İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/447 K.2025/1004

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2023/447Karar2025/1004Tarih25 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.242 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/447 - 2025/1004
Esas no
2023/447 (KABUL KALDIRMA
Karar no
2025/1004
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/12/2022
Esas-karar no
2021/762 E 2022/740 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazıldığı tarih
30/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.242 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 09/11/2020 tarihli "Hırdavat, Spacer, Damper ve Kompozit İzolatör Temini" sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davacı şirketin, TEİAŞ tarafından ihale edilen "H.230T Referanslı 380 kV 2x3B 1272 MCM İletkenli Bandırma Gemlik EİH Bakiye işlerinini Teklif Birim Fiyatlı Komple İşi"'ne ait Hırdavat, Spacer Damper ve Kompozit İzolatörlerinin alıcıya temin edilmesi işini üstlendiğini, davacı şirketin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini,

ancak 4. madde gereği hırdavat ve spacer damper için fatura tarihinden itibaren 1 hafta içinde 60 günlük çek verilmesi ve izolatörler için de 60 gün sonra nakden Euro ödemesi yapılması gerekirken ödemelerin yapılmadığını, düzenlenen faturaların ödenmediğini, davalı şirketten TL bazında 4.590.723,44 TL alacağı bulunduğundan davalı şirkete karşı Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12535 sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçtiğini, davalı şirketçe haksız suretle borca ve ferilerine itiraz edildiğini, arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşmaya varılamadığını,

davalı tarafından itirazdan sonra peyderpey davacı şirkete asıl alacağı ödeyerek kapattığını, ancak icra takibinin ferilerini (icra vekalet ücreti ile takip harç ve masraflarını) ödemediğini, asıl alacağa yönelik yapılan harici ödemelerin davalının itirazının haksız olduğunu ispatladığını belirterek davalının icra takibine itirazının takip harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti yönünden iptaline ve takibin bu feriler yönünden devamına, davalının borcu olduğu halde asıl alacağa da itiraz ederek takip durduğundan müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 09/11/2020 tarihli "Hırdavat, Spacer, Damper ve Kompozit İzolatör Temini" sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme uyarınca davacı şirketin, TEİAŞ tarafından ihale edilen "H.230T Referanslı 380 kV 2x3B 1272 MCM İletkenli Bandırma Gemlik EİH Bakiye işlerinin Teklif Birim Fiyatlı Komple İşi"'ne ait Hırdavat, Spacer Damper ve Kompozit İzolatörlerinin alıcıya temin edilmesi işini üstlendiğini, davacı şirketin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini,

ancak 4. madde gereği hırdavat ve spacer damper için fatura tarihinden itibaren 1 hafta içinde 60 günlük çek verilmesi ve izolatörler için de 60 gün sonra nakden Euro ödemesi yapılması gerekirken ödemelerin yapılmadığını, düzenlenen faturaların ödenmediğini, davacı şirketin 09/11/2021 tarihli sözleşme kapsamında kesmiş olduğu faturalara ilişkin davalı şirketten 388.078,08 Euro alacağı bulunduğundan Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12519 E. sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, arabulucuya başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını,

haksız itirazdan sonra peyderpey davacı şirkete bir kısım alacağın ödendiğini, bakiye 144.285,34 Euro borcun kaldığını, ayrıca icra takibinin ferileri (icra vekalet ücreti ile takip harç ve masrafları) ödemediğini belirterek davalının itirazının 144.285,34 Euro üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden fiili ödeme tarihindeki döviz kuru karşılığında devamına, icra takibindeki asıl alacağın tamamı üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücret ve takip harç masrafından kaynaklanan feri nitelikteki alacaklar yönünden itirazın iptali ile takibin devamına,

haksız itiraz edildiğinden asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında 09/11/2022 tarihli H.370 T Referanslı 380 kV (158,8 Km) 2X3B 1272 MCM İletkenli Bandırma- Gemlik EİH Bakiye İşlerinin Teklif Birim Fiyatlı Komple Tesis İşi Kapsamında, Hırdavat, Spacer Damper ve Kompozit İzolatör Temini Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ifası sırasında davacı satıcının teslimat gecikmeleri nedeniyle sorunlar yaşandığını ve icra takip tarihinden önce 31/08/2021 tarihli yazı ile karşı tarafa bildirimde bulunarak hırdavat ve spacer damper malzemelerin yarısı en geç 05/03/2021 tarihinde,

kalan diğer yarısı en geç 09/04/2021 tarihinde sevk edilmesi gerektiği halde 1. kısım sevkiyatta 95 gün gecikme, 2. kısım sevkiyatta son yükleme itibariyle 135 gün gecikme ile sevkiyatın tamamlandığını, bu durumun şantiye ek maliyet ve çeşitli kalemlerden oluşan zararlara sebep olduğu durumunun bildirildiğini, fazlaya dair veya henüz tespit edemedikleri zararlarına ilişkin haklarını saklı tutarak bildirim gereğinin yerine getirilmesinin istenildiğini, davacı tarafça 01/09/2021 tarihli ihtarname ile 14/08/2021 tarihli faturaların kabulü ile işleme alınmasının ihtar edildiğini,

06/09/2021 tarihli cevabi ihtarla davacı ihtarnamesindeki iddiaların kabul edilmediğini, ihtar konusu faturanın e-fatura sistemi üzerinden reddedildiğini ve ret gerekçelerinin defalarca bildirildiğini, faturanın kayda alınmayacağının belirtildiğini, davacı tarafın 27/09/2021 tarihli ihtarname ve sonrasında davacı tarafça 27/09/2021 ve davalı tarafça 30/09/2021 tarihli ihtarnamelerin gönderildiğini, davacı tarafın bu süreçten sonra sulh olma çalışmalarını başlattığını, müvekkili şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini, sulh protokolü hazırlanma talimatı verildiğini,

Eylül 2021'in son haftasında bu görüşmeler yapılırken davalı tarafça gönderilen sulh protokolü taslağına davacı tarafın cevabı beklenirken davacı tarafça 01/10/2021 tarihinden başlatılan Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12535 ve Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12519 E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinin gönderildiğini, tarafların sözlü olarak sulh olmuş iken ve sulh protokolü müzakere edilirken mutabakattan vazgeçtiği bildirilmeden icra takiplerinin başlatıldığını,

taraflar arasında varılan ön mutabakatlar geçersiz olduğundan ve sözleşme maddelerine uygun olarak düzenlenen ceza faturaları dikkate alındığında davacıya borcun olmadığını, alacağın likit olmadığını, istenen faizin fahiş olduğunu bildirerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dosyada takip tarihleri itibariyle faturalar ve tahsilatlar sonucu bakiye alacakların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafça davacıya iki adet gecikme cezası, bir adet yükleme tarihi gecikme nedenli kur farkı, eksik malzeme temin nedenli ek maliye masrafı, şantiyedeki iş kayıtları ve işçilik bedelleri açıklamalı fatura düzenlemiş ise de davacı kayıtlarına göre davalıya iade edilen bu faturaların ticari kayıtlarda bulunmadığı,

davalı tarafça teslimde gecikmeler yaşanıp ek maliyet ve çeşitli kalemlerden oluşan bu faturalara konu zarara uğradığı savunmasında bulunmuş ise de geç teslim iddiasına ilişkin sunduğu davacının imzasını içermeyen tutanaklar ve e-mail yazışmalarının dosya kapsamı, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmayış durumu da gözetildiğinde, zarar iddialarını kanıtlar nitelikte olmadığı, asıl davada takip tarihi sonrasında asıl alacağın ödendiği ve borcun kapatıldığı hususunun davacı tarafça da beyan edildiği, taraf defter kayıtları ve dosya kapsamına göre dava tarihi itibariyle asıl alacağa konu borcun olmadığı,

birleşen davada taraf defter kayıtları ve dosya kapsamı itibariyle takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler sonrası bakiye borcun 144.285,33 Euro olduğu belirtilerek asıl davada icra takip ferileri yönünden (takip harç ve masrafları, icra vekalet ücreti) itirazın iptali ile takibin bu feriler yönünden devamına, takipten sonra davadan önce ödeme yapılıp asıl alacağa konu borç kalmadığından ve takip tarihi sonrası dava tarihi öncesi yapılan ödemeler de nazara alınarak dava tarihi itibariyle asıl alacağa konu borç olmadığından tarafların yasal koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf eden-davalı vekili tarafından;

Asıl davaya yönelik borç olmadığı tespit edilmiş olmasına karşın icra takibinin ferileri yönünden devam yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, borç olmamasına karşın icra takibi başlatılmasının kötüniyetli olduğu, bu yönde tanık dinletme talebinin reddine ve nihayetinde kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararının hatalı olduğu, birleşen dava yönünden ise müvekkilinin borçlu değil, alacaklı olduğu, itiraza uğrayan ve kesinleşmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hatalı karar verildiği, itirazlara yönelik ek rapor alınmadığı,

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/551 E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin reddi kararının doğru olmadığı, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı, hükmedilen alacağa faiz uygulanmasının yerinde olmadığı gibi uygulanan faizin de fahiş olduğu, taraflar arasında faize yönelik herhangi bir anlaşma bulunmadığı,

İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Asıl dava yönünden icra inkar tazminatına yönelik talebinin reddinin doğru olmadığı, birleşen dava yönünden ise ilk derece mahkemesince hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren faiz hükmetmesi gerektiği, icra inkar tazminatının da asıl alacak olan 388.078,08 Euro üzerinden hesaplanması gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme kapsamında faturaların ödenmediği iddiasıyla takip yapan davacının takipten sonra yapılan ödemelerden sonra davacı alacağının bulunup bulunmadığı, var ise kapsamı, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı noktalarında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl dava taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibinde asıl alacağın itiraz tarihinden sonra ödendiği, icra takip ferileri yönünden itirazın iptali, birleşen dava, aynı sözleşme kapsamında faturalara dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibinde asıl alacağa konu faturaların bir kısmının itirazdan sonra ödendiği, bakiye alacak ve tüm ferileri yönünden itirazın iptali isteğine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2.fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.

HMK'nın 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.

Mahkemece, HMK'nın 294/3. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur. Esasen, kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan el çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmamaktadır. HMK'nın 298/2. maddesi uyarınca, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da farklı olması, yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir.

Aksi düşünce ve uygulama yargının, yargıcın ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile bağdaşmaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır.

Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder. Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler.

Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.

Somut olayda mahkemece kısa kararda, “1-Asıl davada. Asıl davada takipten sonra, davadan önce takibe konu asıl alacak ödenmiş olmakla, davalının itirazının ferileri yönünden (takip harç ve masrafları, icra vekalet ücreti) iptali ile takibin bu feriler yönünden devamına, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, 2-Birleşen davada.

Davanın talebe konu asıl alacak yönünden kabulü ile, davalının itirazının dava konusu 144.285,33 Euro için iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak 144.285,33 Euro'ya takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle Euro mevduata uygulanan oranda faiz işletilmesine, Hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, gerekçeli kararda ise “1-Asıl davada.

Asıl davada Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2021/12535 sayılı takip dosyasında takipten sonra, davadan önce takibe konu asıl alacak ödenmiş olmakla, davalının itirazının ferileri yönünden (takip harç ve masrafları, icra vekalet ücreti) iptali ile takibin bu feriler yönünden devamına, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, 2-Birleşen davada.

Davanın talebe konu asıl alacak yönünden kabulü ile, davalının Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2021/12519 sayılı takip dosyasında itirazının dava konusu 144.285,33 Euro için iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak 144.285,33 Euro'ya 16/12/2021 dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle Euro mevduata uygulanan oranda faiz işletilmesine, Hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında hesaplanan 297.025,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verilmiştir.

Somut olayda, kısa karar ile gerekçeli kararın faiz başlangıç tarihine yönelik hüküm fıkrası çelişkili olup, kısa kararda icra inkar tazminatının infaz edilebilmesi için gerekçeli kararda yerinde olarak açıklama yapılmış ise de kısa kararda belirtilen takip tarihindeki kur ile davacı yanın takipte talepte bulunduğu kurun farklı olduğu anlaşılmış olup hakimin hangi hükmü oluşturmak istediği belli olmadığından, maddi ve hukuki denetime elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez. HMK'nın 355/1.m.2.cümlesi: "...Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.." hükmünü içermektedir.

Açıklanan nedenlerle Dairemizce, 10.04.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere önceki verilen kararla bağlı olmaksızın gerekçe ve hüküm arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için HMK'nın 355/1.m.2.cümle hükmü resen gözetilerek esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, kaldırma nedenine göre istinafa gelen tarafların diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 Esas 2022/740 Karar sayılı 28/12/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA

2-HMK.'nin 355.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 25/09/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/447, K. 2025/1004, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/447
Karar No
2025/1004
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/448 K.2025/656
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/449 K.2025/672
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/451 K.2025/671
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/451 K.2025/729
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/452 K.2025/546
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/452 K.2025/1006

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.