KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/409 - 2025/795
- Esas no
- 2023/409 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/795
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/12/2022
- Esas-karar no
- 2022/212 E - 2022/990 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 10/07/2025
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekileri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında, 06.11.2020 tarihli "Pidelik Un İstisna Mal Alımına Ait Sözleşme" akdedildiğini, sözleşme konusu 10.000 Çuval pidelik unun sözleşmede belirtilen şartlar kapsamında teslimatının yapılacağı kararlaştırıldığını, Sözleşme süresi, anılan sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 240 takvim günü olarak belirlendiğini,
süresi içerisinde termin planına uygun miktar ve tarihte un miktarı teslime hazır edilmesine rağmen davalı tarafından termin planındaki teslim tarihlerinde ya una ihtiyaçları olmadığı ya da termin planında yazan un miktarından daha azına ihtiyaç duydukları hususları ifade edilerek sözleşmede belirtilen tarihlere ve alım miktarlarına uygun olarak sözleşme süresi içerisinde mal alımı yapılmadığını, bunun üzerine sözleşme süresi olarak kararlaştırılan 240 (ikiyüzkırk) takvim gününün fazlasıyla aşılması dolayısıyla taraflar arasında akdedilen 06.11.2020 tarihli sözleşmenin sona erdirilmesi gerektiği hususunun davalıya bildirildiğini,
09.09.2021 tarihinde 1000 çuval, 13.09.2021 tarihinde ise 2000 çuval Pidelik Un talebinde bulunulmasına rağmen müvekkilce bahsi geçen unların gönderilmediği iddiasıyla işin bitirilmesi için 10 takvim gününe kadar süre verildiğini, davalı yan tarafından 91.200,00 TL tutarındaki teminat bedeli kesin teminat irat kaydedilerek sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğini,
belirterek davalı tarafından haksız olarak irat kaydedilen 91.200,00 TL teminat bedelinin müvekkilince sözleşmenin fesih tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ayrıca 10.000 TL manevi tazminat bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacı ile imzalanan sözleşmeye istinaden davacıya 10.12.2020 tarihinde bir termin planı gönderildiğini, Termin planına göre, un teslimatı 11.12.2020 tarihinde başlayacak ve belirli periyotlarla her bir alımda 500 çuval un alınmak suretiyle 30.03.2021 tarihinde sona ereceğini, davacı 10.000 çuval pidelik unu teslim etme yükümlülüğü altında iken müvekkil Şirket'e sadece 5.698 çuval un göndermiş, kalan 4.302 çuval unu teslim etmediğini, Sözleşme ile kendisine yüklenen edimini ifa etmeyen davacı, 01.09.2021 tarihli yazısında,
sözleşme konusu unun tesliminin müvekkil Şirketçe sözleşme süresi sona ermesine rağmen talep edilmediğini, buğday hasadının olumsuz etkilenmesi nedeniyle maliyetlerin çok fazla yükseldiğini ve sözleşme birim fiyatı ile un tesliminin mümkün olmadığını iddia ederek sözleşmenin sonlandırılmasını talep ettiğini, müvekkil Şirket tarafından davacıya yazılan yazıda da müvekkil Şirket'in teslimat programını değiştirip değiştirmemekte serbest olduğu ifade edilmiş, daha önce 09.09.2021 tarihinde 1.000 çuval ve 13.09.2021 tarihinde 2.000 çuval talepte bulunulduğu ifade edilmiş ve sözleşmenin 10.1.a maddesinde yer alan.
"Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, sözleşmede belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen..." hükmüne dayanılarak davacıya teslim etmediği unları teslim etmesi için 10 takvim günü ek süre verildiğini, ancak davacının mal teslim etmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda: Davalının 240 takvim günü olarak kararlaştırılan sözleşme süresi içerisinde termin planına uygun pidelik un alımı yapmadığı, davalı her ne kadar sözleşmenin ilgili maddeleri kapsamında idarenin teslim programını değiştirip değiştirmemekte ve programdaki teslim miktarını, üretim ve stok durumunu göz önünde bulundurarak arttırmak veya azaltmakta serbest olduğunu savunmuş ise de sözleşmenin bu hükümlerinin 240 takvim gününü geçecek şekilde un talebinde bulunulacağı şeklinde bir anlam çıkmayacağı,
sadece termin programındaki teslim tarihlerinde değişiklik yapılabileceği ve yine 240 günlük sürede daha az veya daha çok ürün alımı yapılabileceği gerekçesiyle davalının sözleşmeyi haksız feshettiği davalı tarafından irat kaydedilen 91.200,00 TL nakit teminat bedelinin 26/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline manevi tazminat şartlarının oluşmadığı manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili asıl ve ek kararı istinafla; katılma yoluyla istinaf yasa yoluna başvurduklarını ancak mahkemenin ek kararla süre yönünden istinaf isteminin reddi kararının usulsüz olduğunu, ek kararın kaldırılarak faizin başlangıç tarihi olarak fesih tarihi olan 21.09.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizden az olmamak üzere avans faizi ile birlikte iadesine ve manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; sözleşme kapsamında teslimi taahhüt edilen unlar için oluşturulan termin planının sözleşmedeki süre maddesine uygun olarak oluşturulduğunu, davacının en başında termin planına uymayarak edimin ifasında temerrüde düştüğünü ve müvekkilinin sözleşmeyi fesih, teminatın gelir kaydedilmesi ve cezai işlemleri yapma hakkının ilk temerrüt tarihinde doğduğunu, davacıya teslim için ek süreler verilerek pidelik unların teslim alınması için samimi girişimlerde bulunulmasına rağmen davacı firmanın edimini eksik ifa ettiğinin açık olduğunu, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; satım sözleşmesinin haksız feshedilip edilmediği burada varılacak sonuca göre teminat mektubunun irat kaydının usulsüz olup olmadığı ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan “Pidelik Un İstisna Mal Alımına” ilişkin sözleşmesinin davalı tarafından haksız fesih edildiğinin tespiti, davacı tarafından sözleşme ilişkisi gereğince verilen nakit teminat bedelinin davalıdan tahsili ve davacının ticari itibarının zarar görmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalının teminat mektubunun irat kaydının usulsüz olduğunun, manevi tazminat isteminin koşullarının ise oluşmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf isteminin reddine yönelik ek kararın kaldırılarak taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/409, K. 2025/795, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama