KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2023/420 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/832
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2022
- Esas no
- 2022/125 E 2022/899 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 10/07/2025
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün 2020/11227 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takipteki tebligatların usulsüz olduğunu belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının takip hukukuna yönelik iddialarının hukuki dayanağı olmadığını, davacı tarafından şikayet yoluna başvurulan hususlarda şikayetin reddine yönelik karar verildiğini, senet aslının müvekkil uhdesinde olup talep halinde sayın mahkemeye ibraz edileceğini, uyuşmazlıkta borçlu bulunmadığının ispat yükünün davacı borçluda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Usulsüz tebligatlar nedeniyle takibin kesinleştiğini, senet aslının icra dosyası başlatılırken icra müdürlüğüne sunulmadığını, senedin zamanaşımına uğradığını ve adi senet olduğunu, talep edilmesine karşın mürekkep yaşı raporunu alınmadığı gibi hükme elverişsiz görsel kanıt içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin tanımadığı bir kişiye bu miktarda bir senet vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Takibe dayanak senet fotokopisinin incelenmesinden davacı tarafından keşide edilen 70.000,00 TL bedelli bir senet olduğu, düzenleme yerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu takibe dayanak senet, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları (düzenleme yeri) taşımadığından kambiyo senedi niteliğinde değildir. Uyuşmazlık kambiyo senedi niteliği taşımayan belgeden kaynaklandığı gibi aradaki temel ilişki de davalı tarafından ödünç sözleşmesi olarak açıklanmıştır.
Bu belirlemeye göre uyuşmazlığın münhasıran senede dayanmadığı ve davanın da mutlak ticari dava sayılamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK.nin 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin davaya bakmakta görevli olması hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilerek 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince de mahkemenin görevli olmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceğinden, mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile HMK'nin 353/1.a.3.maddesi gereğince kararın kaldırılarak bu hususta karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiş, kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazları incelenmemiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/420, K. 2025/832, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama