KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi İhtiyati Hacze İtiraz Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/569 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/998
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2024 (Ek Karar
- Esas-karar no
- 2024/17 D. İş - 2024/17 K
- Edenler
- —
- Karşı taraf
- —
- Davanın konusu
- İhtiyati Hacze İtiraz
- Yazıldığı tarih
- 18/10/2024
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde; ihtiyati hacze konu bonoda yer alan lehtar ...'in tacir olmadığı için senetteki yetki şartının geçerli olmadığını, tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmelerinin geçerli olduğunu ,senetteki yetki şartının yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu nedenle İstanbul/Bakırköy Asliye ticaret mahkemesinin yetkili olduğunu ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, ...'nun aval vermediğini , kambiyo senedinde şirket kaşesinin üzerinde ve kaşenin açığında iki imza olduğunu,
aval vermek veya kefil olmak amacıyla atılmış bir imzanın mevcut olmadığını ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, davacının yetkili hamil olmadığını, senedin lehtarının ... , keşidecisinin müvekkili ... Tem. İnş. Tanıtım Organizasyon San. ve Tic Ltd. Şti olduğunu ve ilk cirantanın müvekkili ...' olarak gözüktüğünü sonrasında da ... ...Ltd. Şti.
İle ...'ın yer aldığını, sonrasında da ... 'in bulunduğunu , davacının ciro zincirinde yer almadığını, ciro zincirinin kopuk olduğunu , ...'nun adının üstünün çizili olduğunu bu yüzden senedin ödendiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca senetteki imza ve el yazılarının da müvekkillerine ait olmadığını, davacı tarafından alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ,mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekilinin savunma dilekçesinde; İhtiyati hacze konu bonoda yer alan lehtarın tacir olduğunu, senedin borçlusunun ... olduğunu, avalistin de şirketin tek sahibi olduğunu, senet lehtarının tacir olduğunu ve geçmişte avalist olan kişi ile ortaklıkları bulunduğunu, senedin arkasında ...'nun ilk ciranta gösterilmesinin mümkün olmadığını bu kişinin senedin avalisti olduğunu bu nedenle bu kısmın üstünün çizildiğini, ihtiyati hacze itirazın reddi ile ihtiyati haczin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, alacaklı vekilinin talebi üzerine mahkemece, duruşma yapılmasına gerek görülmeksizin dilekçeye ekli olarak sunulan 15/03/2023 düzenleme tarihli, 15/06/2023 ödeme günlü, 8.450.000,00-TL bedelli senet, delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre ihtiyati haciz için aranan şartların gerçekleştiği kabul edilerek; alacaklının 8.450.000,00-TL alacağının alınabilmesini sağlamak için İİK.nun 257/1 maddesi gereğine ihtiyati haciz kararı verildiği; dosya kapsamına, sunulan belgelere göre; takibe konu bonoda Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, bonodaki bu şartın münhasıran yetki şartı olduğu,
keşideci ve lehtar arasında düzenlenen yetki sözleşmesinin tarafları, avalist, ciranta ve hamili bağlayacağı ve temel ilişkiden mücerret olan bonoda yetkili yer berillenmiş ise öncelikle bu yetki şartının dikkate alınması gerektiği ve alacaklı tarafın ihtiyati haciz talep etmekte yaklaşık ölçüde haklı olduğu, ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, senetteki imzaya itirazının ve diğer itirazlarının esasa ilişkin açılacak olan davada ileri sürülebileceği anlaşıldığından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna ihtiyati hacze itiraz eden vekili.
Mahkemenin yetkisiz olduğu halde ihtiyati haciz kararı verdiği, karara itiraz edilmiş ve davalı şirket tek ortağı ve müdürü, senedin de lehdarı gözüken ...'in daha önceki kesinleşmiş sahtecilik eylemine ilişkin kararın da sunulduğu, şahsın yetkisiz Ankara Mahkemelerinde , sahte senetlerini takibe koyduğu, lehdar olarak gözüken ...'in ikametgahı Beylikdüzü/ İstanbul, müvekkili şirketin adresi Esenler/İstanbul olup, gerçek kişi müvekkilinin adresinin de Ankara olmadığı,
bu halde hiç bir tarafı Ankara ikametli olmayan senedin yetki sözleşmesinde Ankara Mahkemelerinin yetkili kılınmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğu,Ankara Mahkemelerinin yetkisine itirazı ile yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğu itirazı ile davalı hamilin ciro sinsilesindeki bozukluk nedeniyle yetkili hamil olmamasının başlıca itiraz nedenleri olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
İhtiyati hacze itiraz koşullarının değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ihtiyati hacze itiraz koşullarının bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından ihtiyati hacze itiraz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/569, K. 2024/998, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama