KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi İhtiyati Tedbire İtiraz Eden Alacağı Temlik Alan
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/869 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1431
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/04/2024 Ara karar
- Esas-karar no
- 2023/712 E
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Müteveffa
- —
- Davacı
- —
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
- Yazıldığı tarih
- 29/11/2024
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden ... vekili, yasa gereğince talep eden kim ise tedbir kararının onun lehine verilmesi gerektiğini, tedbir talep edenin vefat eden ...’ın mirasçısı olduğunu, mahkemece borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemece verilen kararın yok hükmünde olduğunu belirterek müvekkili aleyhine tesis edilen tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, itirazların reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dava konusu bono yönünden dava konusu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarının ancak yargılamanın ilerleyen aşamalarında tespit edilebileceği, davacının malvarlığının icraen satışı sonrasında icra veznesine giren paranın takip alacaklısı davalıya ödenmesi ve yargılama sonucunda bahse konu senetler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının sabit olması durumunda davacı yönünden telafisi güç veya imkansız zararlar doğma ihtimalinin varlığı ile AİHS 6. maddesi gereğince adil yargılama ilkesi bağlamında Mahkemeye erişim hakkı birlikte gözetilerek davacının ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 madde
gereğince kabulü gerektiği, bu nedenle de ihtiyati tedbire yönelik itirazın yerinde olmadığı, teminata yönelik itirazların ise yerinde olduğu belirtilerek tedbire yönelik itirazının reddine karar verilmiş, ek karara karşı muteriz tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden itiraz eden vekili, Mahkemece tedbirin kabulüne yönelik gerekçenin yetersiz olduğunu, telafisi güç ve imkansız zararların ne olduğu hususunun anlaşılamadığını, ...’ın muris ...’ın mirasçısı olmasından ötürü icra dosyasında borçlu haline gelmesinden kaynaklı borçlu sıfatı ile temsilini davacı ...’ın tereke temsilcisinin yaptığını, bu nedenle temlik alacaklısı olarak itirazlarını sunabilmesinin mümkün olmadığını, yasa gereği tedbir talep eden kim ise tedbir kararının onun lehine verilebileceğini, mahkemece verilen kararın yok hükmünde olduğunu bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbire itiraz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına göre, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/869, K. 2024/1431, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama