İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1395 K.2025/29

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 03/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı…

Esas2024/1395Karar2025/29Tarih14 Ocak 2025Okuma10 dk · 2.015 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1395
Karar No
2025/29
Karar tarihi
14 Ocak 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
.....
Dosya no
.....
Karar no
.....
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/07/2024
Numarası
... Esas - ... Karar
İstinaf eden davacı
........
Vekili
Av. .....
İstinaf eden davalı
........
Vekilleri
Av...... & Av......
Dava
Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak
İstinaf kararının karar tarihi
14/01/2025
Yazım tarihi
14/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.015 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 03/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete para yatırıldığını, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, davacının davalı şirkete ortak olacağı, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda davacıya güven telkin edildiğini, davalı holdingin grup şirketleri bünyesinde barındırdığını, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde davalı şirketin ödeme yapmadığını beyan ederek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile davacının davalı şirkete yatırdığı paralardan dolayı şimdilik, 4.000,86 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davacının davalı şirket ortağı olduğunu da beyan ederek yargılama sırasında yürürlüğe giren 7194 s. Kanun'un 41. maddesi (3332 s. Kanun'un Geçici 4. maddesi) gereğince davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince, "... Davalı ... A.Ş.'nin (görevli ve yetkililerinin) haksız fiil teşkil eden eylemine uygulanması gereken 3 ayrı zamanaşımı süresi mevcuttur.

Bunlar; (fiilin)zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olan 1 yıllık, haksız fiil tarihinden itibaren işlemeye başlayacak olan 10 yıllık ve ayrıca zarar verici eylemin suç teşkil etmesi halinde yine haksız fiil tarihinden itibaren uygulanacak olan uzamış ceza zamanaşımı (somut olayda 5 yıl) süresidir.

Buna göre haksız fiil teşkil eden dava konusu ihtilafa, fail (parayı tahsil eden şirket) ve zarar veren fiil (para tahsil etme eylemi) biliniyorsa 5 yıl, sonradan öğrenilmişse 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Davacının para yatırdığı şirketi ve para tahsil eylemini sonradan öğrenmesi söz konusu olmadığından 5 yıllık zamanaşımı süresi esas alınmıştır.

Mahkememizce ayrıca, Yargıtay 11. HD'nin yukarıda yazılı görüşünün aksine, Yargıtay HGK’nun 07.02.2024 gün ve 2023/(17)4-915 E. 2024/80 K. ve Yargıtay HGK’nun 16.04.2008 gün ve 2008/4-326 E. 2008/325 K. sayılı emsal içtihatları gereğince 5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin yarı oranında uzama kuralının hukuk davalarında uygulanamayacağı (5 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 7,5 yıl olarak uygulanamayacağı) kabul edilmiştir.

Dosyaya sunulan Ortaklık Durum Belgesinin (ODB) tarihinin 14/03/2000 olduğu belirlendiğinden Mahkememizce de en son işlem tarihinin 14/03/2000 olduğu kabul edilmiş, bu davanın açıldığı 24/10/2019 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ve davalı ... A.Ş.'nin cevap dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunduğu görüldüğünden, davacının davasının zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 11. HD’nin 11.07.2023 gün ve 2022/840 E. 2023/4352 K. emsal içtihadına göre, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi halinde yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekli ise de;

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 3332 s. Yasanın yürürlüğe girdiği 07/12/2019 tarihine kadar uzun süreler boyunca, somut dava ile benzer uyuşmazlıklarda, davalıların zamanaşımını ileri sürmelerinin hakkın kötüye kullanılması olduğu görüşünü kabul etmiştir (Örneğin ; Yargıtay 11. HD.nin 02/10/2014 gün ve 2013/13293 E. 2014/15076 K., 03.04.2014 gün ve 2013/17933 E. 2014/6603 K., 30.05.2016 gün ve 2016/119 E. 2016/5924 K., 29/09/2016 gün ve 2015/15025 E. 2016/7632 K., 05/04/2018 gün ve 2016/9030 E. 2018/2444 K., 07/05/2018 gün ve 2017/1180 E. 2018/3234 K. sayılı ilamları gibi.) İlk derece mahkemeleri tarafından da (sonradan Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 3332 s. Yasanın Geçici 4. maddesinin 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe girmesine kadar) bu uygulama uzunca bir süre aynen benimsenmiştir.

Her ne kadar Yargıtay 11. HD.'nin 29.04.2024 gün ve 2024/1802 E. 2024/3297 K. sayılı emsal içtihadı ile zamanaşımı hakkındaki önceki uygulamasından dönülerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği görüşü kabul edilmiş ve gerek Yargıtay'ın gerekse ilk derece mahkemelerinin önceki görüş ve uygulamalarından dönerek yeni karar ve uygulamaya geçmeleri hukuken mümkün olup, Mahkememizce de güncel kararların derdest davalara uygulanması gerektiği kabul edilmiş ise de;

Yargıtay'ın ve ilk derece mahkemelerinin çok uzun süre istikrar kazanmış uygulamalarına güvenerek dava açan davacıların, bu davalar derdest iken yargı kurumlarının hukuki görüş değişikliği (ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermeleri) sonucu, ayrıca (karşı tarafın yaptığı) yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmelerinin, adalet ve hakkaniyet prensipleri ile hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik prensiplerine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle Mahkememizce davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasına rağmen, adalet ve hakkaniyet prensipleri ile hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik prensipleri gereğince davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle reddine, davalı ... A.Ş. vekilleri için davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...

Grubu ve yöneticileri tarafından Avrupa’da doksanlı yıllardan itibaren yüksek oranda faiz getirisi verileceği ve yatırılan paranın istenildiği her an geri verileceği gibi garantilerle para toplandığını, bu hususun TBMM, MASAK, SPK tarafından hazırlanan raporlarla defalarca ortaya konduğunu, yüksek faiz garantisi ve parasını istediği zaman geri alabileceği vaadi ile müvekkiline güven telkin ederek para tahsilatı yapan davalının, zamanaşımı nedeni ile sorumluluktan kurtulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kötüniyetin korunmaması ilkesiyle bağdaşmadığını, davalının,

müvekkilleri ve diğer mağdurlardan tahsil olunan paranın istenildiği her an geri alınabileceği ve yüksek faiz verileceği garantileri ile yanıltmaları, Borçlar Kanunu'nun 28 maddesinde düzenlenen hile kavramının unsurlarını teşkil ettiğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 19.01.1984 1983/434 Esas, 1984/112 Karar sayılı ilamında da hileli işlemi yapan kişi kötüniyetli olması nedeniyle Borçlar Kanunu 125 ve 60. maddedeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacağının belirtildiğini, davalılar zamanaşımı definde bulunmuş olsalar dahi, davalıların ileri sürdüğü zamanaşımı definin kötüniyetli, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,

davalıların hukuka aykırı eylemleri devam etmekte olduğundan, zamanaşımı definin ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi, zamanaşımının dolması gibi bir durumun da olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri ve ücreti vekalet yönünden usul ve yasaya aykırı olup, yargılama giderlerinin ve nispi vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiğini, HMK'da bir taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için "kanunda yazılı haller dışında" herhangi bir şart öngörülmeyip, aleyhine hüküm verilmesinin yeterli görüldüğünü, hal böyle iken, iş bu davada HMK'nın 326 ve 327. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep bulunmadığı gözetildiğinde,

zamanaşımı nedeniyle reddedilen davada davalı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, içtihat değişikliğinin bir mevzuat değişikliği olmadığını ve bu içtihat değişikliğini, HMK'nın 326. maddesinde vekalet ücretinin istisnası olarak kabul edilen kanunda yazılı haller olarak tanımlamanın mümkün olmadığını, bu nedenle içtihadın değişmiş olması,

başlangıçta davacının dava açmakta haklı olduğu göstermeyeceği gibi içtihat değişikliği ile davacının mağduriyet yaşadığının da söylenemeyeceğini, yerel ve yüksek mahkemelerin uygulama ve görüşlerinin değiştiğinden bahisle kanunen re'sen hükmedilmesi zorunlu olan ve yargılama giderinden sayılan vekalet ücretine hükmedilmemesi davalının Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal ettiğini, ilk derece mahkemesince davalı lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinin keyfi uygulama mahiyetinde olup hukuka aykırı olduğunu beyan ederek mahkemece verilen kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kâr payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince daha önce 12/02/2020 tarihli kararla.

07/12/2019 gün ve 30971 s. Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 7194 s. Kanun'un 41. maddesi ile "25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a" eklenen Geçici 4/2. maddesi gereğince, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, Dairemizin 21/04/2021 tarih ...

Esas ... Karar sayılı kararı ile davalıların istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verildiği, dairemiz kararının davacı tarafça temyiz edildiği, temyiz sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2022 tarih ... Esas ....

Karar sayılı ilamıyla kararın onandığı, onama sonrası davacı tarafça hak ihlali sebebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu, başvuru sonucunda da Anayasa Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ... başvuru numaralı kararıyla etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının davasının zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya dairemizde istinaf incelemesinde iken, davacı vekili Uyap üzerinden e-imzalı olarak gönderdiği 09/01/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkili adına davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).

Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.

Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.

Bu sebeplerle davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak istinaf talebine ilişkin dilekçesinin reddine, yine davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, davalının istinaf başvuru talebinin ise kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine dair yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak istinaf talebine ilişkin dilekçesinin REDDİNE,

1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2

-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

B) Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2024 tarih, ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

2-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

C) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 438,36 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 177,04 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 67,88 TL tebligat gideri, 54,40 TL istinaf karar harcı, 148,60 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 270,88 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 25.668,71 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,

7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

E)İlk derece mahkemesince arabuluculuk ücreti ile ilgili yazılan 07/09/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,

F) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,

G) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 14/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1395, K. 2025/29, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1395
Karar No
2025/29
Tarih
14 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1396 K.2025/59
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1401 K.2025/102
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1406 K.2025/41
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1406 K.2025/105
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1410 K.2025/47
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1412 K.2025/61

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.