KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1392 - 2025/33
- Esas no
- 2024/1392 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/33
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2024
- Esas-karar no
- 2022/698 E 2024/556 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/02/2025
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı ... tarafından davacılar aleyhinde senede dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin dava dışı ... Yatırım İnşaat Taahhüt Lojistik Otomotiv Tarım Hayvancılık Enerji Sanayi ve Tic.
A.Ş.'den ... parsel 8 numaralı bağımsız bölümün 175.000,00 TL bedelle devri konusunda sözleşme yaptıklarını, imza dışında kalan diğer hususların davalılardan ... tarafından doldurulmak üzere takibe konu bonoyu imzalayıp ödeme tamamlandıktan sonra almak üzere davalı ...'e verdiklerini, bedelin 30.000,00 TL'sinin davacı ... tarafından 02.10.2017 tarihinde dava dışı ... A.Ş. hesabına yatırıldığını, 40.000,00 TL'sinin davacı ... tarafından 11.10.2017 tarihinde ...
A.Ş. hesabına yatırıldığını, 100.000,00 TL'sinin davacı ... tarafından 20.11.2017 tarihinde dava dışı ...
A.Ş. hesabına yatırıldığını ancak banka işlem ücreti düştükten sonra şirket hesabına 99.175,00 TL geçtiğini, söz konusu ödemeleri müteakip kalan 5.000,00 TL'nin de elden ödenmek sureti ile tapuda devir işleminin yapıldığını, davalı senet lehtarı ...'in senedin yanında olmadığından bahisle daha sonra iade edeceğini söylediğini ancak senedin iade edilmediğini ve diğer davalı ...'e ciro edildiğini, davalı ...'in davalı ... ile yakın ilişki içinde olduğunu, borcun ödendiğini bilmesine rağmen kötü niyetli davranarak icra takibi başlattığını belirterek müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine,
kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu bonoyu ciro yolu ile iktisap eden iyiniyetli hamil olduğunu, senet metninden anlaşılmayan def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin senet bedeli ödenmiş ise ödemeden haberinin olmadığını, ödeme iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davalının davacıların yakın arkadaşı olduğunu, ailece sürekli görüştüklerini, davalının davacılara borç verdiğini, dava konusu bononun borca karşılık düzenlendiğini ve bononun nakden kaydını içerdiğini, davalının bonoyu diğer davalı ...'e ciro ettiğini, bono ile ... A. Ş.'den alınan taşınmazın ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini, davacıların asıl alacağın % 20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dairemizin 07/07/2022 tarihli, 2019/1865 Esas ve 2022/1029 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda; davacı, dava konusu senedin taşınmazın satış bedeline ilişkin teminat amaçlı verildiğini ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delil ile ispatlayamamış ise de davalı ...'in yeminli beyanında senedin tapuda taşınmazın satış bedelini teminen alındığını açıkça beyan etmesi karşısında, davacının, senedin taşınmaz satış bedeline ilişkin düzenlendiği iddiasının ispatlandığı,
taşınmazın bedelinin 169.175,00 TL'sinin tapuda devir tarihinden önce ödendiği hususu da yazılı belge ile ispatlandığı davalı ... yönünden davacının davalıya 169.175,00 TL borçlu olmadığı, davalı ...'in ise TTK'nın 778. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 687. maddesine göre bonoyu iktisap ederken davacıların zararına hareket ettiğini bile bile davacıların zararına hareket ettiği yani kötü niyetli olduğuna dair dosyada soyut iddiadan başka ceza dosyası ve sair herhangi bir delil olmaması; davacının bu hususta davalıya yemin teklif etmiş olması,
davalının yeminli beyanında kötü niyetle hareket ettiğine dair bir beyanının bulunmadığı, davanın ... yönünden kötü niyetli iktisap iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; davalı ciro yoluyla hamil aleyhine açılan davanın kabulü gerektiği, hamilin gerçek ilişkiyi bildiği kötü niyetli olduğu anılan davalı hakkındaki davanın da kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında teminat olarak düzenlenen senedin bedelsiz olup olmadığı teminat fonksiyonun devam edip etmediği, ciro yoluyla hamilin iyiniyetli hamil olup olmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taşınmaz satışının temini için düzenlenen senet bedelinin ödendiği taşınmazın devrinin gerçekleştiği ancak teminat olarak verilen senedin iade edilmeyerek ciro edilerek takibe konu edildiği iddiasına dayalı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605'nci maddesinde yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir.
Mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemez, dosyadaki taraf sıfatları ortadan kalkar. Bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edilir. Mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edilir.
Türk Medeni Kanunu' nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.
Somut olayda :Karar başlığında tereke temsilcisinin gösterilmediği ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davalı ...'in mirasçıları olan eşi ve çocuğunun mirası reddettiği, bu yöndeki kararın kesinleştiği sabit olduğundan, dahili davalı sıfatı ile dosyaya katılımı sağlanan ancak taraf sıfatları kalmayan mirasçılar hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ve davalı murisin terekesi aleyhine davanın esası ile yargılama giderleri yönünden hüküm tesis edilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle resen incelenerek ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1392, K. 2025/33, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama