KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/166 - 2025/733
- Esas no
- 2023/166 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/733 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2022
- Esas no
- 2020/416 E 2022/718 K
- Dava
- Alacak / Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklı
- Yazıldığı tarih
- 19/07/2025
Karar Metni
2.058 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; taraflar arasında 25.05.2019 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi gereğince, davalıdan satın alınan malların bir kısmının ayıplı olduğunu belirterek 20.250 m2 ayıplı ürün bedelinin 69.261,84 USD ve cezai şart bedeli 5.882,40 USD ‘nin, fiili ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak, 08/07/2020 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, laboratuvar test bedeli 18.056,52 TL’ nin ve ayıplı satım nedeniyle uğramış olduğu doğrudan ve dolaylı maddi zarar için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 20.000 TL ‘nin 08/07/2020 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine dava ve talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkil şirket ile davacı arasında 28.05.
2019 tarihinde imza edilen sözleşme kapsamında müvekkil şirketin, 86.000 m2 geomembranı sözleşme bedeli karşılığında sevk ettiğini, davacının, malzemeyi DSİ şartnamesine uygun olup olmadığının tespitinden önce kullanmaya başladığını, ve 38.125 m2 ürün henüz kullanılmamışken DSİ raporunun gelmesi üzerine kullanımının durdurulduğunu, davacının sözleşme gereği test sonuçları gelmeden malı kullanmaması gerektiğini, davacının kusuru neticesinde ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri,
kendi ekiplerince şantiye sahasında sökülmüş ve davacının şantiyede yeri olmaması nedeniyle 25.125 m2 ürünü tutanakla teslim alarak fabrika sahalarında depo edilmek üzere teslim edildiğini sökümü gerçekleştirilen 20.252 m2 lik malın ayıplı olduğu iddiasında bulunmadığını, davacının DSİ raporlarını beklemeksizin ürünü kullanması nedeniyle hatasını kabul ederek sözleşme gereğince teminat olarak aldığı çekleri iade ettiğini, davacının birden fazla talepte bulunulmasının usule aykırı olup 20.252 m2 malın halihazırda fabrika sahalarında olup, davacının talebiyle, davacı adına muhafaza edildiğini ,
davacı tarafın uğradığı zararın kendi kusuru ve ihmalinden kaynaklanmış olması nedeniyle talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece: Taraflar arasındaki satım sözleşmesi, DSİ laboratuvar test sonuçları, bilirkişi heyet rapor ve ek raporu bilirlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ki satım sözleşmesi gereğince 86.000 m2 HDPE membranı, davalı tarafından davacıya satıldığı, sözleşme gereğince mal teslimi sonrasında, DSİ laboratuvarında yapılan test sonuçlarına göre 69.125 m2 sinin istenen özellikte olmadığının anlaşıldığı ve 38.125 m2 sinin kullanılmaması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin hükmü gereğince davalıca iade alındığı,
bu iade işlemine ilişkin davacı tarafından 15.08.2019 tarih ve 9 numaralı 931.897,98 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği, 38.125 m2 ürünün davalı şirket tarafından iade alındığı ve yerine yeni ürün verildiği, ancak 31.000 m2 ürünün test sonuçları beklenmeden davacı tarafından serilerek kullanılması ve bilahare sökülmesi sırasında zarar görmesi nedeniyle, davalı şirket tarafından iade alınarak yerine yeri ürünün verilmediği,
davacı tarafından düzenlenen 20.12.2019 tarihli sevk irsaliyeleri ile kullanılarak sökülen 20.252 m2 malın depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edildiği ve bu teslim evrakında davacı yetkilisinin imzasının bulunduğu, iade faturasının ise düzenlenmediği,
alıcı davacı, malı teslim aldıktan sonra DSİ laboratuvarından yaptırılan test neticesini beklenmeden mal kullanmış ise de satıma konu malın ayıbın olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkmayacak nitelikte olması nedeniyle, satıcı davalı tarafından ayıplı teslim edilen bu malın, alıcı davacı kusuru nedeniyle zarar görmesi nedeniyle, alıcı davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği ancak satıcıdan yalnızca değerindeki eksiklik karşılığının, satış bedelinden indirilmesini isteyebileceği, davacı alıcının, davalı satıcıya teslim edilen ve davalı deposunda bulunan,
davalı tarafından satılarak paraya çevrilebilecek nitelikteki malı davalıya iadesi şartı ile hurda değerinin ödenmesini isteyebileceği, davacının cezai şart bedeli ile ayıplı mal nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zarar istemleri yönünde; sözleşmenin 8. maddesinde, teslim edilen malzemenin test sonuçlarının aranan teknik özellikleri karşılamaması, eksik veya kusurlu olması halinde, alıcının uğrayacağı zaman kaybının telafisi için sözleşme bedelinin % 2'i kadar ceza-i şartın alıcıya ödeneceği kararlaştırılmış ise de tüm malzemenin süresi içerisinde alıcıya teslim edildiği ve süre kaybı olmadığı,
yine analiz sonuçlarına göre uygun olmadığı tespit edilen 69.125 m2 malın 38.125 m2 sinin kullanılmaması nedeniyle iade alınarak yenisi ile değiştirildiği, analiz sonuçları beklenilmeden kullanılan ve deforme olarak depolanmak amacıyla davalıya teslim edilen 20.252 m2 malın değişiminin yapılamamasının ise davacının kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, doğrudan ve dolaylı zarar alacak taleplerinin yerinde olmadığı, yine davalı satıcının talebi üzerine,
satıcı teknik elemanlarının nezaretinde tekrarlanan testler karşılığı 18.056,52TL'nin davalı satıcı tarafından karşılanacağı bu kalem alacak yönündeki talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının ödenen ayıplı mal bedeli iadesi talebinin.
Ayıplı 20.252 metre kare ... marka ... hasarlı malın davalıya bırakılarak, 309.450,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemden fazla talebin reddine, Laboratuvar testleri bedeline ilişkin olarak talebinin kabulü ile.
18.056,52-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart bedeli alacağı isteminin reddine, ayıplı mal nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zararlara yönelik talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporu hükme esas alınamayacak düzeyde hatalar, yanlışlıklar, hukuka ve usule aykırılıklar içerdiğini, uyuşmazlıkta müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ayıplı malların davalı tarafından satıldığını, ayıba dair test sonuçları ile de sabit olduğu üzere en başından beri kullanılamaz nitelikte olduğunu, bu kapsamda söz konusu mal bedeli davalı tarafından tahsil edildiği iadesi gerektiğini, cezai şart alacağının reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; metrajının ne kadar olduğunu bilmediği davacı tarafından usulsüz kullanılan malın yırtık deforme şekilde metrajı belli olmadan stoklanmak üzere teslim alındığı 20/12/2019 tarihli sevk irsaliyesi ile taraflarca bu şerh imzalanarak davacı istediğinde telim edilmek üzere teslim alındığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığını, malın iade edildiği gibi hurda bedelinden sorumlu tutulamayacağını, kabul şekliyle de vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını test bedelinden de sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı malzemeyi test sonuçları beklenmeden kullanıp kullanmadığı, ayıp nedeniyle davalının sorumluluğunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen ayıplı mal bedelinin iadesi, sözleşme şartlarına uygun mal teslim edilmemesi nedeniyle cezai şart, satın alınan mala ilişkin olarak yapılan laboratuvar test bedeli ile doğrudan ve dolaylı zararın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava, davacı alıcı ile davalı satıcı arasında akdedilen sözleşme kapsamında satılan malın ayıplı olduğundan bahisle ayıplı mal bedeli karşılığı 69.261.84 USD, sözleşme şartlarına uygun mal teslim edilmediğinden cezai şart satın alınan mala ilişkin olarak yapılan laboratuvar test bedeli, doğrudan ve dolaylı zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ise malın ayıplı olmadığını, DSİ tarafından laboratuvarda yanlış teknik uygulanması ile sonuçların hatalı çıktığını, davacının DSİ raporlarını beklemeksizin malı kullandığını, sözleşmede DSİ raporlarının teknik şartnameye uygun olması durumunda yapılacağı belirtilen ödemelerin DSİ raporları sonrasında yapıldığını, davacının birden fazla talepte bulunulmasının usule aykırı olduğunu, 20.252 m² ürünün halihazırda fabrika sahalarında davacının talebiyle davacı adına muhafaza edildiği için istemin reddi gerektiğini, cezai şart koşullarının oluşmadığını, laboratuvar testlerinin davacının DSİ ile arasındaki sözleşmenin bir gereği olduğu 18.056,52TL tutarındaki laboratuvar test bedelinin istenemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık; taraflar arasında satım akdi kapsamında teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, usulüne uygun süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, laboratuvar deney bedellerine ilişkin talebin yerinde olup olmadığı, cezai şart talebinin ve ayıplı mal dolayısıyla davacının uğradığı iddia edilen zararın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
Taraflar arasında “DSİ “Mersin Erdemli Üçtepe Göleti ve Sulaması İnşaatı” İşinde kullanılacak Geomembran malzemelerin teslimine” ilişkin 28.05.2019 tarihli “Satış Sözleşme” uyarınca davalı tarafından davacı alıcıya malın teslim edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır.
Mahkemece tüm bu tespitler ve bilirkişi raporu doğrultusunda; ihtilafa konu malın test sonuçları beklenmeden davacı tarafından serilerek kullanıldığı ve bilahare sökülmesi sırasında zarar görmesi nedeniyle, davalı şirket tarafından iade alınarak yerine yeni mal verilmediği, davacı tarafından düzenlenen 20.12.2019 tarihli sevk irsaliyesi ile kullanılarak sökülen malın depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edildiği ve bu teslim evrakında davacı yetkilisinin imzasının bulunduğu, davacı yanca iade faturasının ise düzenlenmediği, davacının yaptığı iş nedeniyle malzeme temininde davalının yol açtığı bir gecikmenin bulunmadığı,
analiz sonuçları beklenilmeden kullanılan ve deformeli olarak depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edilen malın değişiminin yapılamamasının ise davacının kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, doğrudan ve dolaylı zarar alacak taleplerinin yerinde olmadığı, yine davalı satıcının talebi üzerine, satıcı teknik elemanlarının nezaretinde tekrarlanan testler karşılığı 18.056,52 TL'nin davalı satıcı tarafından karşılanması gerektiği, davalı satıcının sözleşme gereği test bedelinden sorumlu olduğu gözetilerek, bu kalem alacak yönündeki talebin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
I-Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermesine, cezai şart bedeli alacağı isteminin reddine, ayıplı ürünler nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zararlara yönelik talebin reddine, karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-) Davacı yanın ödenen ayıplı mal bedeli iadesi talebine yönelik; mahkemece ayıplı 20.252 metre kare ... marka ... hasarlı malın davalıya bırakılarak, 309.450,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemde fazla talebin reddine, karar verilmiş ise de davacı tarafından sözleşme gereği test sonuçları beklenilmeden kullanılan bir kısım malın, stoklanmak üzere teslim alındığı,
davacının ayıp iddiasıyla mal bedeli talebinin ve dolaylı zarar kalemlerinin reddine rağmen davacı adına muhafaza edilmek için teslim alınan malın hurda bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi doğru olmamış, davalının hurda bedelinden sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf istemi yerinde olup davacının talebi üzerine stokta bekletilen malın her zaman iade edilebileceği anlaşılmakla; mahkemece, davacının hurda bedeline yönelik bir talebinin bulunmadığı gözetilmeden hurda bedeline karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararının HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/166, K. 2025/733, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama