KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- Esas no
- 2023/1079 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2026/220 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2023
- Esas-karar no
- 2021/582 E -2023/435 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 25/03/2026
Karar Metni
1.107 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine 15/04/2018 keşide tarihli, 20/10/2019 vade tarihli, 80.000,00 TL bedelli senede dayalı kambiyo takibi başlattığını, 2017 yılında müvekkillerinin davalıdan büyükbaş hayvan satın aldığını, hayvan bedellerinin bir kısmının banka yoluyla ödendiğini, bakiye 80.000,00 TL için senet verildiğini, senet borcu için davalının isteği üzerine çalışanına 3.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 77.000,00 TL'nin de senet açıklaması ile yine banka yoluyla davalının banka hesabına ödendiğini, tahrifat iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davanın istinaf aşamasında bulunduğunu belirterek bono nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafın senedi müvekkiline olan borcu nedeniyle verdiğini, ödemeye ilişkin banka dekontlarının senet ile ilgili olmadığını, ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davacı üzerinde olduğunu, tahrifat iddiasının İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edilmediğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının senedin davacıların borcu nedeniyle verildiğini belirttiğinden senetteki malen kaydını talil ettiği, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının senedin başka amaçla düzenlendiğini yazılı delille ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıların senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ve diğer dilekçelerde borcun sebebinin talil edilmediğini, borcun mal alım satımından kaynaklandığının belirtildiğini, mahkemenin beyanları yanlış yorumladığını, senette malen kaydı olup davacının da kabulünde olduğu üzere malların davacıya teslim edildiğini, davacının mal teslim edilmediğini ve senet bedelinin ödendiğini ispatlayamadığı, yemin delilini de kullanmadığını, ödeme dekontlarının tarihi ile senedin keşide ve vade tarihleri dikkate alındığında ödemenin senet ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu senedin yapılan incelemesine göre, senedin 15/04/2018 keşide tarihli, 20/10/2019 vade tarihli, 80.000,00 TL bedelli olduğu, davacı ...'in keşideci, diğer davacıların kefil, davalının ise lehtar olduğu, senedin malen kayıtlı olduğu ve kambiyo sıfatına haiz olduğu görülmüştür.
Eskişehir 6.İcra Müdürlüğünün 2020/6068 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 06/11/2020 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine senede dayalı 80.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 93.382,47 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, mahkemece İİK 72/3 maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edildiği görülmüştür.
Davacılar tarafından ödemelere yönelik sunulan banka dekontlarının yapılan incelemesinde, davacı ... tarafından davalıya ait banka hesabına 27/03/2017 tarihinde hayvan alımı için açıklaması ile 203.925,00 TL, 31/03/2017 tarihinde hayvan alım bedeli satıcıya verilen senet karşılığı açıklaması ile 100.000,00 TL, 06/04/2017 tarihinde hayvan alım bedeli satıcıya verilen senet karşılığı açıklaması ile 77.000,00 TL ödendiği görülmüştür.
Davacılar tarafından tahrifat iddiası ile açılan davada Eskişehir İcra Hukuk Mahkemesinin 01/04/2021 Tarih, 2020/519 Esas, 2021/236 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda, davacılar hayvan alım satımı için verilen takibe konu senedin bedelinin ödendiğini ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuş, davalı taraf ise davacıların borcundan dolayı senedin alındığını, borcun ödenmediğini savunmuştur.
Dava konusu senet malen kayıtlı olup, davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse yargılama sırasında sunduğu dilekçelerinde senedin para borcu nedeniyle alındığına dair açık beyanda bulunmadığı gibi aksine yargılama sırasında sunduğu dilekçelerinde açıkça mal alım satımı nedeniyle senedin alındığını savunmuştur. Bu durumda senette yer alan malen kaydı davalı tarafından talil edilmemiş olup ispat yükü davacılar üzerindedir.
Davacıların senet bedelinin ödendiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı tarafından senet bedelinin ödendiğine ilişkin 06/04/2017 tarihli 77.000,00 TL bedelli banka dekontu dosyaya sunulmuştur. Ödemeye ilişkin banka dekontu senedin keşide ve vade tarihinden önceki tarihe ait olup davalı da ödemenin senetle ilgisinin olmadığını savunmuştur.
Bu durumda sunulan banka dekontu ile davacı taraf senet bedelinin ödendiğini yazılı delille ispat edememiş olup dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de yargılama sırasında mahkemece ispat yükünün davacı üzerinde olduğu değerlendirilerek davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunmak için süre verilmiş, davacı taraf yemin deliline dayanmamıştır.
Sonuç itibariyle ispat yükü davacı taraf üzerinde olup davacı iddiasını kesin deliller ispat edemediğinden davanın reddine, İİK 72/3 maddesi kapsamında verilen tedbir kararı infaz edildiğinden kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün senet metninin talil edildiği gerekçesiyle davalı üzerinde olduğu ve davalının iddiasını ispat edemediği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1079, K. 2026/220, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama