KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi İhtiyati Tedbir/haciz Talep Eden Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1006 - 2024/1649
- Esas no
- 2024/1006 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1649
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2024
- Esas-karar no
- 2024/252 E -
- Vekili
- —
- Talep edilen davalı
- —
- Talebin konusu
- İhtiyati Tedbir / İhtiyati Haciz
- Yazıldığı tarih
- 26/12/2024
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir / ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz üzerine yetkili icra müdürlüğüne dosyanın gönderildiğini, davalının takibe itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında verilen kararın BAM tarafından düzeltildiğini, müvekkilinin yüksek miktarda masraf ve vekalet ücreti ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, paranın değer kaybı nedeniyle müvekkilinin alacağının çok düşük kaldığını, müvekkilinin enflasyon sebebiyle uğradığı zararı,
muhtelif dosyalara yaptığı yargılama giderleri ve vekalet ücreti nedeniyle tazminat alacağının bulunduğunu, davalının mal kaçırma gayreti içinde olduğunu belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 19/04/2024 tarihli ara karar ile, davacının munzam zarar talebinin varlığı yargılamayı gerektirdiği için vadesi gelmiş bir alacaktan söz edilemeyeceği, vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz isteme koşulları (kaçma, malları kaçırma vs.) oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine, davalıya ait taşınmazlar davanın konusunu oluşturmadığı ve 6100 sayılı yasa 389/1 maddesi koşulları oluşmadığı için ihtiyati tedbir talebinin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin vadesi gelmiş senede ve para borcuna dayalı olduğunu, davalının borçlarını süresinde ödemeyerek alacağı sürümcemede bıraktığını ve munzam zarara sebebiyet verdiğini, İİK 257/1 maddesindeki şartların oluştuğunu, alacağın vadesinin gelmediğinin düşünülmesi halinde dahi İİK 257/2 maddesine göre şartların gerçekleştiğini, davalının mal kaçırma gayreti içinde olduğunu, icra dosyasındaki hacizli taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmış olması nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edememe ihtimalinin bulunduğunu, davalının taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, munzam zarar iddiasına dayalı alacak istemli davada ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle İİK 257/1 ve İİK 257/2 maddesindeki ihtiyati haciz için gerekli koşulların oluşmamasına, dava konusunun davalının taşınmazları değil para alacağına ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin de yerinde olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1006, K. 2024/1649, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama