KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1186 - 2026/221
- Esas no
- 2023/1186 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2026/221 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2023
- Esas-karar no
- 2022/363 E 2023/185 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 25/03/2026
Karar Metni
1.349 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapılan sözleşme kapsamında davalıya çamlı korkuluk, çelik imalat gibi pek çok malzemeyi üreterek fatura karşılığı teslim ettiğini, bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile toplam talebini 47.785,66 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kısmi dava açılamayacağını, yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla borçlu değil alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulmakla birlikte birbirlerini ve BA-BS bildirimlerini doğrulamadığı, davacı faturalarının davalı ticari defterlerinde kaydedilmekle fatura konusu malların teslim edildiğinin karine olarak subüta erdiği, aksini ispata elverişli delil sunulmadığı, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 2.655,00 TL bedelli fatura yönünden teslime yönelik delil sunulmadığı,
bu nedenle hernekadar bilirkişi raporunda hesaba katılmış ise de hesaba dahil edilmemesi gerektiği, davalının 86.400,00 TL bedelli faturasının da teslime yönelik delil sunulmadığından dikkate alınmadığı, ödemeler yönünden defterlerin birbirini doğrulamadığı, davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerin bulunduğu, bu hususun davalı lehine olmakla ve aksi iddia edilmemekle kabulü gerektiği, 2.655,00 TL bedelli faturanın bilirkişi tarafından hesaplanan alacak miktarından düşülmesi sonucunda, takip tarihi itibari ile davacının 47.785,66-2.655,00=45.130,66 TL alacaklı olduğu,
davalının cari hesap ilişkisine istinaden Ankara 26. İcra Dairesi'nin 2022/7481 ve 2022/7479 esas sayılı dosyaları kapsamında ödeme yapıldığını savunduğu, ilgili takiplerin çeklere dayalı yapıldığı, çeklerin cari hesap borcuna istinaden verildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, bilirkişi raporunda da çek gözetilerek karşılıksız kaldığının belirlendiği, dayanak takip tarihinden önce 09/05/2022 tarihinde ödenmekle 2022/7481 esas sayılı takibin kapatıldığı, bu bedelin taraf defterlerinde yer almadığı, bilirkişi tarafından da hesaplamaya dahil edilmediği,
bu hali ile bu miktar yönünden ödemeyle bu miktar yönünden davanın reddi gerektiği, 2022/7479 esas sayılı dosyasında 16/08/2022 tarihinde yapılan 20.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, takip tarihi itibari ile davacının 45.130,66-42.329,60=2.801,06 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın 2.801,06 TL üzerinden kısmen kabulüne, takipten sonra yapılan 20.000,00 TL bedelli çeke ilişkin ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
2022/7481 ve 2022/7479 esas sayılı takip dosyalarına yönelik yapılan ödemelerin çeklere ilişkin olduğunu, çeklerin cari hesap ilişkisi kapsamında verildiğine dair dosyada delil veya belge bulunmadığını, çeklerin arkasının yazılı olması nedeniyle şüpheli alacak olduğunu ve cari hesaptan dışlandığını, bu ödemelerin dava konusu alacaktan mahsubunun hatalı olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerine göre davalıdan 47.785,66 TL alacaklı olduğunu, davalının ise defterlerine göre 98.549,76 TL borçlu olduğunu, müvekkilinin en az defterlerindeki 47.785,66 TL kadar alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini,
müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 2.655,00 TL bedelli faturanın borçtan düşülmesinin de hatalı olduğunu, faturaya süresinde davalı tarafından itiraz edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 26.İcra Müdürlüğünün 2022/7478 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 18/04/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 71.000,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının önce 1.000,00 TL üzerinden İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı, yargılama sırasında yine süresinde ıslahla talebin 47.785,66 TL 'ye yükseltiliği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelendiği, bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, BA-BS formlarının birbirini teyit ettiği, ancak davacı ticari defterleri ile davalı ticari defterlerinin birbirini teyit etmediği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 47.785,66 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre davacıya 98.459,76 TL borçlu göründüğü,
tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davacı defterlerinde kayıtlı olup davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ve teslim belgesi bulunmayan 2.655,00 TL bedelli fatura ile davacı defterlerinde kayıtlı olan 72.320,00 TL davalı ödemesinin davalının ticari defterlerinde 24.249,00 TL olarak kayıtlı olmasından kaynaklandığı, kalan 51,90 TL farkın nereden kaynaklandığının tespit edilmediği yönünde görüş belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı 71.000,00 TL cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacak yönünden itirazın iptalini talep etmiş, yargılama sırasında bilirkişi raporu alındıktan sonra talebini 47.785,66 TL'ye yükseltmiştir.
Tarafların ticari defterleri birbiri ile uyumlu olmayıp davacı defterlerine göre 47.785,66 TL alacaklı görünmekte, davalı ise defterlerine göre 98.459,76 TL borçlu görünmektedir.
Taraf defterleri arasındaki farkın sebebi bilirkişi tarafından tespit edilmekle mahkemece davacının defterlerinde kayıtlı olup davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ve teslim belgesi sunulmayan 2.655,00 TL bedelli faturanın borçtan mahsubu ile davacının 45.130,66 TL alacaklı olduğu kabul etmiş olup mahkeme tespiti bu yönüyle yerinde olmakla birlikte, devamında mahkemece 2 adet çeke dayalı takip nedeniyle yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerinde yer almadığı gerekçesiyle bu ödemeler mahsup edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak ilgili çeklerin davacının ticari defterlerinde ödeme olarak kaydedilerek bilirkişi raporunda hesapta dikkate alındığı ve davalının sonuç olarak 47.785,66 TL borçlu göründüğü dosya içinde bulunan davacı defterlerinin dökümünü içerir bilirkişi rapor içeriğinden anlaşıldığından davacının teslimi kanıtlamayan 2.655,00 TL bedelli fatura dışlanmak suretiyle davalıdan 45.130,66 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının istinafa getirilen hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davanın 45.130,66 TL asıl alacak üzerinden kabulüne ilişkin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1186, K. 2026/221, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama