KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/286 - 2024/1814
- Esas no
- 2024/286 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1814
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/12/2023
- Esas-karar no
- 2022/1235 E - 2023/1125 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından üretilen ve davalıya satılan elektriğe istinaden 15/08/2022 tarihli, DAG2022000000028 sayılı, 632.997,41 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, davalı şirketin itiraz ettikten sonra icra takibine konu edilen borcun yalnızca anaparasını yani fatura tutarını müvekkiline ödediğini, ancak takipten kaynaklı 87.629,72 TL icra vekalet ücreti ve 3.319,34 TL icra dosya masraflarını ödemediğini, borcun fer'ileri yönünden işbu davanın açıldığını belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının 60.000.000,00 TL'lik kısmını 07/02/2022 tarih 5329-5330-5331 yevmiye numaralı temlik sözleşmeleri ile ...
Bankasına temlik ettiğini, davacının temlik ettiği hak ve alacaklara ilişkin taraf sıfatının kalmadığını, davacının fatura sebebiyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ana para ve tüm ferilerin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, takipte talep edilen faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu, alacağın likid olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, 06/04/2023 tarihli dilekçesinde banka dekontu sunarak 27/12/2022 tarihinde davacı tarafa 876.065,17 TL toplu ödeme yapıldığını,
bu dosya kapsamında davacıya icra takip dosyasına konu sadece asıl alacağın ödendiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının lisanssız elektrik üretiminden kaynaklı fatura alacağından dolayı takibe giriştiği, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, ayrıca takipten sonra ve davadan önce ödeme yapıldığı, davacının takibin fer'ileri yönünden devamına karar verilmesini talep ettiği, ...
Bankası yazı cevabına göre 2022 Ağustos Eylül dahil olmak üzere tüm taksit ödemelerinin davacı tarafından yapılması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2020/(19)11-445 Esas ve 2022/1077 Karar sayılı ilamı gereğince asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmediğinden alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,
ancak bu talepler hakkında hesap yaptırılmayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerektiği, ayrıca faiz yönünden de Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 25. maddesinin 3. bendi gereği görevli tedarik şirketinin ödemede temerrüde düşmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammının iki katı oranında uygulanacağı ve bu oranın aylık %1,6 şeklinde düzenlendiği, takip talebinde bu gecikme zammından daha az oranda gecikme faizi talep edildiği,
bu nedenle gecikme faizi talebinin ve faiz oranın da yerinde olduğu, icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden iptali ile takibin alacağın fer'ileri ve icra giderleri yönünden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden olan alacağını dava dışı bankaya temlik ettiğini, temlik alacaklısının alacağının halen devam ettiğini, temliknameler gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkili tarafından asıl alacak, fer'isi niteliğindeki faizi, gecikme zammı, icra masrafları ve icra vekalet ücreti dahil tüm fer'ilerin haciz ve tedbir baskısı altında haricen ödendiğini, asıl alacak ve fer'ileri tümü ile ödendiğinden konusuz kalan davanın reddi gerektiğini,
temliğe ilişkin itirazların yerinde görülmemesi halinde asıl alacak ve fer'ileri ödendiğinden davacının alabileceği vekalet ücreti ve takip masraflarının miktarının bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, faiz oranı ve işlemiş faiz miktarının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini, sonrası dönem için yasal faizin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2022/6959 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 09/09/2022 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15/08/2022 tarihli, DAG2022000028 seri numaralı 632.997,41 TL bedelli faturaya istinaden 632.997,41 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlu tarafından takibe itirazdan sonra, davadan önce, 12/12/2022 tarihinde DAG2022000027-28-29 seri nolu faturalar için toplam 876.0656,17 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından bankadan kullanılan krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere 07/02/2022 tarihli 5329 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile 29/12/2017 tarihli sistem kullanım anlaşması kapsamında davalı tarafından ödenecek bedellerden 20.000.000,00 TL'sinin, 07/02/2022 tarihli 5330 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile 18/12/2017 tarihli sistem kullanım anlaşması kapsamında davalı tarafından ödenecek bedellerden 20.000.000,00 TL'sinin,
07/02/2022 tarihli 5331 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile 18/12/2017 tarihli sistem kullanım anlaşması kapsamında davalı tarafından ödenecek bedellerden 20.000.000,00 TL'sinin dava dışı ...
Bankasına temlik edildiği, temliknamelerde temliknamenin temlik alan bankaya geri ödeme olarak sayılmadığı, temlik alan bankaca tahsilat yapıldığı ve kredi borcuna mahsup edildiği oranda kredi borcunun sona ereceği, devir edilen alacakla ilgili işlemlerin yürütülmesinden temlik alan bankanın sorumlu olmayacağı, devir alınan alacağın tahsilini sağlamak için temlik alan bankanın herhangi bir işlem yapma ve kanuni takibe geçmek gibi mecburiyetinin olmadığı hususlarının düzenlendiği görülmüştür.
Dava dışı banka tarafından mahkemeye hitaben düzenlenen cevabi yazılarda, davacı tarafa 30/11/2021 tarihinde kullandırılan krediler nedeniyle 14/07/2027 tarihine kadar devam eden borcun bulunduğu, temliknamelerin kredilerin teminatı olduğu, 10/04/2023 tarihi itibariyle davacının bankaya 2.023.868,58 USD borcunun bulunduğu, kredi borcuna ait 2022 Ağustos-Eylül dahil olmak üzere tüm taksitlerin davacı tarafından yapıldığı yönünde bilgi verildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle temlikname kapsamlarına göre davacının aktif husumetinin bulunmasına, takipten sonra davadan önce sadece asıl borcun ödenmiş olması nedeniyle takibin fer'ileri yönünden açılan davada ayrıca bilirkişi raporu alınmasına gerek olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/286, K. 2024/1814, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama