KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/288 - 2025/299
- Esas no
- 2025/288 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2025/299 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2022
- Esas no
- 2019/484 E 2022/285 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 11/04/2025
Karar Metni
1.226 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı kambiyo takibi başlattığını, senetteki müvekkili adına atılan imzanın sahte olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle takibin kesinleştiğini, savcılığa yapılan şikayet üzerine alınan raporda imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı iflas idare cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, takibin kesinleştiğini, İcra Hukuk Mahkemelerinde açılan davanın reddedildiğini, savcılık aşamasında alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın imzasının bulunduğu kurum ve kuruluşlardan ilgili belgeler temin edilerek İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 31/01/2022 tarihli raporda, dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının belirlendiği, her ne kadar davalı rapora itirazda bulunmuş ise de raporun ceza mahkemesinde temin edilen polis kriminal raporu ile uyumlu ve imza incelemesinin günün teknolojik imkanları kullanılarak yapılması nedeniyle itirazın yerinde görülmediği,
senetteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davacının senetten kaynaklı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, imzanın davacının oğlu olan ...'ye ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı tarafça davalı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, senedin düzenlendiği 2013 yılı öncesine ait 2 adet mukayese imzasının bulunduğunu, diğer 10 adet mukayese imzasının 2013 yılı sonrasına ait olduğunu, imza incelemesinin hangi cihazlar kullanılarak yapıldığının raporda açıklanmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının senetteki imzanın müvekkiline ait olduğunu iddia ederek takip başlattığını, imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, mahkemece kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğunu savunarak kötüniyet tazminatı yönünden kararın düzeltilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, imza incelemesine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, davacının kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu senedin 15/04/2013 keşide tarihli, 01/05/2013 vade tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecinin dava dışı ... Et ve Et Ürünleri Ltd. Şti., kefilin davacı ..., lehtarın davalı ... olduğu, senedin kambiyo vasfını taşıdığı görülmüştür.
Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2013/4622 Esas sayılı dosyasının yapılan incelenmesinde; 15/05/2013 tarihinde davalı alacaklı ... tarafından bonoya dayalı olarak davacı ve dava dışı ... Et ve Et Ürünleri Ltd. Şti. aleyhine 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.005.273,97 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1743 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, dava konusu senetle ilgili davacı ...'nin şikayeti üzerine savcılık aşamasında Ankara Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünden rapor alındığı, alınan raporda senetteki imzanın davacı elinden çıkmadığı yönünde görüş belirtildiği, davacının oğlu sanık ...'nin resmi belgede sahtecilik suçundan ve dolandırıcılık suçunda cezalandırılması için iddianame düzenlendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ...'nin oğlu sanık ...'nin babası adına imza atarak senedi alacaklısı davalı ...'a verdiği kabul edilerek sanık ...'nin resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
Mahkemece davacı tarafın imzasının bulunduğu kurum ve kuruluşlardan mukayese belgeler temin edilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 31/01/2022 tarihli raporda, senedin kefil bölümünde atılı imza ile davacı ...'nin mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığı ve senetteki imzanın davacı ...'nin eli ürünü olmadığını belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunun yeteri kadar mukayese imza üzerinden inceleme yapılarak düzenlenmiş olmasına,
savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu ile mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığının kesin olarak tespit edilmesine göre davalı iflas idare vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacının katılma yoluyla istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede, davaya konu senette davacı avalist, davalı ise lehtar olup davalının senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmasına göre kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken bu yöndeki talebin yazılı gerekçe ile reddi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı lehine %20 oranında tazminat kabul edilerek HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/288, K. 2025/299, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama