KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/495 - 2024/1804
- Esas no
- 2023/495 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/1804 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/12/2022
- Esas no
- 2022/773 E 2022/1019 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından üretilen ve davalıya satılan elektriğe istinaden 15/06/2022 tarihli, EFT2022000000023 sayılı, 441.945,88 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, davadan önce kısmi ödeme yaptığını, davalının takibe konu fatura dışında başkaca icra takipleri nedeniyle de ödeme yaptığını, bu dosya için nekadar ödeme yaptığının anlaşılamadığını ve ayrıştırılamadığını,
TBK gereğince yapılan ödemelerin asıl alacağın ferileri olan vekalet ücreti ve işlemiş faize mahsup edileceği dikkate alınarak alacak miktarının davalının cevabı ve bilirkişi incelemesi sonucu somutlaşacağından şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın açıldığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu asıl alacak ve fer'isi niteliğindeki faizin davacıya ödendiğini, davacı alacağının sadece icra takip dosyası nedeniyle ödenmesi gereken vekalet ücreti ve takip giderlerine ilişkin olduğunu, bu miktarın tespitinin de yargılamayı gerektirdiğini, davacının müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının 8.500.000,00 USD'lik kısmını 20/09/2017 tarih 10826 yevmiye numaralı temlik sözleşmeleri ve 1.000.000,00 USD'lik kısmının 22/10/2020 tarih 8510 yevmiye numaralı temlik sözleşmeleri ile ...
A.Ş.'ye temlik edildiğini, davacının temlik ettiği hak ve alacaklara ilişkin taraf sıfatının kalmadığını, takipte talep edilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, alacağın likid olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lisanssız elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, takipten sonra davadan önce ödeme yapıldığı, davacının takibin fer'ileri yönünden devamına karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/(19)11-445 Esas ve 2022/1077 Karar sayılı ilamı gereğince asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmediğinden alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,
ancak bu talepler hakkında hesap yaptırılmayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerektiği, faiz yönünden Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 25/3 maddesi gereğince 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammının iki katı oranında uygulanacağı, bu oranın aylık %1,6 şeklinde düzenlendiği, bu nedenle faiz talebinin de yerinde olduğu, davalının alacağın temliki itirazının yerinde olmadığı,
icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; itirazın iptali ile takibin devamı yönündeki mahkeme kararı yerinde olmakla birlikte icra inkar tazminatı talebinin reddine yönelik kararın yerinde olmadığını, davalının hangi faturaya istinaden ne kadar ödeme yapıldığını açıklamaksızın ödeme yaptığını, kısmi ödemenin faiz ve masrafa mahsup edileceğini, mahkemece kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsup edilerek icra inkar tazminatı için matrahın kalmadığı gerekçesiyle red kararının hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı için gerekli koşulların oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden olan alacağını dava dışı ...
A.Ş.'ye temlik ettiğini, temliknameler gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ana para ve faizin haciz ve tedbir baskısı altında haricen ödendiğini, asıl alacak ve fer'isi niteliğindeki faiz ödendiğinden davacının alabileceği vekalet ücreti ve takip masraflarının miktarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini,
sonrası dönem için yasal faizin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Eskişehir 5.İcra Müdürlüğünün 2022/5719 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 08/07/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15/06/2022 tarihli, EFT2022000023 seri numaralı 441.945,88 TL bedelli faturaya istinaden 441.945,88 TL asıl alacak, 471,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 442.417,29 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Ödemeye ilişkin belgenin dosya arasında olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmelerden doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere 16/02/2018 tarihli 10826 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile davalı tarafından ödenecek bedellerden 8.150.000,00 USD'sinin dava dışı ...
A.Ş.'ye temlik edildiği, temliknamenin 3.maddesinde temlik edilen alacağın tahsilinde tek muhatabın dava dışı temlik alan banka olduğu, bu hususta temlik edenin hiç bir tasarruf hakkı bulunmadığının düzenlendiği yine 22/10/2020 tarihli 8510 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile davalı tarafından ödenecek bedellerden 1.000.000,00 USD'sinin dava dışı ...
A.Ş. temlik edildiği, temliknamenin 2.maddesinde temlik edilen alacağın tahsilinde tek muhatabın dava dışı temlik alan banka olduğu, bu hususta temlik edenin hiç bir tasarruf hakkı bulunmadığının düzenlendiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında düzenlenen temlik sözleşmelerinde alacağın tahsilinde davacıya bir yükümlülük yüklenmediği, davacının dava konusu alacağı bu sözleşme kapsamında dava dışı ... A.Ş' ye temlik etmiş olması nedeniyle alacak üzerinde tasarruf hakkının kalmadığı, bu nedenle aktif husumetinin bulunmadığı dikkate alınarak davanın aktif husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yazılı davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açılanan nedenlerle davacının istinaf itirazlarının reddine, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davanın aktif husumetten reddine yönelik HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/495, K. 2024/1804, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama