KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/909 - 2025/1307
- Esas no
- 2023/909 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1307 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2023
- Esas no
- 2022/65 E 2023/136 K
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazıldığı tarih
- 14/11/2025
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini ancak davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırma kararı verildiğini, haciz tehditi altında davalıya haricen 07/07/2021 tarihinde 19.000,00 TL ödendiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra tehditi altında ödenen 19.000,00 TL'nin istirdatına, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin senette ciranta olup senedi alacaklı olduğu lehtar şirketten aldığını, imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 01/06/2022 tarihli öninceleme duruşmasında, menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle arabuluculuk dava şartı itirazının reddine, 19.000,00 TL'nin istirdatı talebi yönünden dosyanın tefriki ile ayrı esasa kaydına, istirdat davasında arabuluculuk dava şartı zorunlu olduğundan istirdat davasının arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine dair ara karar kurulduğu, menfi tespit talebi yönünden ise yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporu ile imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği,
senedin davacıya ciro yolu ile geçtiği, bu nedenle davalının imzanın davacıya ait olmadığını bilecek durumda olmadığı, imzanın davacıya ait olmadığını bilerek kötü niyetle takibe konulduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, 19.000,00 TL'nin 07/07/2021 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece istirdat davasının tefrik edildiğini, tefrik edilen istirdat davasının ayrı esasa kaydedilerek arabuluculuk dava şartından red edildiğini, kararın kesinleştiğini, eldeki davanın sadece menfi tespit istemine ilişkin olup istirdata yönelik hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, sadece menfi tespit yönünde hüküm kurulabileceğini, ancak mahkemenin istirdat hükmü de kurduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2019/1324 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 29/01/2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 12.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 12.389,63 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takibe konu senedin yapılan incelemesine göre, senedin keşide tarihinin 05/07/2018, vade tarihinin 31/12/2018, bedelinin 12.000,00 TL olduğu, davacının keşideci, dava dışı ... Basım Yayın Dağıtım Ltd. Şti.'nin lehtar, davalının ciranta olduğu görülmüştür.
Ankara 11.İcra Hukuk Mahkemesinin 15/06/2021 Tarih, 2019/114 Esas, 2021/939 Karar sayılı dosyasında, davacının açtığı borca itiraz davasında mahkemece davanın takip edilememesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosya kapsamında adli belge uzmanı bilirkişiden alınan 02/03/2021 tarihli raporda özetle; senette davacı adına atılan imzaların davacı elinden çıkmadığı yönünde kanaat belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontuna göre davacı tarafından davalıya 07/07/2021 tarihinde icra dosyası nedeniyle 19.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece adli belge uzmanı bilirkişiden alınan 23/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu senetteki davacı imzalarının davacının elinden çıkmadığı yönünde kanaat belirtildiği görülmüştür.
Mahkemece 01/06/2022 tarihli öninceleme duruşmasında, menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle arabuluculuk dava şartı itirazının reddine, 19.000,00 TL'nin istirdatı talebi yönünden dosyanın tefriki ile ayrı esasa kaydına, istirdat davasında arabuluculuk dava şartı zorunlu olduğundan istirdat davasının arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine dair ara karar kurulduğu, ara karar gereği istirdat davasının mahkemenin 2022/405 Esasına kaydedildiği, 07/06/2022 Tarih, 2022/405 Esas, 202/476 Sayılı karar ile davanın arabuluculuk dava şartından red edildiği,
kararın davacı tarafından istinaf edildiği ancak istinaf harçlarının yatırılmaması üzerine ek karar ile davacının kararı istinaf etmemiş sayılmasına karar verildiği, ek kararın istinaf edilmediği, böylelikle kararın 19/03/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda, davacı imzasını inkar ettiği senede dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle yaptığı ödemenin istirdatı istemi ile davayı açmış olup mahkemece davanın menfi tespit ve istirdat davası olarak ayrılmasına karar verilerek istirdat talebi ayrı esasa kaydedilmek suretiyle davanın dava şartından reddine yönelik hüküm kurulması ve kararın kesinleşmesi dikkate alınarak işbu dosyada sadece menfi tespit talebi yönünden değerlendirme yapılması gerekirken davanın kabulü ile birlikte ayrıca istirdat hükmü kurulması doğru olmamış, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca istirdat hükmünün hükümden çıkartılmak suretiyle menfi tespit isteminin kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/909, K. 2025/1307, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama