KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/283 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/618 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2024
- Esas no
- 2024/585 E 2024/1015 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/06/2025
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari alım satımdan kaynaklı bakiye alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davadan feragat beyanı nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmasına yönelik kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama aşamasında tarafların sulh olarak protokol düzenlediklerini, protokolde dava açılmasından önce yapılan arabuluculuk sürecinden dolayı kanuni arabuluculuk ücreti ve dava açılmasından dolayı tahakkuk edecek olan karar ilam harcı ve benzeri yargılama giderlerinden davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, arabuluculuk ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davadan feragat ile birlikte hükmedilen arabuluculuk vekalet ücretinden hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesine göre, itirazın iptali istemli davada davacı vekilinin 20/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ile tarafların protokol gereğince haricen sulh olduklarını, birbirlerinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, sulh nedeniyle davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, dilekçe ekine taraf vekilleri arasında düzenlenen ve uyaptan e-imzalı sulh protokolünü sunduğu, protokolde tarafların haricen anlaştığı, davalı şirketin icra dosya borcunu ferileri ile birlikte davacının vekilinin banka hesabına ödediği,
ödeme nedeniyle davacı şirketin işbu itirazın iptali davasından feragat edeceği ve davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceği, davalının da yargılama gideri ve dava vekalet ücreti talep etmeyeceği, ancak dava açılmadan evvel yapılan arabuluculuk sürecinden dolayı kanuni arabuluculuk ücreti ve dava açılmasından dolayı tahakkuk edecek olan karar harcı ve benzeri yargılama harçlarının davalıya ait olacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür.
Somut olayda, dosyaya sunulan sulh protokolünde açıkça arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu olacağı kararlaştırıldığından protokol gereğince bu ücretin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı tarafın itirazının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/618, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama