KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1197 - 2025/1117
- Esas no
- 2025/1197 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/1117 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/02/2021
- Esas no
- 2017/673 E 2021/63 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 09/10/2025
Karar Metni
1.092 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin aleyhine icra takibine konu edilen senette lehtar sıfatıyla yer alan davalı ...'a herhangi bir borcu bulunmadığını takibe konu senette müvekkiline atfen keşideci sıfatıyla atılı bulunan imzanın sahte olduğunu bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile lehtar ve ciro yoluyla hamil davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili; takip dayanağı senet aslının incelenmesinde, müvekkilinin ...'ın takip konusu senedin davacının keşidesinden ve lehtarın cirosundan sonra teslim aldığının görüleceğini, müvekkilinin haklı olarak ciro silsilesi tam olarak kendisine getirilen senetlerdeki davacı imzasının gerçekte davacı tarafından atılıp-atılmadığını bilmeyeceğini iyi niyetli hamil olduğunu, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği doğrudan doğruya mevcut olan ilişkilere dayanan defileri hamile karşı ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II-)Davalı ... vekili; icra hukuk mahkemesinde imza inkarına dayalı derdest dava bulunduğunu, davacının asıl borç ilişkisine ve senedin cirosuna ilişkin olarak soyut iddiaları dışında hiçbir bilginin mevcut olmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19 Hukuk Dairesi 2018/3001 Esas, 2020/2083 Karar sayılı 12/11/2020 tarihli kesin olarak verilen ve dava konusu senetten kaynaklı Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2015/25709 Esas sayılı dosyasında davacı (borçlu) yönünden takibin durdurulmasına verilen karar gerekçesinde belirtildiği üzere,
dava konusu senetteki imzanın davacı (borçlu) ...'a ait olup olmadığına ilişkin uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda dava konusu senette yer alan imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne Ankara 8 İcra Müdürlüğünün 2015/25709 Esas sayılı icra takibi ile takibe konu 30/10/2015 vade tarihli, 40.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı davacı ...'ın davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli olduğu,
senet bedelinin %20 si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş davalılardan ...‘ın istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı için istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; mahkemece imza incelemesi yapılmadan karar verildiğini, dar yetkili icra mahkemesince alınan raporun hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin ciro yoluyla hamil olduğunu kötü niyet tazminatına karar verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; takibe konu senetteki keşideci imzasının sahteliği konusunda mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı ve ciro yoluyla hamil davalı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki keşideci sıfatıyla atılı bulunan imzanın inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava konusu bono fotokopisinin incelenmesinden 02/04/2015 tanzim tarihli 30/01/2016 vade tarihli 40.000,00TL bedelli olduğu, dava konusu bononun şeklen davacı tarafından davalı ... emrine keşide edildiği, ciro silsilesinin ..., ... Enerji Akaryakıt Petrol Ürn A.Ş. ... olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 02/112020 tarihli Adli Belge İnceleme uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda özet olarak; inceleme konusu senedi düzenleyen davacı ... eli ürünü olmadığının tespit ve rapor edildiği anlaşılmıştır. Anılan rapor hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi dosya kapsamında örneği bulunan Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 24/04/2019 tarihli rapor ile de uyumlu olduğu ve bu dosya kapsamında davacının dava konusu senede yönelik ödeme iddiası veya senedi benimsemeye yönelik bir ifadesinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bono altındaki imzanın davacıya ait olmadığının belirlenmesi ve bu definin herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olmasına göre davalı ... vekilinin sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince dava konusu bononun anılan davalıya ciro yolu ile geçtiği, davacının imzasının aidiyeti konusunda kötüniyetli kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, mahkemece davacı yanın bu davalı hakkındaki kötüniyet tazminatı talebinin şartları bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile istinaf edenin sıfatı ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1197, K. 2025/1117, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama