KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/546 - 2024/1096
- Esas no
- 2024/546 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1096
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2024
- Esas-karar no
- 2023/671 E 2024/22 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 31/10/2024
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emlakçı olduğunu, satıma konu bina sahibi ... ile arasında 26/01/2017 tarihli Satışa Aracılık Yetki ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi imzalandığını, binanın davalıya 03/04/2017 tarihinde gösterildiğini, aynı tarihte müvekkili ile davalı arasında 03/04/2017 tarihli Gayrimenkul Görme ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi imzalandığını, binanın davalının babasına satıldığını, sözleşmede taşınmazın davalının hısımlarına satılması halinde ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, telallık ücretinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının gayrimenkul sahibi ile imzaladığı sözleşme süresinin dolduğunu, sözleşme süresi dolduğu için satışın müvekkilinin babasına yapıldığına, sözleşmenin genel işlem koşulu olduğunu, davacının belirttiği sözleşme hükmünün haksız şart niteliğinde bulunduğunu, taraflar arasında müzakere edilmediğini, sözleşmenin 12 punto olarak düzenlenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/03/2021 Tarih, 2021/98 Esas, 2023/366 Sayılı Kararıyla vergi dairesi yazı cevabına göre davalının faaliyetinin tacirlik kapsamında olduğu, her iki tarafın tacir olduğu, taşınmazın otel olarak kullanıldığı (ticarethane) , Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, arabuluculuk başvurusunun 02/10/2023 tarihinde yapıldığı, davanın 08/03/2021 tarihinde açıldığı, arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, görevsizlik kararı üzerine Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinden sonra 02/10/2023 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapıldığını, 23/10/2023 tarihinde düzenlenen tensip zaptından önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı olduğunu, genel yetkili mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı, mahkemenin görevli olması halinde arabuluculuk dava şartının süresinde yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemenin görevli olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; telallık sözleşmesine konu taşınmaz otel binası olduğu gibi taraflar da tacir olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davacının göreve ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk dava şartının süresinde yerine getirilip getirilmediği yönünden yapılan değerlendirmede;
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca ticari nitelikteki itirazın iptali davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir.
6100 sayılı HMK'nın 115/3 maddesinde;
"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " hükmü,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinde;
"
(Ek:06.12.2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda dava 08/03/2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, 08/06/2023 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş, 08/09/2023 tarihinde görevsizlik kararı kesinleşmiş, davacı taraf görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine 02/10/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş, 13/10/2023 tarihinde dava dosyası Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş, 18/10/2023 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiş, 23/10/2023 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde tensip zaptı düzenlenmiştir.
Elde ki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken ilk dava tarihine göre arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermek yasanın uygulanmasındaki amacına uygun düşmeyeceğinden davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulüne karar verilerek HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Aynı yönde Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 21/09/2023 Esas, 2023/616 Esas, 2023/12371 Karar, 04/10/2022 Tarih, 2022/573 Esas, 2022/7275 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/3187 Esas, 2021/762 Karar sayılı ilamları).
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/546, K. 2024/1096, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama