KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/262 - 2024/1845
- Esas no
- 2024/262 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1845 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/03/2023
- Esas-karar no
- 2022/1058 E - 2023/283 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
1.358 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin faturadan kaynaklanan alacağını tahsil edilemediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek davalı borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacı tarafından alacağın ... Şubesine temlik edildiğini, temlik sözleşmesinin, takibe konu alacak nedeniyle davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, temlik edilmiş olan bir alacak sebebiyle müvekkilinden yeniden alacak talebinde bulunulmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, ayrıca takip talebinde istenilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının da taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının, elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ancak dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra takibine konu olan 615.023,76 TL asıl alacağın ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği,
davacının işlemiş faiz ile alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, her ne kadar davacı taraf, davalı borçludan doğmuş ve doğacak alacaklarını dava dışı bankaya temlik etmiş ise de, davalı tarafça ihtirazi kayıt olmaksızın ödeme yapılmakla davacının alacaklı sıfatına haiz olduğunu kabul etmiş sayılması gerektiği, nitekim davacı tarafça dosyaya bildirilen birçok icra dosyasına da davalı tarafından ödeme yapıldığı, bu nedenle davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu kabul etmek gerektiği, icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmekle konusuz kaldığı,
ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 esas 2022/1077 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden ise davacı tarafça 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 25. maddesi hükmü uyarınca takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı mevzuata uygun olması ve takibin durdurulmasına karar verildiğinden itirazın iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına ve alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına
hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6336 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın alacağın takip tarihinden sonra işleyecek faiz dahil fer'ileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına, faturaya dayalı alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle davacı tarafın takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine,
alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 123.004,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının aktif taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle işin esasına girilmeden davanın reddi, aksi halde davacının asıl alacak ve ferileri ödendiğinden takip vekalet ücreti ve takip masraflarından kaynaklı alacağının belirlenmesi gerekirken ve icra inkar tazminatının şartları oluşmamışken icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinin usulsüz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe kısmen itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Eskişehir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2022/6936 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden 16/08/2022 tarihli 615.023,76 TL bedelli faturaya istinaden davacı tarafından davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında davalı tarafından davacı hesabına 24/11/2022 tarihinde 615.023,76’nin ödendiği, bu ödemenin anılan faturaya ilişkin olduğu hususu tarafların kabulünde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan temlikname fotokopisinin incelenmesinden Alacak devir sözleşmesinin 9. Maddesi incelendiğinde, "Devir Alan ....’ nin, bu işle ilgili olarak yapılan ödemeleri izleyebilmesi için gerekli her türlü bilgi, belge, hesap ve kayıtları takip etmeye ve incelemeye yetkili olduğunu ancak yapılan ödemelerin yeterliliği konusunda araştırma yapmaya mecbur olmadığını devredilen alacaklarla ilgili işlemlerin yürütülmesinden de sorumlu olmayacağı, devredilen alacağın tahsilini sağlamak için her hangi bir işlem yapmak, kanuni takibe geçmek gibi mecburiyetlerinin bulanmadığı ve vaki olabilecek her türlü gecikmelerden sorumlu tutulmayacağını Devir Eden kabul eder" şeklinde düzenlenmiştir.
Temlik sözleşmesinin 9.maddesi gözetildiğinde davacının aktif husumeti bulunmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davalının dava konusu alacağı yargılama sırasında ödediği, ancak icra masrafları ve ferilerinin ödenmediği anlaşılmakla mahkemece itirazın iptali davasında ödenen asıl alacağın infazda dikkate alınması şeklinde karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında "Dava konusu yapılan icra takibine konu asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı tarafın davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmakla davacının işlemiş faiz talebinin reddine; alacağın likit olduğu dikkate alınarak alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden HMK'nin 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/262, K. 2024/1845, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama