KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Esas Hakkında Karar Verilmesi)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/654
- Karar No
- 2024/947
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2024
- Esas no
- ...
- Davanın konusu
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- Yazıldığı tarih
- 19/07/2024
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senette müvekkilinin kefil, davalının lehtar olarak yer aldığını, senetteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, senetten kaynaklı davalıya borcunun bulunmadığını belirterek icra veznesine yatan paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 28/12/2023 tarihi ara karar ile, İİK 72/3 maddesi uyarınca yaklaşık haklılık ispat edildiğinden %15 teminat karşılığı talebin kabulüne karar verilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra takibi başlattıktan sonra 21/02/2014 tarihinde alacağını dava dışı ... temlik ettiğini, dosyada alacaklı sıfatının kalmadığını, davacının temlikten haber olmasına rağmen müvekkili aleyhine dava açtığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, imzanın davacıya ait olduğunu, 2013 yılında başlatılan takibe davacının itiraz etmediğini, hatta 60.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını, dosya alacağının tamamına yakınının (1.675.743,22 TL) davacının banka hesabında yakalanmasından sonra tahsili engellemek için işbu davayı açtığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini,
şirket hisse devri için müvekkili tarafından yapılan ödemelere rağmen devrin yapılmaması nedeniyle senedin düzenlendiğini, imzaların çıplak gözle bakıldığında farklı görünmediğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece ihtiyati tedbire itiraz duruşmalı incelenerek 07/03/2024 tarihli ara karar ile, dosya kapsamı ile talep dilekçesi ve ekinde sunulan bilgi, belgeler ve itiraz sebepleri tedbirin kaldırılması için yeterli görülmediğinden itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2013 yılında takip başlatıldığını, 2014 yılında alacağın dava dışı ...'e temlik edildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tedbir kararının müvekkiline etkisinin bulunmadığını, müvekkil aleyhine verilen tedbir kararı nedeniyle alacağına kavuşamayanın ... olduğunu, davanın tarafı olmayan müvekkili ile ilgili tedbir kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığını, herhangi bir delil ibraz edilmediğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, menfi tespit istemli davada verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK 72/2.f).
İİK'nın 72/3.maddesinde ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir"
Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK.'nın 72/3.maddesine göre, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilecektir.
Davacı vekilinin İİK.'nın 72/3.maddesinin 2.cümlesi gereğince gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklısına ödenmemesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir konulmasını, icra takibinden sonra açılan iş bu menfi tespit davasında talep etmesi ancak yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde mümkün olup, dosya kapsamında davacının dava açarken sunduğu delillere göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle yerel mahkemece icra veznesindeki paranın ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermesi isabetli olmamıştır.
Bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/654, K. 2024/947, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama