KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/207 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/877
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2023
- Esas-karar no
- 2023/430 E - 2023/1000 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 10/01/2021 tarihinde Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 sayılı dosyasındaki borç sebebiyle 21/03/2021 tanzim 20/05/2021 vadeli 300.000,00 TL'lik senetten kalan 60.000,00 TL alacak ve işlemiş faizi olduğunu belirten icra takibinin başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açtıklarını,
imzaya ilişkin Sivrihisar CBS' nın 2021/1060 sayılı soruşturma dosyasında senet üzerindeki imzaların kimin el ürünü olduğu hakkında Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede senetteki imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığı ve müvekkili tarafından atıldığına dair bir tespitin yapılamadığının belirtildiği, aynı raporda bahse konu yazıların ...'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığının bildirildiği,
bu hususun senedin ön yüzündeki yazıların da davalının kardeşi olan ... tarafından yazıldığını gösterdiğini, takibe dayanak senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 Esas sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu olması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davanın görevsizlik ve dava şartları yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu bono üzerinde bulunan yazıları kardeşi ...' nın yazdığını, bononun tanzim tarihinde davacının imam nikahlı eşi olan ... isimli kişinin söz konusu bononun borçlu kısmına yazıldığını, borçluya kefilin kim olacağının sorulması üzerine Sivrihisar Devlet Hastanesinde çalışan ve düzenli geliri olan ...'nın kefil olabileceğini beyan etmesi üzerine davacının iş yerine gidilerek davacının isminin söz konusu bononun kefil kısmına yazıldığını, davacının kendisinin bizzat bonoyu imzaladığını, bu nedenle bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Sivrihisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/135 Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; Arabuluculuk dava şartının bulunmadığı, davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Arabuluculuk dava şartı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava 29.12.2022 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı ...nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacının arabuluculuğa başvurduğuna dair anlaşmazlık tutanağına rastlanılmamıştır. Öyle ise mahkemece davadan önce arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı sorularak yukarıdaki açıklamalar uyarınca sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Açıklanan nedenlerle HMK'nin 355.maddesi gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1.a.6.maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak işin esasına girilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/207, K. 2024/877, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama