KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/603 - 2025/362
- Esas no
- 2023/603 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/362 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2023
- Esas no
- 2023/7 E 2023/323 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/04/2025
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; K.H.K. ile kapatılan kurumlardan olan ... A.Ş.’nin tüm mal varlığının hazineye devredildiğini, bahsi geçen şirkete ait senetlerin borçlusu ...Tic. A.Ş.’den olan alacağının tahsili için Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2021/21911 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu çeklerde davacının yetkili hamil olmadığını, müvekkiline ait cironun iptal edilmesi nedeniyle artık müvekkilinin borçlu sıfatının kalmadığını, takip konusu çekin ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğini ve süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirerek adi belge niteliğinde olduğunu ve artık TTK 726 maddesinin uygulanamayacağını, bu nedenle BK uyarınca sebepsiz zenginleşme için uygulanacak olan bir yıllık süre hesabında üç yıllık sürenin dikkate alınamayacağını ve yine çekin ibraz süresi geçtikten bir yıl sonra zamanaşımı süresinin dolduğunu, her halükarda da dört yıllık sürenin geçtiğini bildirerek davanın zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Ankara Batı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/03/2022 Tarih, 2021/486 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımından reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02/11/2022 Tarih, 2022/1255 Esas, 23022/1492 Karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takip ve dava konusu çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmemekle çek vasfını yitirdiği,
çeklerin keşide tarihlerinin 31/07/2016 ve 17/10/2016 olduğu, takip tarihinin 27/07/2021, dava tarihinin ise 08/11/2021 olduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın yanlış olduğunu, lehtar şirketin 19/07/2018 tarihli mahkeme kararı ile tüm malvarlığının Hazineye devredildiğini, müvekkili kurumun kararı öğrendikten sonra çeklerin tahsilatı için işlemler yaptığını, çeklerin TBK 82.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımına uğramadığını, 2 ve 10 yıllık sürelerinin halen devam ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, bankaya süresinde ibraz edilmeyen çeklerde lehtar olarak yer alan şirketin malvarlığının davacı Hazineye devri üzerine davacının çeklere dayalı alacak talebi üzerine zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak lehdar(malvarlığı davacı Hazineye devredilmekle davacı Hazine) tarafından yapılan ilamsız icra yoluyla takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara Batı İcra Dairesinin 2021/21911 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 11/10/2021 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet çeke dayalı olarak 19.500,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 17/10/2016 keşide tarihli 12.000,00 TL bedelli ve 31/07/2016 keşide tarihli 7.500,00 TL bedelli iki çekin dava dışı şirketler tarafından ... A.Ş. lehine keşide edildiği, çekin lehdar şirket tarafından ... A.Ş.'ye ciro edildiği, bu ciranta tarafından da ...A.Ş.'ye ciro edildiği, ... A.Ş. cirosunun iptal edildiği görülmüştür.
Davacı lehtar ciranta, çeke dayalı olarak ancak kendisinden önceki çek borçlularına yani keşideciye karşı alacak talebinde bulunabilir, lehtar ciranta kendisinden sonra çekte cirosu bulunan kişilere borçlu olup bu kişilerden alacak talebinde bulunamaz. Davacı lehtar ciranta çekleri dava dışı ciranta ... A.Ş.'ye ciro etmiş, bu ciranta tarafından da çekler davalı ciranta ...A.Ş.'ye ciro edilmekle davalının cirosu da iptal edilmiştir. Bu durumda davacının davalıya başvuru hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından hükmün gerekçesi düzeltilmek suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/603, K. 2025/362, 3 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama