarihli olduğu, bedelinin ise 24.000,00 TL ancak çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, daha sonra çekin keşide tarihinin 30/11/2016 olarak bedelinin de 84.000,00 TL olarak tahrif anlaşılmaktadır. Bu haliyle süresinde bankaya ibraz edilmediğinden çek, kambiyo vasfını yitirmiştir.
Çekte müracaat hakkı, ibraza rağmen ödenmeyen bir çekin ödenmemesi halinde çekin keşidecisine ve diğer müracaat borçlularına yüklenmiş olan kambiyo hukukuna özgü bir sorumluluktur. Bu anlamda çekin keşidecisi ve müracaat borçluları müteselsilen sorumludurlar.
Çekte müracaat hakkının kullanılabilmesi için, çekin ibraz süreleri içinde muhataba ödenmek üzere ibraz edilmesi ve çekin süresinde ibrazına rağmen ödenmediğinin TTK’nun 808.maddesinde belirtilen hallerden birisi ile tespit edilmesi gerekmektedir.
Hamilin müracaat hakkı kapsamına, çek bedelinin ödenmeyen kısmı, ibraz gününden itibaren işleyecek olan temerrüt faizi, yapılan tüm masraflar ve çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücreti girmektedir. Müracaat borçlusu ise kendisinden önce gelen çek borçlusundan ödemiş olduğu meblağın tamamını, ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizini, çek nedeni ile yaptığı tüm masrafları ve nihayet çek bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini talep edebilecektir.
Çekte müracaat hakkının kullanılabilmesi üç yıllık zamanaşımı süresine bağlanmıştır. Bu kapsamda, üç yıllık zamanaşımı süresi, hamilin keşideci veya müracaat borçlularına, bu anlamda cirantalar ile avalistlere karşı sahip olduğu başvuru hakkı açısından ibraz süresinin bitiminden itibaren, çek borçlularının birinin diğerlerine karşı haiz olduğu başvuru hakkı açısından ise, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.
Takip dosyasında, alacaklı vekili tarafından 16/02/2017 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalının ise eldeki davada tahrif edilen çekin keşide tarihi bedel hanesinin tahrif edilmesi keşide ve bedel hanesine atılı bulunan parafın keşideciye ait olmadığı sahtecilik iddiasına dayalı olarak menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davacı, çekte ciro yoluyla hamil olup ara ciranta konumundadır. Davalı ise takip alacaklısı son hamil olup davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Çekin keşidecisi, yargılamada taraf değildir. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden davalı hamil kambiyo yolu ile icra takibi yapma hakkını yitirse bile, TTK.'nın 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak keşideciden talepte bulunabilir. Aynı şekilde aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki ciro yolu ile aldığı dava dışı kişiye karşı başvuruda bulunabilecektir. Ancak ara ciranta olan davacıya karşı ise taraflar arasında temel ilişki bulunmaması nedeniyle başvuruda bulunma hakkı yoktur.
Davalı, zamanaşımına uğramış çekte son hamil, davacı ise çekte ara ciranta durumundadır. Taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı çekte davada taraf olmayan ara cirantalar vardır. Zamanaşımına uğramış ve tahrif edilmiş çekte hamil keşideciye karşı tahrif edilmemiş haliyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre başvuruda bulunabilir. Kendi cirantasına karşı da aradaki akdi ilişkiye istinaden talepte bulunabilir. Somut olayda lehtar hamil davacı ile son hamil davalı arasında başka cirantalar bulunduğundan davalı lehtar ile davacı son hamil arasında akdi ilişki bulunmadığından davalı, davacıya karşı alacak talebinde bulunamaz. Mahkemece bu yönler gözetilmeden farklı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/986, K. 2024/1163, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama