KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/593 - 2023/558
- Esas no
- 2023/593 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2023/558 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2019
- Esas no
- 2018/108 E 2019/982 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 09/05/2023
Karar Metni
1.330 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişki kapsamında davalı .... Şti.'ne avans olarak farklı vade tarihleri bulunan yaklaşık 170.000,00 TL bedelli çekleri verdiğini, davalının en geç 31/12/2017 tarihine kadar malları peyderpey tedarik edeceğini ancak malların teslim edilmediğini, fatura düzenlenmediğini, çeklerin bir kısmının diğer davalı ...
A.Ş.'ye temlik edildiğini, davalının fatura dahi kesmeden çekleri faktoring şirketine temlik etmesinin kötüniyetli olduğunu, davalı faktoring şirketinin fatura ile tevsik edilmeyen alacağı temlik alamayacağını belirterek müvekkilinin 19/02/2018 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli, 31/03/2018 keşide tarihli, 20.000,00 TL bedelli, 30/04/2018 keşide tarihli, 27.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... Ltd. Şti. ile müvekkili arasında imzalanan faktoring sözleşmesi uyarınca dosyaya sunulan faturalar karşılığında dava konusu çeklerin devir ve temlik alındığını, devir ve temlik işleminin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili şirketin basiretli bir tacir gibi ve TMK 2.maddesi gereğince iyi niyet kurallarını dikkate alarak dava konusu çekleri keşide eden davacı ile görüştüğünü ve fatura konusu alacaklar ile ödeme vasıtası olan çeklerin diğer davalı ... şirketi tarafından faktoring işlemine konu edildiğinin bildirildiğini, kusur ya da kötüniyetinin bulunmadığını, şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... .... Şti. cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ... ....
Şti. arasında 22/08/2017 tarihli toptan satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede teslim edilecek mallara karşılık çeklerin verildiğinin yazılı olduğu, davalı şirketin isticvap davetiyesine cevap vermemekle sözleşmedeki imzayı kabul etmiş sayıldığı, davalı faktoring şirketi tarafından sunulan ... seri numaralı faturalarda mal teslimine ilişkin kayıt ve belge bulunmadığı, faturalardan sadece ... seri numaralı 20.054,25 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve BA formu ile Vergi Dairesine bildirildiği, bu fatura yönünden davacının yemin teklif etme hakkını kullandığı,
davalının yemin davetiyesine rağmen duruşmaya gelmediği, yemini eda etmekten kaçındığı, bu nedenle davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davalı faktoring şirketi yönünden ise, faktoring sözleşmesinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş olması, fatura miktarlarının dava konusu çeklerin toplam miktarından fazla olması ve sözleşmenin dayanağı olarak yukarıda açıkça yazılı 3 adet faturanın diğer davalı şirketten alınmış olması nedenleriyle davalı faktoring şirketinin faktoring mevzuatı uyarınca üzerine düşen yasal yükümlülüklerini yerine getirdiği,
kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delil veya belge de ibraz edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu çekler nedeniyle davalı şirketin mal teslimi yapmadığını, çeklerin konusuz kalmasına rağmen davalı faktoring şirketinin çekleri kötüniyeti olarak temlik aldığını, geçerli faturaya dayalı alacak bulunmadığını, davalı şirkete sözleşme gereği verilen 167.000,00 TL bedelli çekler karşılığında davalı şirketin sadece ... seri numaralı fatura ile 20.054,25 TL bedelli ürün teslim alındığını, bu ürünlerin dava konusu olmayan ve daha erken vadeli 05/02/2018 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli çeke mahsuben teslim edildiğini, ... seri numaralı faturalar nedeniyle mal teslim edilmediğini savunarak davalı faktoring şirketi yönünden verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının dava konusu çekler nedeniyle davalı faktoring şirketine borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava konusu üç adet çekin keşidecisi davacı, lehdarı ve 1. cirantası davalı şirket olup, hamili davalı faktoring şirketidir. Davacı ile davalı şirket arasında çeklerin avans çeki olduğu konusunda 22/08/2017 tarihli sözleşme imzalanmış, davalı şirkete isticvap davetiyesi çıkarılmış, davalı şirket beyanda bulunmamakla sözleşmeyi kabul etmiş sayılmıştır. Bu durumda davacı tarafından çeklerin bedelsizliği davalı şirkete karşı şahsi defi olarak her zaman ileri sürülebilir.
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir.
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03/11/2010 Tarih, 2010/19-488 Esas, 2010/557 Karar sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar karşısında dava konusu çekler bakımından; davacının, davalılardan faktoring işleminin tarafı olan davalı şirkete borçlu olmadığı aralarındaki sözleşme gereğince belirlenmiş olup davacının bedelsizlik defi'ni davalı faktoring şirketine karşı ileri sürmesi mümkün olduğundan davalı faktoring şirketi yönünden de davanın kabulü gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle bu davalı yönünden davanın reddi doğru görülmemiştir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02/12/2020 Tarih, 2020/4643 Esas, 2020/5620 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/593, K. 2023/558, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama