KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/409 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/828
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2024
- Esas-karar no
- 2022/354 E - 2024/41 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 02/07/2024
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı yan ile mal alımı konusunda anlaşma yaptığını, mal bedeline yönelik olarak müvekkilince 150.000,00-TL tutarında bono keşide edilerek verildiğini, ancak davalı yanın malları teslim etmediğini, senet bedelinin de müvekkilince bu nedenle ödemediğini, davalı yanın sözkonusu bonoya dayalı olarak takibe giriştiğini, akabinde müvekkili ile davalı yanın 10.11.2016 tarihli protokol akdedildiğini, alacak borç ilişkisinin yenilenmesine karşın davalı yanın takipten feragat etmediğini, müvekkilinin davalı yana borcunun bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespiti ile % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile davacı yan arasında mal satımı konusunda bir anlaşmanın bulunduğunu, davacının mal bedelini bono ile ödemek istediğini, malların kendisine teslimine karşın borcu ödememesi üzerine takibe geçtiklerini, bunun üzerine anlaşma yapılmak istenince 10.11.2016 tarihli protokolün akdedildiğini, sözkonusu protokolde başlatılan takipten vazgeçileceğine yönelik her hangi bir taahhüt bulunmadığını, yine protokolden davacının vermiş olduğu 280.000,00TL tutarındaki bonoların 200.000,00TL’lik kısmını protokol tarihinden önceki borcuna istinaden verdiği,
bakiye 80.000,00TL tutarlık kısmını ise protokolden sonra alacağı mallara karşılık verdiğini belirttiğini, bu tarihten sonra davacı yan tarafından malların teslim alındığını ve bedelinin de ödenerek kendisine teslim edildiğini ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davanın taraflarca takip edilmemekle 07/06/2018 tarihli celsede 6100 sayılı HMK'nun 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK 320/4 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmeden sonra takipsiz bırakılamayacağı, davacı tarafça 18/01/2024 tarihli celsede takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Mazeret dilekçesinin belgesi olması zorunlu olmamakla birlikte mazeret dilekçesinin mahkemeye intikal etmiş olması ile UYAP sisteminden bu durumun tespit edilebilecek olması nedeniyle mazeret dilekçesinin geçerli kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken HMK 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davanın açılmamış sayılması kararının değerlendirilmesi hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/409, K. 2024/828, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama