KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/28 - 2024/116
- Esas no
- 2024/28 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/116
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2021
- Esas-karar no
- 2018/372 E - 2021/263 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 13/03/2024
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirket tarafından, ... Turz. Tic. Ltd. Şirketi ve müvekkili aleyhine "31.03.2009 31.03.2009 ödeme günlü çek" kaydıyla 10.000,00-TL asıl alacak, 7.594.04-TL faiz ve 1.000,00-TL tazminat olmak üzere toplam 18.594,04-TL'nin ödenmesi talebiyle Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20601 E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu çek fotokopisi incelendiğinde, keşidecinin ... Turz. Tic. Ltd.
Şirketi, lehdarının davalı... olduğu, müvekkili ...'ın çekin arkasına daha sonradan yazıldığını, imzasının taklit edilerek atıldığını ve davalı şirket kaşesinin müvekkilinin adından sonra basıldığının tespit edildiğini, çekin lehdar kısmında "..." yazılı olduğu ve müvekkilinin ad ve imzasının daha sonra ilave edildiği ve şirket kaşesi basılarak hamil haline getirildiğinden davalı şirketin hak sahibi ve alacaklı olma sıfatının bulunmadığını, davalının aleyhine takip yapabileceği tek kişinin keşideci şirket olduğunu, davalı lehdarın kendisinden sonra gelen ciranta aleyhine takip başlatmasının mümkün olmadığını,
ayrıca müvekkilinin adı ve imzasının davalı şirket tarafından ciro silsilesine aykırı olarak çekin arkasına kendi cirosu olmaksızın yazıldığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, tüm bu nedenlerle İİK'nın 72. maddesine göre menfi tespit davası açma zarureti doğduğunu beyanla, müvekkilinin davalıya Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20601 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi ve altı aylık çek zamanaşımı süresi içinde takibe konu edilmemesi, kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmesine yol açarsa da, böyle bir çeke dayanılarak takip yapılması ya da dava açılmasına engel olmadığı, taraflar arasında akdi ilişki bulunması halinde süresinde bankaya ibraz edilmeyen ya da zamanaşımına uğramış çeke dayanan alacaklı bu çekin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğinden alacağını her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olduğu, dava dilekçesinde ''Takibe konu çek belgesinde, davalı Lehdar ve hamil, müvekkil ciranta gözükmektedir.
Davalı, lehdar olarak, kendisinden sonra gelen cirantalar hakkında icra takibi yapamaz, hak iddiasında bulunamaz ve yasa gereği kendisine teslim edilen belge nedeniyle geriye doğru talepte bulunamaz.'' şeklinde bir savunmada bulunulmuş ise de, davacı asilin duruşmadaki beyanına göre davacı ,davalı lehtarın cirosundan sonra çek üzerine kendi imzasını attıktan sonra çeki tekrar lehtara verdiği, dava dilekçesinde senetteki imzanın taklit olduğunu beyan etmesi nedeniyle öncelikle imza incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davacı asilin isticvabında '' Beyanında: Ben emekli öğretmenim, ... ..
Ltd. Şti.’nin şirket sahibi ve yetkilisiyim. Davaya konu ... çekinin ön yüzündeki kaşe ve üzerindeki imza hatta yazı ve rakamlar bana aittir, şirket yetkilisi olarak keşide ettiğim çeki...’ya verdik. Sonra çek bize geri döndü. Çek...’ya iade edilirken bu kez ben çekin arkasında adımı yazarak imzaladım. Çekin ön yüzündeki ve arka yüzündeki imza ve yazılar bana aittir. Avukatım her nasılsa, yanlış anlaşılma olabilir, bu çekteki imzaya itiraz etmiştir.
Asıl itirazımız borca ilişkindir. Benim şahsi olarak borcum yoktur, şirketimin borcu olabilir. Bu dava şahsım adına ... davacı gösterilerek açılmış bir davadır. Lehtar olarak gösterilen... imzalayıp ciro yapmıştır, benim imzam...’da sonradır bu yüzden benim borcum yoktur. Ben şahsım adına imzaladıktan sonra çeki tekrar...’ya teslim ettim, çek kendilerinde olduğu için, icra takibi yapmışlar.
İmzaya itirazımız olmadığından inceleme yapılmasına gerek yoktur'' şeklindeki beyanı ile davacı imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine imza incelemesinden vazgeçildiği, davacının, dava dışı ... Turz. Tic. Ltd.
Şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı 26.02.2021 tarihli (duruşma dışı/imza örneği alınması için çağrıldığı oturumda) isticvap tutanağında kendi beyanına göre şirketin borcunu üstlenmek amacıyla çeke imza attığı, netice olarak davacının imza inkarına dayalı açtığı davada sonradan imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, çekin kambiyo senedi vasfı yitirilmiş olsa daha davacının asıl borçlu keşideci şirketin ortağı olarak çekin arkasını kendi adına imzaladığı,
bilerek ciro zincirine dahil olup şirketin borcunu teminat altına almak için borçtan sorumlu olmayı kabul ettiği, davacı adına takip yapılmasında hukuka aykırılık görülmediğinden ve yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf kanun yoluna; Alacaklı davalının, icra takibi ile talepte bulunabileceği tek kişi keşideci ... Turz. Tic. Ltd. Şti. olduğu müvekkilinin, keşideci şirketin yetkilisi olmasının, kendisinin kişisel sorumluluğunu doğurmadığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava konusu borçtan davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı ... Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20601 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Dava konusu takibe konu 31.03.2009 keşide tarihli çekin incelenmesinde ... Turizm Limited Şirketinin keşideci, ... Şirketinin lehtar olduğu, tutarının 10.000,00 YTL olup, çekin arkasında ... imzası ve... Şirketi imzası olduğu, 01.04.2009 tarihinde ibraz tarihi itibariyle karşılığının bulunmadığının yazılı olduğu görülmüştür.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle dava konusu çekte keşideci şirketin imzası dışında lehdarın imzasından sonra davacının cirosunun bulunmasına ve davacının sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/28, K. 2024/116, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama