KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/504 ( KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/518 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2017
- Esas no
- 2016/706 E 2017/278 K
- Davanın konusu
- Kıymetli Evrak İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/05/2024
Karar Metni
2.460 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesi uyarınca, incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.. İncelemenin duruşmalı yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin siparişe konu mal karşılığı davalı şirkete avans olarak 06.09.2016 ve 15.09.2016 keşide tarihli her biri 156.900,00 TL bedelli çekleri teslim ettiğini, davalı şirketin siparişe konu demir malzemelerini eksiksiz teslim edeceğini ve teslim edememesi durumunda çeklerin bedelsiz kalacağını taahhüt etmesine rağmen mal teslimini gerçekleştirmeden çekleri diğer davalı bankaya kullandığı kredilerin teminatı olarak teslim ettiğini,
bedelsiz kalan çeklerin rehin cirosuyla devri nedeniyle davalı bankanın herhangi bir hak talebinde bulunamayacağını belirterek bedelsiz kalan çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında çeklerin bedelinin ödenmesi sebebiyle bu bedelin davalı bankadan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
I-)Davalı banka vekili ; çeklerin temlik cirosuyla müvekkiline devir ve teslim edildiğini, çeklerin bedelsiz kaldığına ilişkin şahsî definin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı şirket temsilcisi tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olup, yazılı beyanında; açılan davanın doğru olduğunu, temsilcisi olduğu şirketin edimini yerine getiremediğini, avans olarak verilen çeklerin kullanılan kredilerin teminatı olarak diğer davalı bankaya verildiğini ve çekleri bankadan alamadıklarından davacıya iade edemediklerini ayrıca davalı şirket vekili duruşmada davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece. 18.04.2017 tarihli ve 2016/706 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararı ile.
06.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL bedelli çekte, "Bedeli teminat içindir" kaydının çekin arkasında yer aldığı, bu durumda, anılan çek yönünden bu kayıt nazara alındığında cironun rehin cirosu olduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 818 inci maddesinde rehin cirosuna ilişkin 6102 sayılı Kanun’da 689'a yapılan atıf bulunmadığı, poliçe ve bononun aksine çekte rehin cirosunun geçerli olmadığından 06.09.2016 tarihli çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine; yargılama sırasında iki adet çek bedelinin 02.12.2016 tarihinde 354.000,00 TL olarak ödendiği,
anılan çek yönünden çek bedelinin istirdadına. 15.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL tutarlı çek yönünden ise çek yaprağı üzerinde bedelinin teminat/rehin olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, çekin temlik cirosu ile davalı bankaya devredildiğinin anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun’un 687 nci maddesi uyarınca düzenleyen ile lehtar arasındaki şahsî defilerin hamile karşı ileri sürebilmesi için hamilin çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi,
başka bir anlatımla düzenleyenin borçlu olmadığını bile bile çekleri ciro yoluyla temlik aldığının kanıtlanması gerektiği, davacının davalı hamil bankanın bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davalı ... İnş. Taah. Yapı Malz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulü ile davacının dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine; davalı ... Bankası A.Ş. ...
Şubesi hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin 06.09.2016 düzenleme tarihli, 0046230 çek numaralı, 156.900,00 TL bedelli çekten dolayı anılan davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama sırasında çek bedelinin çek tazminatı, faiz ve masrafları ile birlikte tazmin edildiği saptandığı. 177.188,60 TL'nin 02.12.2016 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, ... Bankası A.Ş. ...
Şubesi’nin 15.09.2016 düzenleme tarihli, 0046231 çek numaralı, 156.900,00 TL bedelli çekten dolayı açılan menfi tespit ve istirdat davasının reddine, koşulları bulunmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ve davalı banka vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-) Davacı vekili; çeklerin kredi kullanmak için davalı bankaya diğer davalı tarafından teminat olarak verildiğini, her iki çek yönünden de davanın kabulü ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-) Davalı banka vekili; çeklerin temlik cirosu ile devredildiğini,çekin incelenmesinde, müvekkili bankanın hukuki durumunu etkileyecek lehtar tarafından bankaya yapılmış bir rehin cirosu bulunmadığını, çekin arkasındaki ''bedeli teminat içindir'' ibaresi müvekkili bankaca yazıldığını, bu ibarenin çekin tedavüle çıkarılması halinde bankanın hukuki durumunu etkileyeceğini, müvekkilince çekin ciro edilmediğini, kaldı ki bedeli teminattır ibaresi lehtar cirosunun üstünde olsaydı kendinden sonraki cirantalara yani bankaya karşı ileri sürülebileceğini, bu durumda iyiniyetli hamile karşı davacının şahsi def' ilerini ileri süremeyeceğini,
geçerli bir kambiyo senedi nedeniyle davacı keşidecinin borçlu olmadığının tespitine karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAİREMİZCE İSTİNAF İNCELEMESİ SONUCU VERİLEN KARAR
24.12.2018 tarihli ve 2017/2440 Esas, 2018/2035 Karar sayılı karar ile; dava konusu çeklerde davacının keşideci, davalı şirketin lehtar ciranta, davalı bankanın ise lehtar cirantadan ciro yoluyla çeki iktisap eden yetkili hamil olduğu,
çeklerde rehin cirosuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı dava konusu çeklerin davalı lehtar şirket tarafından davalı bankaya kredi borcundan dolayı teminat amacıyla verildiğinin çek teslim belgesinden anlaşılamadığı gibi davalı bankanın çeki teminat olarak almasının çekin bedelsizliğini bildiğini ve davacı keşidecinin zararına hareket ettiğini göstermeyeceği, teminat ilişkisinin davalı lehtar şirket ile davalı banka arasında olduğu,
hamil bankanın çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini göstermeyeceği, davalı bankanın kötüniyeti kanıtlanmadıkça bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.0.2017 tarihli ve 2016/706 Esas 2017/278 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ... İnş. Taah. Yapı Malz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönelik karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmadığından hüküm aynen korunarak; davalı ... İnş. Taah. Yapı Malz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulü ile, davacının ... Bankası A.Ş. ...
Şubesinin 06.09.2016 düzenleme tarihli, 0046230 çek numaralı, 156.900,00 TL bedelli ve 15.09.2016 düzenleme tarihli, 0046231 çek numaralı, 156.900,00 TL bedelli iki adet çek nedeniyle anılan davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi hakkında dava konusu çeklerden dolayı açılan menfi tespit ve istirdat davasının reddine ve koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
BOZMA KARARI
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.06.2022 tarihli ve 2020/2966 Esas, 2022/4544 Karar sayılı BOZMA kararı özetle ; “…Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının keşideci olduğu 06/09/2016 keşide tarihli 156.900.-TL bedelli 0046230 nolu çekin üzerinde banka tarafından “Bedeli teminat içindir” ibaresinin bulunduğu, çeklerde rehin cirosunun geçerli olmadığı, bu nedenle davalı bankanın bu çek yönünden meşru hamil kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafından düzenlenen aynı tarih, aynı miktarlı 0046231 nolu çeke gelince, davacının keşideci, davalı ... İnş. Taah. Yapı Malz. Nak. San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin ise lehtar ve yetkili hamil olduğu, davalı ... Bankası A.Ş.’nın ise muhatap ... Bankası A.Ş.’ne vekaleten hareket eden ve çeklere karşılıksız şerhini veren muhatap banka vekili olduğu anlaşılmaktadır. Davalı bankanın bu çekte cirosu olmadığından bu çekin meşru hamili değildir. Çekin fiilen davalı bankanın elinde olması onu meşru hamil haline getirmez. O nedenle davalı ...
Bankası A.Ş. aleyhine açılan menfi tespit ve istirdat davasının kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davalı ... Bankası A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş,…” gerekçesiyle karar oy çokluğuyla bozulmuştur.
DAİREMİZCE BOZMA KARARI ÜZERİNE VERİLEN DİRENME KARARI
Önceki karar gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı üzerine dairemiz kararı Davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARININ ÖZETİ
2023/11-342 esas. 2024/82 karar sayılı ve 07/02/2024 tarihli kısmen bozma ve kısmen onama kararında : I-) Birinci uyuşmazlık yönünden ; “…eldeki dava çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı şirketin keşideci olduğu 06.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL bedelli ve 0046230 numaralı çekin üzerinde davalı banka tarafından yazılan“Bedeli teminat içindir.” ibaresinin bulunduğu, başka bir ifadeyle bu çekte rehin cirosu olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Kanun’un 818 inci maddesinde poliçeye dair bazı hükümlerin çekler hakkında da uygulanacağı belirtilmiş olup, adı geçen maddede rehin cirosu ile ilgili olarak 689 uncu maddeye yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu yapılamaz ve çekin sadece tahsil veya temlik cirosuyla verilmesi mümkündür.O hâlde çeklerde rehin cirosu geçerli olmadığından davalı banka bu çek yönünden meşru hamil kabul edilemeyeceğinden davalı banka aleyhine açılan menfî tespit ve istirdat davalarının kabulü gerekir.
Hâl böyle olunca Ankara Bölge Adliye Mahkemesince önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından, hükmün Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir…”
II-İkinci uyuşmazlık yönünden ; “…davacı şirketin keşideci olduğu 15.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL bedelli ve 0046231 numaralı çekin davalı şirketin beyaz cirosu ile muhatap bankaya vekâleten davalı bankaya geçtiği, davalı bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda bu çekin muhatap bankaya 16.09.2016 tarihinde ibraz etmesi üzerine, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/706 Karar sayılı kararı gereğince üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığı ve dava dışı muhatap ...
Bankası A.Ş. adına vekâleten çekin arka yüzüne ibraz tarihini de içeren şerh yazılıp davalı banka yetkilisince imzalandığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle.
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesi kapsamında dava konusu çek bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya ibraz edilmiş olup, davalı şirketten temlik cirosu niteliğini taşıyan beyaz ciro ile ile çeki devralan davalı banka aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığından ve çek davalı banka tarafından ibraz edildiğinden,
davalı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir.O hâlde bölge adliye mahkemesince davalı banka aleyhine açılan menfi tespit ve istirdat davalarının reddi yerindedir.Hâl böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar onanmalıdır…”
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; I) 06.09.2016 keşide tarihli 156.900,00 TL bedelli 0046230 No.lu çekin üzerinde banka tarafından “Bedeli teminat içindir” ibaresinin bulunduğu eldeki davada; bu kaydın rehin cirosu olarak kabul edilip edilmeyeceği ve davalı bankanın bu çek yönünden meşru hamil kabul edilip edilemeyeceği, II) Davacı tarafından düzenlenen aynı tarih ve aynı miktarlı 0046231 No.lu çek bakımından davalı bankanın meşru hamil kabul edilip edilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre dava konusu çekler bakımından davacının menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; davaya konu çekler nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce Hukuk Genel Kurulunun 2023/11-342 esas, 2024/82 karar 07/02/2024 tarihli kararı doğrultusunda : Birinci uyuşmazlık yönünden : Davacı şirketin keşideci olduğu 06.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL bedelli ve 0046230 numaralı çekin üzerinde davalı banka tarafından yazılan“Bedeli teminat içindir.” ibaresinin bulunduğu, bu haliyle çekte rehin cirosu olduğu anlaşılmaktadır. Çeklerde rehin cirosu geçerli olmadığından davalı bankanın anılan bu çek yönünden meşru hamil kabul edilemeyerek, davalı banka aleyhine açılan menfî tespit ve istirdat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İkinci uyuşmazlık yönünden: Davacı şirketin keşideci olduğu 15.09.2016 keşide tarihli, 156.900,00 TL bedelli ve 0046231 numaralı çekin davalı şirketin beyaz cirosu ile muhatap bankaya vekâleten davalı bankaya geçtiği, davalı bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda bu çekin muhatap bankaya 16.09.2016 tarihinde ibraz etmesi üzerine, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/706 Karar sayılı kararı gereğince üzerinde herhangi bir işlem yapılamadığı ve dava dışı muhatap ...
Bankası A.Ş. adına vekâleten çekin arka yüzüne ibraz tarihini de içeren şerh yazılıp davalı banka yetkilisince imzalandığı, başka bir ifadeyle.
5941 sayılı Çek Kanunu'nun 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile Bankalararası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği'nin 14 üncü maddesi kapsamında dava konusu çek bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya ibraz edilmiş olup, davalı şirketten temlik cirosu niteliğini taşıyan beyaz ciro ile ile çeki devralan davalı banka aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığı ve çek davalı banka tarafından ibraz edildiği için davalı bankanın yetkili hamil olduğunun kabulü ile anılan çek yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/504, K. 2024/518, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama