KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/1442 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/565
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2022
- Esas-karar no
- 2019/592 E - 2022/585 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 07/05/2026
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya fatura karşılığı mal satıp teslim ettiğini, davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında bulunan ticari işe ilişkin olarak davacı tarafından müvekkil şirkete fatura gönderildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından düzenlenen iade faturası davacı tarafından dikkate alınmayarak kötü niyetli olarak müvekkili şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı tarafa dava konusu icra takibinde yer alan faturaya ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek, davanın reddini ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu lehine delil niteliğinde olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ancak aleyhine delil niteliğinde olduğu, davacının alacağını, davalının ticari defter ve bağlı kâğıtları ile ispat ettiği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı davalı tarafından düzenlendiği iddia olunan iade faturasının davacıya tebliğ edilmediği, davacının da bunu kabul etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; ilk derece mahkemesince talepleri doğrultusunda karar verilmediğini, taraflar arasındaki anlaşılan tutarın 5.592,35USD üzerinden belirlendiğini, ancak mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.442,99TL olarak hüküm kurulduğunu, mahkemenin taleple bağlı olduğunu, yine mahkemece fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde belirtilerek faiz taleplerinin reddedildiğini, faiz borçlarının para borçlarından ayrı düşünülemeyeceğini, temerrüte düşen taraftan faiz istemenin kanuni bir hak olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın talepleri doğrultusunda tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından kesilen iade faturasının mahkemece yapılan incelemede dikkate alınmadığını, davacı tarafın fatura konusu iade edilen malları teslim aldığına dair Whatsapp yazışmalarının olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, fatura içeriğinin tespiti ile müvekkilinin taleplerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, fatura konusu malların teslimine ilişkin davacı tarafça delil sunulmadığını,
fatura konusu alacağın likit alacak olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, talep edilen faiz oranının yasal mevzuata aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilen faiz ile yerel mahkemece hükmedilen faiz arasında fark olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1442, K. 2026/565, 24 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama