KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1637 - 2025/317
- Esas no
- 2024/1637 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/317
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/10/2024
- Esas-karar no
- 2024/170 D.İş - 2024/170 K
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
- Yazıldığı tarih
- 15/04/2025
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; müvekkili ile karşı taraf arasında 19/08/2024 tarihinde maden ruhsatının devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, anılan sözleşmenin hükümleri ile tarafların sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin belli süreç ve aşamalar şeklinde tariflendiğini, her bir yükümlülüğün ifa sırasının açıkça belirlendiğini, üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, karşı tarafın maden ruhsatını devretmemek için sahada manyetik etüt yapıldığı iddiasıyla sözleşmeyi ihlal ettiğini iddia ederek 19/08/2024 tarihli sözleşmenin yürütülemez hale geldiğinin bildirildiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini,
maden ruhsatının üçüncü kişilere devri hazırlığı içinde olduğunu, taraflarınca ruhsatın üçüncü kişilere devri halinde müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkansız hale geleceğini, belirterek sözleşmeye konu maden ruhsatının üçüncü kişilere devrinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ve iddianın yaklaşık olarak ispat edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu haliyle ihtiyati tedbir verilmesini şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı talepçi vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili; "yaklaşık ispatın yokluğu" sebebiyle reddedildiğini ancak kararın hatalı olduğunu, öncelikle dava sebep ve taleplerinin yaklaşık ispatın ötesine geçtiğini, davalının mal kaçırma kastıyla hareket etmesinin önüne geçilmesinin gerektiğini, aksi halde müvekkili için geri dönüşü olmayan mağduriyetler yaşanacağını, alacağını tahsil edemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılarak talepleri gibi tedbir kararı verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı ancak kamu düzenine ilişkin nedenler re'sen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle somut olayda yaklaşık ispat koşulunun sağlanamamış olmasına göre ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1637, K. 2025/317, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama