KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/460 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/365 HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2023
- Esas no
- 2023/300 E 2023/751 K
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
1.312 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesi kapsamında avans olarak para göndermesine karşın mal teslim edilmediğini, gönderilen paranın iadesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2018/38284 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, Libya'da bulunan ... firmasına yapılan ihracat bedelinin Libya'ya uygulanan ambargodan dolayı bankacılık sisteminin çalışmadığını, bu gibi ülkelerde broker denilen sistemle para transferi yapıldığını, müvekkili firmanın üretmiş olduğu farklı ürünler nedeniyle avans olarak gönderilen paranın hangi mamüller olduğunun belli olmadığını, ... firmasının vermiş olduğu ürünlein tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihlerinin uyuştuğunu, parayı gönderen firmanın 1 yıl sonra paranın iadesini talep ettiğini, zaman aşımı yönünden itiraz ettiklerini, taraflar arasında hiçbir sözleşme,
sipariş formu bulunmadığını, bu ödemenin Libya'da bulunan ... ... firmasına yapılan ihracatla ilgili olduğundan müvekkilinden talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı şirkete banka yoluyla 110.223,00 USD havale yapıldığı olgusunun sabit olduğu, davacının iddiasının davalı tarafa avans olarak bu bedelin gönderilmesine rağmen taraflar arasında ticari ilişki gerçekleşmediği halde davalıdan kendisine havale edilen paranın geri istenilmesine rağmen davalı tarafından teslim edilmediğine yönelik olduğu,
istinaf ilamı gözetildiğinde davalının kendisine gönderildiği sabit olan dava ve icra takibine konu paranın avans olarak gönderilmesinden sonra davacı şirketin talimatına istinaden dava dışı ... firmasına mal gönderdikleri yönündeki savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu,
ne var ki davalı yan tarafından bu konuda kendisine verilen sürede sundukları mail yazışma tercümeleri ve diğer belgelerde bu yönde bir açıklık bulunmadığı gibi davalının kendisine verilen ihtaratlı kesin sürede davacıya yönelik olarak aynı savunmasına ilişkin olarak yemin teklifinde bulunarak yemin metnini de sunmadığı gözetildiğinde davacının davasının haklılığını kanıtladığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davalı vekili tarafından; Bölge Adliye Mahkemesi’nce ispat yükünün tayininde hataya düşüldüğü, somut olayda ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı avans iddiasının doğru olmadığı gibi iyiniyetli de olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık avans olarak gönderildiği iddia edilen para karşılığında mal teslim edilip edilmediği ve davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında avans olarak gönderilen para karşılığında mal teslim edilmediğinden bahisle meydana gelen alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dairemizin 15/02/2023 tarih 2020/955 E. 2023/120 K. sayılı kararı ile “Davacı şirket tarafından davalıya banka havalesiyle gönderilen paranın avans olarak gönderildiği, ticari ilişki gerçekleşmediğinden paranın iadesi istendiği halde geri ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali için derdest davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ise dava dışı Libya'daki firmaya gönderilen malların Libya'da banka sistemi çalışmadığından broker denilen aracılar vasıtasıyla bedelin gönderildiği ve dava konusu dövizin de Libya'daki şirkete gönderilen akü bedelinin davacı vasıtasıyla gönderilen para olduğunu savunmuştur.
Bu durumda somut olayda ispat külfeti davalı tarafta olup davalı davacının gönderdiği avanslar karşılığında davacının talimatı ile dava dışı ... firmasına mal gönderdiğini usulen kanıtlamakla yükümlüdür.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden tarafların ticari kayıtları ve dosyaya sunulan belgelere göre taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmayıp davacının davalıyla yapılmış bir sözleşme veya davalıdan mal talebine ilişkin bir sipariş yada herhangi bir fatura mevcut değildir.
Davalının dava konusu paranın havale edildiği dönemde dava dışı Libya şirketine havale meblağı tutarında mal göndermiş olduğu hususu da dikkate alındığında dava konusu paranın bu ihraç edilen malın bedeli olarak gönderilmiş olduğu ihtimalinin yüksek olduğu bildirilmiştir.
O halde mahkemece davalıya savunmasını kanıtlamaya elverişli delilleri varsa bu delilleri sunma olanağı tanınıp, özellikle dosya kapsamına sunulan ve yabancı dilde tercümesi yaptırılmamış dava dışı şirket ile davalı arasında geçen mail teatisi de değerlendirilerek,
gerektiğinde davalı yanın yemin hakkının da bulunduğu gözetilerek deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. HD.’nin 10.03.2014 tarih 2014/2277 E. 2014/4625 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).” gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmış olmasına göre davalı vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece, yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmedilen icra inkâr tazminatının yabancı para cinsinden kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hükmedilmesi gerekmektedir. Bu husus kamu düzeninden olup mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerektiği anlaşılmıştır (Yargıtay 12. HD.'nin 06/07/2020 tarih 2019/14477 Esas 2020/6312 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir).
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/460, K. 2024/365, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama