KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/115 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/408
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2022
- Esas-karar no
- 2022/602 E 2022/884 K
- Davanın konusu
- Menfi tespit
- Yazıldığı tarih
- 30/04/2025
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalılar hakkında ceza yargılaması sonucunda müvekkilinin 2020 yılı aralık ayı içerisinde paraya ihtiyacı olması ve kredi notunun düşük olması sebebiyle internetten davalı ...'e ulaşarak 05.01.2021 tarihinde aralarında yapılan görüşmede davalı ...'in müvekkiline 45.000,00 TL kredi çekebileceğini, bunun %15' ini kendisinin alacağını geri kalan miktarı ise müvekkiline vereceğini vadederek müvekkilini ikna ettiğini, müvekkiline adli emanetin 2021/2172 sırasında kayıtlı 30.12.2020 ödeme tarihli,
45.000,00 TL bedelli senedi imzalattığı fakat müvekkiline herhangi bir şekilde bankadan kredi çekilerek para verilmediği gibi bu senedin diğer davalı ... aracılığıyla Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2021/27 Esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkili aleyhine takibe konulduğu ve müvekkilinin maaşından her ay 1.250,00 TL civarında kesinti yapılarak davalı ... tarafından tahsil edildiğini,
bu şekilde davalıların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hileli hareketlerle müvekkilini aldatıp menfaat sağlamak suretiyle bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç kılınarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğunu belirterek müvekkilinin Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2021/27 Esas sayılı dosyasına ve bu dosya içerisindeki bonodan kaynaklı olarak herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava tarihi itibari ile icra dosyasından alacaklı hesabına geçen ödemelerin istirdadına, davalıların tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
I-)Davalı ... vekili ; davacının muvafakatname göndererek borcu kabul ettiğini, borç ilişkisi içerisinde müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi olup, sadece alacak hakkını temlik aldığını ve iyi niyetli 3. kişi sıfatını koruduğunu, dolayısıyla borcun doğumu sırasında ve sonrasında müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığı iyi niyetli 3.kişi olduğunu bildirerek davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı ...; adına usulüne uygun tebligata rağmen yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacının katılan davalıların sanık olduğu dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası sonucu verilen mahkumiyet kararı BAM kararı ile onanarak kesinleştiği, davalılar tarafından dava konusu senedin davacı elinden dolandırıcılık suretiyle alındığı , bononun bedelsiz olduğu tespit edilmekle, kesinleşen ceza davası kararı mahkeme yönünden bağlayıcı bulunmakla, davanın kabulü ile davacının Eskişehir 1. İcra müdürlüğünün 2021/27 esas sayılı takip dosyasına konu 45.000TL tutarlı bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına davacı tarafından yapılan ödemelerin istirdadına ödeme yapılan davalılardan alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, hükme karşı davalılardan ... vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; müvekkilinin temlik alacaklısı olduğunu, ceza yargılaması sonucu verilen karar nedeniyle davanın kabulüne karar verilse de davacının davasının dava değerine bakıldığında 45.000,00-TL bedel üzerinden açıldığını, icra dosyası incelendiğinde icra takibinin başlangıcından ve temlik edilene kadar temlik eden davalı ... tarafından 5.367,00-TL tahsilat yapıldığı ve dava sonrasında ise icra dosyasını temlik alan 3'üncü şahıs olan müvekkili tarafından da 27.146,00-TL reddiyat ödemesi ile tahsil edildiğini, davacının açmış olduğu dava her iki davalıya karşıda 45.000,00-TL bedel ile açıldığını,
bu nedenle de davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın öncelikle kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacıların takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe ve davaya konu senedin bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davalılar hakkında ağır ceza mahkemesi tarafından imzalı senedi katılan davacıdan maddi menfaat temin etmek için dolandırıcılık suretiyle ele geçirerek alacaklı olmadığını bildikleri halde icra takibi başlatıldığı gerekçesiyle davalıların resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiş, karar istinaf aşamasından geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı, yargılama sırasında icra dosyası aracılığı ve haricen alacaklıya ödemeler yaptığını, bildirerek dava açmış davalılardan temlik alana ... istirdat yönünden hüküm kurulmadığını bildirerek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İİK'nun 72/5. maddesi gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir.
Dava senede dayalı menfi tespit davası olup, yargılama sırasında istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece ödeme miktarlarının tespiti ile istirdata karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ...'nın istinaf isteminin HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile hükmün kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre bu aşamada davalının diğer istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/115, K. 2025/408, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama