KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/153 - 2025/534
- Esas no
- 2023/153 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/534
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2022
- Esas-karar no
- 2021/814 E - 2022/740 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/05/2025
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine taşınmaz satımına ilişkin fatura alacağı için icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra takibine konu 61 numaralı bağımsız bölümün de bulunduğu ana taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müteahhidi olduğunu, 61 numaralı bağımsız bölümün müteahhit davalıya isabet eden taşınmazlardan olduğunu, kat irtifakı kurulurken uygulamada yapıldığı üzere 61 numaralı bağımsız bölümün yasal olarak arsa sahibi ... adına tescil olduğunu, müvekkilinin ilgili bağımsız bölümü ...'den 21/12/2016 tarihinde 251.000,00 TL ödeyerek satın aldığını,
satış bedelinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı şirket adına hareket eden arsa sahibine ödediğini, davalının haksız olarak satım bedelini tahsile yönelik takip başlattığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduğunu, taşınmazın tapuda davacıya devredilmesine rağmen davacının edimlerini yerine getirmediğini, borca batık olduğunu, icra takibinden sonra müvekkili tarafından açılan tasarrufun iptali davasını uzatmaya yönelik işbu davayı açtığını, müvekkiline tapuda para ödenmediğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu taşınmazı tapu resmi senedine istinaden satın aldığı, bedelin ödediğinin kesin delil olan resmi senette açıkça yazılı olduğu, bu haliyle bedelin ödenmediği hususunun davalı tarafça aynı kuvvetteki kesin delil ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tapu resmi senedinde paranın ödendiğine dair ibarenin tacir olan taraflar arasında geçerliliğinin bulunmadığını, bu ibare olmadan tapu müdürlüğünün satışa izin vermediğini, müvekkilinin tapuda bedel tahsil etmediğini, davacının ödemeye ilişkin belge sunamadığını, ödemenin müvekkilinin usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olmadığını, tapu senedinin davacı tarafından talil edildiğini,
davacının dava dilekçesinde satım bedelini arsa sahibi ...'ye ödediğini beyan etmesine rağmen resmi senette işlemin arsa sahibi adına vekaleten yapıldığının ortaya çıkması üzerine davacının ödemenin müvekkili şirket yetkililerine yapıldığı yönünde beyanda bulunduğunu, iddianın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, tanık ve yemin deliline başvurma hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, taşınmaz satımına ilişkin düzenlenen faturaya dayalı alacak için başlatılan icra takibi nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2019/43896 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 25/11/20219 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine faturaya dayalı 251.000,00 TL asıl alacak, 106.420,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 357.420,57 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Tapu kaydı ve resmi senedin yapılan incelemesine göre, 21/12/2016 tarih ve 96913 yevmiye numaralı resmi senet ile taşınmazın tamamının arsa maliki ... adına kayıtlı iken ...'ye vekaleten ... ve ... tarafından 251.000,00 TL bedelle davacı şirkete satıldığı, satış bedelini nakden ve tamamen alındığı anlaşılmıştır.
Resmi senedin ekinde yer alan 01/11/2016 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnameye göre, ...'nin davaya konu olup, sahibi, maliki veya hissedarı bulunduğu ... parsel nolarında kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak düzenleme şeklinde taşınmaz mal, satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri gereğince müteahhide satışı vaat ve taahhüt edilen dava konusu 61 nolu bağımsız bölümünde de içinde bulunduğu gayrimenkuldeki hisselerini dilediği bedel veya bedelsiz şekilde devir ve temlik etmeye, satmaya müştereken yetkili olmak üzere ... ve ...'u vekil olarak tayin ettiği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerin incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin delil niteliğinde olduğu, davalı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın davacının ticari defterlerinde 21/12/2016 tarihinde kasadan ödenmiş olarak kayıtlı olduğu, faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve BS formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalının ticari defterlerine göre davalıdan 175.456,92 TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan dava konusu taşınmaz ile ilgili arsa sahibi ve müteahhit firma arasında noterden düzenlenmiş 08/10/2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde, ... ve ...'ın arsa sahibi, davalı ... Ltd. Şti'nin yüklenici firma olduğu, ... hem ... hem de ...'ın vekili olarak sözleşmede yer aldığı, davalı şirket yetkilisi olarak ... ve ...'ın isimlerinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taşınmaz satımına ilişkin tapu resmi senedinde taşınmaz bedelinin tamamının ödendiğinin yazılı olmasına, resmi senedin aksinin aynı kuvvette yazılı delille ispat edilememesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/153, K. 2025/534, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama