KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/112 - 2025/480
- Esas no
- 2023/112 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/480
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2022
- Esas-karar no
- 2021/388 E - 2022/703 K
- Davanın konusu
- (Alacak
- Yazıldığı tarih
- 30/04/2025
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, dava dışı şirket tarafından keşide edilerek davacıya verilen çekin karşılığının ibraz anında bulunmadığını tespit edildiğini, yapılan icra takibinde de çek bedelinin tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, davalı bankanın çek hesabı açarak çek yapraklarını dava dışı şirkete teslim ettiği sırada üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, dava dışı şirket ve ortakları hakkında gerekli ve yeterli araştırmayı yapmadığını, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek dava konusu çekin karşılıksız çıktığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ; 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu talebini 50.431,34 TL olarak ıslah edilerek harçlandırılmıştır.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davanın haksız ve yerinde olmadığını, banka tarafından dava dışı şirkete çek hesabı açılması ve çek yaprağı verilmesi sırasında kanundan kaynaklanan yükümlülüklerin özenle ve dikkatle yerine getirildiğini, gerekli araştırmaları yaptığını bildirerek davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacı ile dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki kapsamında dava dışı şirketin davalı banka tarafından 23/08/2017 tarihinde teslim edilen çek karnesinde yer alan 3625112 seri nolu çeki davacı yararına keşide etmek suretiyle verdiği, çekte keşide tarihinin 25/11/2017 olarak yazılı olduğu,
dosya kapsamına sunulan belgeler ve bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme sonucunda davalı bankanın dava dışı şirkete ... seri nolu çekin de bulunduğu çek karnelerini teslim etmesi aşamasında 5941 sayılı Çek Kanununun 2. maddesinde yazılı bulunan araştırmaları yapmak ve gerekli özeni göstermek suretiyle çek karnesini teslim ettiği, çek karnesinin teslim edildiği tarih itibari ile dava dışı şirket yada yetkilileri hakkında verilmiş bir yasaklama kararının yada protestolu senet kaydının bulunmadığı,
dava konusu çek karnesinin teslim tarihinden önce dava dışı şirkete ait arkası yazılan çekler bulunmakta ise de çeklerin arkasının yazılma tarihleri ile ödeme tarihleri (arkasının yazılma tarihi itibari ile en geç dört gün içinde) ve davaya konu çek karnesinin teslim tarihi dikkate alındığında risk oluşturabilecek zaman aralığının bulunmadığı ve risk ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, davalı banka tarafından dava konusu çekin yer aldığı çek karnesinin tesliminden sonra yapılan çek karnesi teslimlerinde gerekli özen veya yükümlülüğü gösterip göstermemesinin dava konusunun çözümüne etkisinin bulunmadığı,
tacir olan davacının dava dışı şirket ile ticari ilişkisi kapsamında çek karnesi almadan önce gerekli araştırmaları yapmak suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmasının gerektiği, çeklerin ileri tarihli keşide edilebilmesine olanak sağlayan kanun hükmü dikkate alındığında gerek çek karnesinin verilmesi tarihi itibari ile, gerekse ticari ilişki kapsamında çek keşide edilmesi tarihi itibari ile çek bedelini ödeme gücü bulunan keşidecinin daha sonra ödeme gücünden yoksun hale gelebileceği, banka tarafından teslim edilen çek karnelerinde yer alan çeklerde bedel hanesinin boş olarak teslim edildiği,
çekin miktarının keşide edilmesi sırasında keşideci tarafından yazıldığı, bankanın çekin miktarı hususunda bir sorumluluğunun da bulunmadığı, davalı bankanın çek karnesinin teslim edilmesi sırasında 5941 sayılı Çek Kanunu hükümleri uyarınca gerekli özeni gösterdiği, araştırma yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirdiği, 5941 sayılı Çek Kanunun 2. maddesine uygun davranılmaması halinde 6098 sayılı TBK'nin 49. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğun doğabileceği, yapılan tüm araştırmalar sonucunda davacının zararının oluşmasında bankaya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı,
davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ilgililerden çek alması sırasında gerekli araştırmayı yapma sorumluluğunun bulunduğu, davaya konu çek ile ilgili olarak başlatılan icra takibinin derdest olduğu, bu hali ile davalı bankaya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, davalı bankanın sorumluluğunun Çek Defterlerinin Baskı Şekline ve Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü Olduğu Miktarın Belirlenmesine İlişkin Tebliğ hükümleri ile belirlenen miktarın ödenmesine yönelik olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna rağmen bilirkişinin görüşüne aykırı karar verilemeyeceğini, çek hesabı açılırken yeterli araştırmanın yapılmadığını, özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, istihbarat raporlarının dosya arasında bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olmasına, davalı bankanın çek karnesi verirken kanuni düzenlemelere riayet ederek üzerine düşen özen yükümlüğünü yerine getirmiş olmasına ve müterafik kusur atfedilemeyecek olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/112, K. 2025/480, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama